Anasayfa Karar Bülteni AYM | 2022/76806 BN.

Karar Bülteni

AYM 2022/76806 BN.

Anayasa Mahkemesi | Sabri Avcı | 2022/76806 BN.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2022/76806
Karar Tarihi 23.12.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atmada bedel değer kaybına uğratılamaz.
  • Enflasyon karşısında eriyen tazminat mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Makul süre şikayetlerinde öncelikle idari başvuru yolu tüketilmelidir.

Bu karar, idare tarafından taşınmazlarına kamulaştırmasız el atılan vatandaşlara mahkemelerce ödenmesine hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybına uğramasının anayasal bir hak ihlali oluşturduğunu çok net bir biçimde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, devletin kamulaştırmasız el atma tazminatı ödemelerini geciktirerek veya yüksek enflasyon oranının altında bir değerleme ile yaparak mülkiyet hakkının içini boşaltamayacağını, vatandaşa aşırı bir külfet yüklenemeyeceğini vurgulamaktadır. Yüksek enflasyonist ortamlarda hükmedilen bedellerin reel değerini koruması, hakkaniyete uygun bir mülkiyet korumasının temel ve en vazgeçilmez şartı olarak kabul edilmiştir.

Uygulamadaki önemi bakımından bu karar, idare mahkemelerinde ve adli yargıda süren benzer kamulaştırmasız el atma davaları için son derece güçlü bir emsal teşkil etmektedir. Vatandaşların yıllarca süren davalar neticesinde aldıkları tazminatların alım gücünün düşmesi, bu içtihat sayesinde artık doğrudan yeniden yargılama sebebi sayılmaktadır. Böylece mülk sahiplerinin enflasyon karşısında ezilmesi engellenerek, tazminat bedellerinin gerçek ve güncel değeri üzerinden ödenmesi zorunluluğu pekiştirilmiştir. Öte yandan karar, makul sürede yargılanma hakkı iddialarında yeni kurulan Tazminat Komisyonuna başvuru şartını usuli bir kriter olarak öne çıkarmakta, avukatların ve vatandaşların bireysel başvuru öncesi bu idari yolu mutlaka tüketmeleri gerektiğine dair önemli bir usul kuralı hatırlatması yapmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Sabri Avcı'ya ait olan bir taşınmaza idare tarafından hukuka uygun herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılmıştır. Bunun üzerine başvurucu, taşınmazının bedelinin ödenmesi amacıyla idareye karşı hukuki yollara başvurmuş ve lehine bir tazminata hükmedilmiştir. Ancak yargılama sürecinin fazlasıyla uzaması ve ülkedeki ekonomik koşullar nedeniyle, başvurucuya ödenmesine karar verilen tazminat tutarı enflasyon karşısında ciddi anlamda erimiştir. Başvurucu, hem davanın makul süreyi aşarak çok uzun sürmesinden hem de kendisine ödenen bedelin taşınmazının gerçek değerini yansıtmaktan uzak kalıp büyük bir değer kaybına uğramasından şikayetçi olmuştur. Bu haksızlığın giderilmesi, mülkiyet hakkının ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin tespiti ile yeniden yargılama yapılarak uğradığı büyük çaplı zararlara karşılık 2.702.077 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminat ödenmesi talepleriyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi bu tür mülkiyet ve kamulaştırma uyuşmazlıklarında öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 kapsamında güvence altına alınan mülkiyet hakkının devlete yüklediği pozitif ve negatif yükümlülükleri temel almaktadır. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin her zaman kanuni bir dayanağının bulunması, meşru bir amaca hizmet etmesi ve kullanılan araç ile hedeflenen amaç arasında ölçülülük bulunması gerekmektedir. İdarenin kamulaştırmasız el atma eylemleri, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerinde öngörülen usullere ve anayasal güvencelere uyulmaksızın gerçekleştirildiği için başlı başına mülkiyet hakkına yapılmış haksız bir müdahale niteliği taşımaktadır.

Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, kamulaştırma bedellerinin veya kamulaştırmasız el atma sonucunda hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesi, mülk sahibine şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Bu külfet, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi malik aleyhine açıkça bozmaktadır. Devlet, ödenmesi gereken tazminatın alım gücünün korunması için gerekli mekanizmaları işletmekle yükümlüdür.

Öte yandan, yargılamanın uzun sürmesine ilişkin makul sürede yargılanma hakkı ihlali iddialarında usuli kurallar devreye girmektedir. 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun ve bu kanunda 7445 sayılı Kanun ile yapılan yeni düzenlemeler, adalet sistemine yeni bir mekanizma kazandırmıştır. Bu düzenlemelere göre, derdest olan makul süre şikayetleri için Anayasa Mahkemesine gelmeden önce Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmelidir. Bireysel başvurunun ikincillik niteliği gereği, başarı şansı sunan ve yeterli giderim sağlama kapasitesi bulunan bu komisyon yolu tüketilmeden Anayasa Mahkemesince makul süre şikayetleri esastan incelenmemektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvurucu Sabri Avcı'nın iddialarını incelerken somut olayın özelliklerini mevcut içtihatları ışığında derinlemesine değerlendirmiştir. Başvurucunun taşınmazına kamulaştırma usullerine uyulmadan fiilen el atıldığı ve bunun sonucunda açılan davada hükmedilen tazminatın yüksek enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğradığı saptanmıştır. Mahkeme, idarenin hukuka aykırı eylemi neticesinde ödenmesi gereken bedelin zaman içinde alım gücünü yitirmesinin, başvurucu üzerinde şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yarattığı tespitinde bulunmuştur. Bu durumun, mülkiyet hakkının devlete yüklediği güvencelerle bağdaşmadığı ve Anayasa'nın 35. maddesinin açık bir ihlaline vücut verdiği net bir şekilde ortaya konulmuştur.

Öte yandan başvurucunun, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik iddiası da incelenmiştir. Mahkeme, kanun koyucu tarafından yeni ihdas edilen ve 6384 sayılı Kanun kapsamında kurulan Tazminat Komisyonunu işaret etmiştir. Yapılan yasal değişiklikler gereği, makul süre şikayetlerinde öncelikle bu komisyona başvuru yapılması gerektiği, bireysel başvurunun ikincilliği ilkesi gereği idari başvuru yolları tüketilmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine gelinmesinin kabul edilemez olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle başvurunun bu kısmı, başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle usulden reddedilmiştir.

Giderim yönünden ise Mahkeme, kamulaştırmasız el atma tazminatının değer kaybına uğratılması sebebiyle ortaya çıkan mülkiyet hakkı ihlalinin ve sonuçlarının ortadan kaldırılabilmesi için yeniden yargılama yapılmasında mutlak bir hukuki yarar ve zorunluluk görmüştür. Bu nedenle ihlal kararının, yeniden yargılama yapılmak üzere Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine iletilmek amacıyla Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Yeniden yargılama yapılmasının başvurucu açısından hakkaniyete uygun, yeterli ve etkili bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından, başvurucunun ayrıca talep ettiği fahiş miktardaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatın değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: