Anasayfa Karar Bülteni AYM | Sabır Salut | BN. 2023/101307

Karar Bülteni

AYM Sabır Salut BN. 2023/101307

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2023/101307
Karar Tarihi 23.12.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Tazminatın enflasyon karşısında erimesi mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Mülkiyet bedelindeki değer kaybı idarece telafi edilmelidir.
  • Gecikmiş ödemeler mülk sahibine olağan dışı külfet yükler.
  • Eksik bedel ödenmesi hakkaniyetli bir yargısal giderim sağlamaz.

Anayasa Mahkemesi tarafından verilen bu ihlal kararı, idarelerin haksız fiil niteliğindeki kamulaştırmasız el atma eylemleri neticesinde vatandaşlara ödenmesine hükmedilen tazminat bedellerinin enflasyon karşısında erimesinin önüne geçmek adına büyük bir hukuki önem taşımaktadır. Uzayan yargılama ve ödeme süreçlerinde, enflasyon etkisiyle paranın alım gücünün düşmesi, hak sahipleri açısından haksız bir zenginleşme kaybı yaratmaktadır. Mahkeme bu kararıyla, salt şeklî bir tazminat ödemesinin ötesine geçerek mülkiyet hakkının gerçek anlamda korunması için ödenecek bedelin enflasyon karşısında değerini yitirmemesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.

Benzer uyuşmazlıklarda ve idare hukuku ile eşya hukuku pratiğinde bu kararın emsal etkisi son derece güçlüdür. Zira devletin mülkiyet hakkına müdahalesinin karşılığı olan bedellerin güncel ekonomik gerçeklerle uyumlu olarak ödenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bundan sonraki kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma davalarında yargı mercilerinin, ödenmesine karar verilen tazminatların enflasyon karşısındaki reel değerini muhafaza edecek şekilde faiz ve değer kaybı hesaplamalarını titizlikle yapmaları zorunluluğu pekişmiştir. Bu içtihat, idareleri tazminat borçlarını zamanında ifa etmeye teşvik ederken vatandaşların mülkiyet hakkına dayalı güvencelerini de anayasal düzlemde kuvvetlendirmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Somut olaydaki hukuki uyuşmazlık, başvurucunun maliki olduğu taşınmaza idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılması ve bu haksız müdahale neticesinde açılan tazminat davası sürecinde yaşanan mağduriyete dayanmaktadır. Başvurucu, idarenin hukuka aykırı fiilî el atması sebebiyle Güroymak Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde tazminat davası açarak taşınmazın bedelinin kendisine ödenmesini talep etmiştir.

Söz konusu yargılama sonucunda mahkemece başvurucu lehine kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmiş olmakla birlikte, aradan geçen uzun yargılama ve ödeme süreci zarfında hükmedilen bu tazminat bedeli, ülkemizdeki yüksek enflasyon oranları karşısında ciddi anlamda değer kaybına uğramıştır. Başvurucu, geç ödenen ve enflasyon karşısında güncelliğini yitiren tazminat miktarı nedeniyle mülkiyet hakkının açıkça zedelendiğini belirterek, enflasyon farkından doğan değer kaybının giderilmesi, yeniden yargılama yapılması ve zararlarının tazmin edilmesi talepleriyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 kapsamında güvence altına alınan mülkiyet hakkının sınırlarını ve devletin bu konudaki pozitif yükümlülüklerini temel almıştır. Mülkiyet hakkı, kişiye eşya üzerinde doğrudan doğruya hâkimiyet sağlayan ve herkese karşı ileri sürülebilen en temel ayni haklardan biridir.

Yerleşik içtihat prensipleri doğrultusunda idare, kamu yararı gerektirdiği durumlarda dahi kanuni usullere uygun kamulaştırma işlemleri yapmadan vatandaşların taşınmazına el atamaz. Şayet kamulaştırmasız el atma söz konusu ise, malikin uğradığı zararın tam ve kâmil olarak karşılanması anayasal bir zorunluluktur. Bu zararın karşılanması ise sadece kâğıt üzerinde belli bir tazminat rakamı belirlemekle değil, o tazminatın güncel alım gücünün korunarak mağdura gecikmeksizin ödenmesiyle mümkündür.

Anayasa Mahkemesi bu hususu incelerken, benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda daha önce verdiği içtihatlara, özellikle Ali Şimşek ve diğerleri, Mehmet Akdoğan ve diğerleri ile Kadir Çakar başvurularında belirlenen anayasal ilkelere atıf yapmaktadır. Bu kararlardaki temel kural şudur: Kamulaştırma bedellerinin veya kamulaştırmasız el atma nedeniyle hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi, başvurucular üzerinde şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yaratır. Hukuk devletinde idare, kendi kusurundan veya yavaş işleyişinden kaynaklanan gecikmelerin faturasını, enflasyonist ortamda değeri erimiş paralarla ödeme yaparak vatandaşa kesemez. Tazminatın reel değerindeki eksilme doğrudan mülkiyet hakkına yapılmış haksız bir müdahale teşkil eder ve bu kaybın telafisi hukukun temel bir gereğidir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine yönelik iddialarını incelemiş ve somut olayda ilk derece mahkemesi tarafından verilen tazminat kararının ardından geçen süreçte yaşanan ekonomik değer kaybını titizlikle ele almıştır. Dosya kapsamına göre, başvurucu lehine Güroymak Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmiş olsa da, bu tazminatın belirlenmesi, kesinleşmesi ve ödenmesi sürecinde geçen zaman dilimi içinde paranın alım gücünde önemli bir düşüş yaşandığı tespit edilmiştir.

Yüksek Mahkeme, yerleşik emsal kararlarında da istikrarlı bir biçimde uyguladığı gibi, idarenin haksız eyleminden kaynaklanan tazminatların enflasyon karşısında aşırı derecede değer kaybına uğratılmasını mülkiyet hakkının özüne yönelik doğrudan bir ihlal olarak değerlendirmiştir. Başvurucunun makul sürede alamadığı tazminat bedelinin enflasyon sebebiyle ciddi ölçüde erimesi, mülkiyet hakkı kapsamında elde etmesi gereken tatminkâr giderimin eksik kalmasına yol açmıştır. Mahkeme, bu durumun başvurucuya şahsi olarak taşıması gerekenden çok daha ağır, olağan dışı ve orantısız bir yük yüklediğini tespit etmiştir.

Ayrıca Mahkeme, bu tür mülkiyet hakkı ihlallerinin hukuken etkili bir biçimde giderilebilmesi için mağduriyetin kaynağı olan yargılama sürecinin yeniden ele alınması gerektiğini belirtmiştir. İhlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi, enflasyon kaynaklı değer kaybının mahkemece yeniden hesaplanarak başvurucuya tam bir telafi sağlanması ile mümkündür. Bu nedenle ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik en uygun hukuki aracın yeniden yargılama yapmak olduğu, yeniden yargılamanın bu aşamada yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından ayrıca maddi veya manevi tazminata hükmedilmesine gerek bulunmadığı saptanmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, kamulaştırmasız el atma tazminatının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesinin anayasal güvenceleri zedelediğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve yeniden yargılama yapılması talebiyle başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: