Anasayfa Karar Bülteni AYM | Fatma Çapan ve Diğerleri | BN. 2023/8130

Karar Bülteni

AYM Fatma Çapan ve Diğerleri BN. 2023/8130

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm
Başvuru No 2023/8130
Karar Tarihi 02.10.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal / Kabul Edilemez
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atmada değer kaybı külfet yaratır.
  • Enflasyon karşısında eriyen tazminat mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Makul süre şikayetlerinde Tazminat Komisyonuna başvurulmalıdır.
  • Başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurular reddedilir.

Bu karar, hukuken vatandaşların idare karşısındaki mülkiyet haklarının enflasyon gibi ekonomik dalgalanmalara karşı korunması gerektiğini net bir biçimde ortaya koymaktadır. İdarenin kendi işlem veya eylemlerinden doğan borçlarını ifa ederken geçen sürenin vatandaş aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği, Anayasa Mahkemesi tarafından temel bir mülkiyet hakkı güvencesi olarak kabul edilmiştir. Yargılamanın uzaması ve paranın zaman değerinin azalması sebebiyle alım gücünde meydana gelen düşüşün doğrudan vatandaşa yüklenemeyeceği hukuken teyit edilmiştir.

Benzer davalarda emsal etkisi çok yüksektir. Zira Türkiye'deki ekonomik koşullar göz önüne alındığında, yargılama süreci uzun süren kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma davalarında vatandaşların aldıkları tazminatların reel değerini yitirmesi sıkça karşılaşılan bir sorundur. Bu karar ile birlikte, ilk derece mahkemelerinin hükmedilen bedellerin enflasyon karşısında erimesini önleyecek hukuki mekanizmaları daha aktif kullanmaları gerekecektir. Ayrıca uygulamadaki önemi bakımından, yargılamanın uzun sürmesine ilişkin makul süre şikayetlerinde doğrudan Anayasa Mahkemesine gelmek yerine öncelikle Tazminat Komisyonuna gidilmesinin zorunlu olduğunun altı çizilmiş, usul ekonomisi ve bireysel başvurunun ikincil niteliği ilkelerinin ne derece katı uygulandığı bir kez daha somutlaştırılmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular Fatma Çapan ve diğerleri, kendilerine ait olan taşınmaza idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılması üzerine hukuki süreç başlatmışlardır. Açılan dava sonucunda mahkemece başvurucular lehine kamulaştırmasız el atma tazminatı ödenmesine karar verilmiştir. Ancak yargılama sürecinin ve sonrasındaki adli işlemlerin uzun sürmesi sebebiyle, hükmedilen tazminat miktarının enflasyon karşısında ciddi şekilde değer kaybettiği ortaya çıkmıştır. Başvurucular, idarenin haksız el atması nedeniyle hak ettikleri tazminatın alım gücünün düşmesi ve davanın makul sürede sonuçlandırılamaması sebepleriyle mağdur olduklarını belirtmişlerdir. Bu durumun Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkını ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş, maddi ve manevi tazminat ile birlikte yeniden yargılama talep etmişlerdir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yönelik ihlal iddialarını değerlendirirken öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı temel ilkelerine ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine dayanmaktadır. Yerleşik içtihatlara göre, idarenin bir taşınmaza hukuka uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın fiilen el atması durumunda, taşınmaz malikinin uğradığı zararın tam, eksiksiz ve zamanında karşılanması anayasal bir zorunluluktur. Ödenecek tazminatın belirlenmesi ve tahsili sürecinde aradan geçen zaman ve yüksek enflasyon oranları sebebiyle paranın alım gücünün düşmesi ve değer kaybına uğraması, mülkiyet hakkı kapsamında mülk sahibine orantısız ve aşırı bir külfet yüklenmesi anlamına gelmektedir. Bu durum, bireyin mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasında bulunması gereken adil dengeyi açıkça malik aleyhine bozmakta ve hukuki güvenlik ilkesini zedelemektedir.

Öte yandan, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik şikayetlerin incelenmesinde, iç hukuktaki başvuru yollarının tüketilmesi kuralı esastır. Bu çerçevede, 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun ve bu kanuna yeni eklenen 5/A maddesi uyuşmazlığın usul yönünden çözümünde büyük önem taşımaktadır. 7499 sayılı Kanun ile yapılan yasal değişiklikler uyarınca, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan bireysel başvurularda, öncelikle Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Tazminat Komisyonuna müracaat edilmesi zorunlu hâle getirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, söz konusu komisyonun ilk bakışta ulaşılabilir, ihlal iddialarıyla ilgili olarak ilgilisine başarı şansı sunan ve yeterli giderim sağlama kapasitesine sahip etkili bir hukuki başvuru yolu olduğunu kabul etmektedir. Bu sebeple, söz konusu iç hukuk yolu tüketilmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan başvurular, bireysel başvurunun ikincil niteliği kuralı gereğince incelenmemekte ve başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, önüne gelen somut uyuşmazlıkta öncelikle başvurucuların kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında değer kaybetmesi şikayetini detaylı biçimde incelemiştir. Mahkeme, daha önce verdiği yerleşik emsal içtihatlarına atıf yaparak, hükmedilen tazminat bedelinin ödenmesi sürecinde yaşanan gecikmelerin ve ülkede yaşanan enflasyonist baskıların, ödenen tazminatın gerçek değerini ve alım gücünü önemli ölçüde erittiğini tespit etmiştir. Bu durumun, taşınmazına fiilen el atılan başvuruculara idarenin eylemlerinden kaynaklanan şahsi, aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediği, dolayısıyla Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ağır bir şekilde ihlal edildiği kanaatine varılmıştır. Mahkeme, mülkiyet hakkı ihlalinin ve bu ihlalin yarattığı yıkıcı sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla, uyuşmazlığın yeniden görülerek güncel ekonomik şartlara uygun, enflasyon farklarını telafi edecek hakkaniyetli bir tazminat hesaplaması yapılmasında hukuki yarar bulunduğunu belirtmiştir.

Başvurucuların makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaları yönünden ise Mahkeme, usule ilişkin kuralları ön planda tutmuştur. Mevzuat değişiklikleri ve yeni kurulan başvuru yolları kapsamında, yargılamaların uzun sürmesinden kaynaklanan zararların tazmini için öncelikle Tazminat Komisyonuna başvurulması gerekliliği açıkça vurgulanmıştır. Başvurucuların söz konusu idari ve hukuki başvuru yolunu tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine gelmeleri nedeniyle, bu şikayetlerin esastan incelenmesi hukuken mümkün görülmemiştir. Başvuru yollarının tüketilmemesi, bireysel başvurunun kabul edilebilirlik şartlarının sağlanamaması anlamına geldiğinden mahkemece bu kısım için kabul edilemezlik ve ret kararı verilmiştir. İhlalin sonuçlarının Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılacak yeniden yargılama ile etkin bir biçimde giderilecek olması sebebiyle, başvurucuların Anayasa Mahkemesinden ayrıca talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemleri ise reddedilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması amacıyla başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: