Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Tevfik Çelikçi Kararı 2023/101309 B.

Anayasa Mahkemesi Tevfik Çelikçi Kararı 2023/101309 B.

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken temel olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın bireylere sağladığı ekonomik ve mülki güvencelere ve bu alanda daha önce verilmiş yerleşik içtihat prensiplerine dayanmıştır. Başvurunun temel eksenini, **Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35** kapsamında güvence altına alınan mülkiyet hakkı oluşturmaktadır. İlgili maddeye göre, herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir ve bu haklar ancak kamu yararı amacıyla, yasal çerçevede sınırlandırılabilir. Mülkiyetin kamuya geçirilmesi durumunda ise adil bir karşılık ödenmesi esastır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2023/101309
Karar Tarihi 23.12.2025
Taraf Tevfik Çelikçi
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Kamulaştırmasız el atma tazminatı enflasyonla eriyemez.
  • gavel Mülkiyet hakkı değer kayıplarına karşı korunmalıdır.
  • gavel Geciken tazminat bireye aşırı külfet yükler.
  • gavel İhlalin telafisi için yeniden yargılama zorunludur.

Anayasa Mahkemesi tarafından verilen bu karar, idarelerin kamulaştırmasız el atma fiilleri neticesinde vatandaşlara ödenmesi gereken tazminatların, uzun süren yargılama veya ödeme süreçlerinde enflasyon karşısında erimesinin hukuki sonuçlarını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Karar, mülkiyet hakkının yalnızca kâğıt üzerinde kalan bir güvence olmadığını, aynı zamanda hükmedilen tazminatların reel değerini koruyacak şekilde hak sahiplerine ulaştırılması gerektiğini güçlü bir dille vurgulamaktadır. Enflasyon oranlarının yüksek olduğu ekonomik konjonktürlerde, tazminatların geç veya değer kaybına uğratılarak ödenmesi, bireylere devletin eylemlerinden kaynaklanan olağan dışı ve katlanılamaz bir ekonomik külfet yüklemektedir. Bu husus, mülkiyet hakkının özüne dokunan bir ihlal olarak değerlendirilmiştir.

Benzer davalardaki emsal etkisi ve uygulamadaki önemi bakımından bu karar, derece mahkemeleri ve idareler için bağlayıcı nitelikte bir yol haritası çizmektedir. Kamulaştırmasız el atma davalarında hükmedilecek tazminatların, dava tarihi ile ödeme tarihi arasındaki enflasyon farkı dikkate alınarak güncellenmesi veya değer kaybını önleyecek mekanizmalarla telafi edilmesi gerektiği pekiştirilmiştir. Uygulamada sıkça karşılaşılan, kamulaştırma bedellerinin geç ödenmesi veya eksik değerleme yapılması sorununa karşı vatandaşın elini güçlendiren bu içtihat, idareleri daha hızlı işlem tesis etmeye ve mahkemeleri mülkiyet hakkını zedelemeyecek şekilde reel tazminat hesabı yapmaya yöneltmektedir. Yeniden yargılama yoluyla ihlalin giderilmesine hükmedilmesi, bu tür uyuşmazlıklarda mağduriyetlerin doğrudan yerel mahkemelerce düzeltileceğini göstermektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bu başvuruya konu uyuşmazlık, başvurucu Tevfik Çelikçi'nin maliki olduğu taşınmaza idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılması ve bunun sonucunda açılan davada hükmedilen tazminatın zaman içinde ekonomik değerini yitirmesi temelinde şekillenmiştir. Başvurucu, idarenin haksız el atması sebebiyle yerel mahkemede tazminat davası açarak hak talebinde bulunmuştur. Ancak yargılama ve ödeme süreçlerinin uzun sürmesi neticesinde, mahkemece hükmedilen tazminat bedeli enflasyon karşısında ciddi bir erimeye maruz kalmıştır. Başvurucu, kendisine ödenen tutarın paranın alım gücündeki düşüş dikkate alınmadan belirlendiğini, bu durumun Anayasa ile korunan haklarını zedelediğini ileri sürmüştür. Temel talep, elde edilen tazminatın enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak eksik ödenmesinden kaynaklanan mağduriyetin giderilmesi ve maddi ile manevi zararların karşılanmasıdır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken temel olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın bireylere sağladığı ekonomik ve mülki güvencelere ve bu alanda daha önce verilmiş yerleşik içtihat prensiplerine dayanmıştır. Başvurunun temel eksenini, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 kapsamında güvence altına alınan mülkiyet hakkı oluşturmaktadır. İlgili maddeye göre, herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir ve bu haklar ancak kamu yararı amacıyla, yasal çerçevede sınırlandırılabilir. Mülkiyetin kamuya geçirilmesi durumunda ise adil bir karşılık ödenmesi esastır.

Mahkeme, kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında erimesi sorununu, Ali Şimşek ve diğerleri, Mehmet Akdoğan ve diğerleri ile Kadir Çakar gibi önceki dönüm noktası kararlarıyla oluşturduğu anayasal ilkeler çerçevesinde incelemiştir. Yerleşik içtihat prensiplerine göre, devletin kamulaştırma bedellerini veya kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmettiği tazminatları bireylere öderken paranın reel değerini mutlak surette koruması zorunludur. Tazminatların enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesi, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında adil bir dengenin kurulmasına engel olmaktadır.

Doktrinde ve anayasal yargıda sıkça vurgulanan "adil denge" ilkesi gereğince, devletin haksız fiili olan kamulaştırmasız el atma nedeniyle vatandaşa ödenen bedelin satın alma gücündeki aşırı düşüş, kişiye katlanılamaz bir külfet yüklemektedir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde yürütülen veya buna kıyasen çözülen uyuşmazlıklarda idarenin yavaş işlemesinden doğan enflasyonist zararın faturası vatandaşa kesilemez. Bu temel kurallar bütünü, idarenin haksız eylemlerinden doğan zararların gerçek ve güncel değerleriyle telafi edilmesini güvence altına almaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvurucu Tevfik Çelikçi'nin bireysel başvuru dosyasına yönelik yaptığı detaylı incelemede, somut olayın özelliklerini ve derece mahkemelerindeki yargılama sürecinin mülkiyet hakkına olan etkilerini ele almıştır. Mahkeme, Güroymak Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından karara bağlanan temel uyuşmazlıkta, kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminat bedelinin enflasyon oranları karşısında ciddi bir değer kaybına uğratıldığını saptamıştır. Yapılan inceleme neticesinde, söz konusu değer kaybının daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından istikrarlı biçimde vurgulanan anayasal ilkelere aykırılık teşkil ettiği ve başvurucunun durumunun emsal kararlardaki hak ihlalleriyle tam bir benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir.

Somut olay bağlamında, tazminat tutarının belirlenmesi ile fiili ödemenin yapılması aşamaları arasında geçen süre zarfında paranın alım gücünde meydana gelen aşırı düşüşün başvurucuya herhangi bir mekanizmayla telafi edilmediği gözlemlenmiştir. Mahkeme, enflasyonist ortamda paranın zaman içinde değer kaybetmesi neticesinde ortaya çıkan bu reel ekonomik zararın, mülkiyetin kamuya geçişi karşılığında adil ve güncel bir bedel ödenmesi kuralını fiilen anlamsız kıldığını vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesi, idarenin kusuru veya yargısal süreçlerin uzaması nedeniyle oluşan bu durumun, başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediğini, dolayısıyla mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülülük ilkesini doğrudan ihlal ettiğini belirtmiştir. Mevcut dosyada, bu yerleşik ilkelerden ve ulaşılan hukuki sonuçlardan ayrılmayı gerektirecek herhangi bir farklı durumun bulunmadığı da açıkça ifade edilmiştir.

Bu kapsamda Mahkeme, ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi ve mülkiyet hakkının yeniden tesisi için eski hâle getirme kuralı çerçevesinde yerel mahkemede yeniden yargılama yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğuna kanaat getirmiştir. Yeniden yargılama yoluyla değer kaybının hesaplanarak tazmin edilmesinin, yeterli ve etkin bir hukuki giderim sağlayacağı anlaşıldığından, başvurucunun ayrıca talep ettiği maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddedilmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatın değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Arazime devlet el koydu, kazandığım tazminat enflasyonda eridi. Ne yapmalıyım? expand_more
Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, idarenin taşınmazınıza kamulaştırmasız el atması sonucu hükmedilen tazminatın uzun süren süreçler nedeniyle enflasyon karşısında erimesi hukuka aykırıdır. Paranın alım gücündeki düşüş dikkate alınmadan yapılan eksik ödemeler, vatandaşa devlet eylemlerinden kaynaklanan olağan dışı ve katlanılamaz bir ekonomik külfet yükler. Bu bağlamda, maruz kaldığınız reel ekonomik zararın güncel değer üzerinden telafi edilmesi amacıyla hukuki süreç başlatabilirsiniz.
Tazminatımın geç ödenip değer kaybetmesi anayasal bir hak ihlali mi sayılıyor? expand_more
Evet, kesinlikle bir hak ihlali sayılmaktadır. Anayasa'nın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı, idarenin ödemekle yükümlü olduğu tazminatların reel değerini koruyacak şekilde hak sahibine ulaştırılmasını zorunlu kılar. Devletin veya yargısal süreçlerin yavaş işlemesinden doğan enflasyonist zararın faturası vatandaşa kesilemez. Mahkemeler, hükmettikleri bedeli öderken kişi yararı ile kamu yararı arasındaki adil dengeyi korumak mecburiyetindedir.
Enflasyon yüzünden pul olan tazminatımı kurtarmak için mahkeme ne karar veriyor? expand_more
Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine kanaat getirdiği bu tür dosyalarda "eski hâle getirme" kuralı çerçevesinde yerel mahkemede yeniden yargılama yapılmasına karar vermektedir. Verilen emsal kararlar doğrultusunda yerel mahkemeler, dava tarihi ile fiili ödeme tarihi arasındaki enflasyon farkını ve paranın satın alma gücündeki düşüşü hesaplayarak değer kaybını giderecek yeni bir tazminat bedeline hükmetmekle yükümlüdür.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir