Anasayfa Karar Bülteni AYM | Mehmet Özen | BN. 2023/103547

Karar Bülteni

AYM Mehmet Özen BN. 2023/103547

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2023/103547
Karar Tarihi 29.01.2026
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Mülkiyete müdahale mutlaka kanunilik şartını taşımalıdır.
  • Taşınmaza haksız müdahale anayasal güvencelere açıkça aykırıdır.

Bu karar, idarelerin vatandaşlara ait taşınmazlara fiilen veya hukuken kamulaştırma işlemi yapmaksızın el atmasının anayasal mülkiyet hakkının açık bir ihlali olduğunu bir kez daha teyit etmesi bakımından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılacak her türlü müdahalenin mutlaka kanuni bir dayanağı olması gerektiğini, idarenin usul kurallarını aşarak gerçekleştirdiği eylemlerin demokratik hukuk devleti ilkesiyle kesinlikle bağdaşmayacağını açıkça ortaya koymuştur.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi oldukça yüksektir. İdarelerin özel mülkiyete konu taşınmazlara el atarken Anayasa ve ilgili kanunlarda öngörülen usullere harfiyen uyması gerektiği, aksi takdirde ağır tazminat yükümlülükleri ile karşılaşacakları bu kararla bir kez daha perçinlenmiştir. Uygulamada, kamulaştırmasız el atma mağduru olan vatandaşların mülkiyet haklarını korumak adına Anayasa Mahkemesinin daha önce de istikrarlı bir şekilde uyguladığı yerleşik içtihatların sürdürüldüğü görülmektedir. Bu durum, anayasal mülkiyet hakkının idarenin keyfi ve kanunsuz uygulamalarına karşı güçlü ve istikrarlı bir şekilde korunduğunu yargı pratiği açısından somutlaştırmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Mehmet Özen, maliki olduğu taşınmaza idare tarafından herhangi bir yasal kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atıldığı gerekçesiyle hukuki yollara başvurmuştur. Uyuşmazlığın temelinde, idarenin özel mülkiyete konu bir taşınmazı yasal usullere uymadan kamu hizmetine tahsis etmesi ve bunun sonucunda taşınmaz sahibinin mülkiyet hakkından süresiz olarak mahrum bırakılması yatmaktadır. Başvurucu, taşınmazına usulüne uygun bir kamulaştırma yapılmadan el atılması nedeniyle mülkiyet hakkının ağır bir şekilde ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş; söz konusu hak ihlalinin tespiti ile birlikte uğradığı zararların telafisi amacıyla kendisine manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıklarını çözerken öncelikle Anayasa'nın mülkiyet hakkını güvence altına alan 35. maddesine ve temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması rejimini genel hatlarıyla düzenleyen 13. maddesine dayanmaktadır. Anayasa'nın 46. maddesi, devletin ve kamu tüzel kişilerinin kamu yararının gerektirdiği hâllerde özel mülkiyette bulunan taşınmaz malları kamulaştırmaya yetkili olduğunu kesin bir dille belirtmekte; ancak bu işlemin mutlaka kanunla gösterilen esas ve usullere göre yapılması gerektiğini emretmektedir.

Uygulamada, idarelerin bu anayasal usullere uymaksızın taşınmazlara fiilen veya hukuken el atması, yerleşik içtihat prensipleri gereği mülkiyet hakkına yönelik ağır bir müdahale olarak kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu tür olaylarda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine titizlikle riayet edilip edilmediğini detaylı biçimde incelemektedir. İdarenin, ilgili kanunda öngörülen resmi kamulaştırma usullerini işletmeden bireylerin mülküne doğrudan el atması, hak sınırlandırmalarında aranan kanunilik ilkesinin açık bir ihlali anlamına gelmektedir.

Doktrin ve yerleşik yargısal içtihatlarda kamulaştırmasız el atma kavramı, idarenin kamu gücüne dayanarak haklı bir hukuki sebep olmaksızın özel mülkiyete el koyması veya müdahale etmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu tür haksız müdahalelerde, şekli anlamda bir kanun maddesi bulunsa dahi, idarenin kanunun çizdiği usul ve sınırları aşarak gerçekleştirdiği eylemlerin mülkiyet hakkının özüne doğrudan dokunduğu ve vatandaşların mülkiyet güvenliğine dair anayasal teminatları ortadan kaldırdığı ilkesel olarak kabul edilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvurucunun taşınmazına kamulaştırmasız el atılması iddialarını incelerken somut olayın özelliklerini, daha önce benzer konularda verdiği emsal kararlar ışığında değerlendirmiştir. Yüksek Mahkeme; Şevket Karataş, Celalettin Aşçıoğlu, Mustafa Asiler ve İbrahim Oğuz kararlarına atıfta bulunarak, somut olayda uygulanacak anayasal ilkeleri bu istikrarlı içtihatlar doğrultusunda belirlemiştir.

Yapılan inceleme neticesinde, başvurucunun mülkiyetinde bulunan taşınmaza idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın doğrudan el atılmasının, Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında öngörülen katı usul ve güvencelere aykırı bir müdahale olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme, idarenin bu eyleminin geçerli ve meşru bir yasal temele dayanmadığını, dolayısıyla doğrudan doğruya mülkiyet hakkına yönelik kanunilik ilkesini ihlal eden haksız bir işlem niteliği taşıdığını vurgulamıştır. Mevcut başvuruda, istikrar kazanmış emsal kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan hukuki sonuçlardan ayrılmayı gerektirecek istisnai bir durum bulunmadığı açıkça ifade edilmiştir.

Bu doğrultuda, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmeden Mahkeme, tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar bulunmadığına kanaat getirmiştir. Zira somut olayda, fiilî el atma durumu karşısında ihlalin sonuçlarının etkin bir şekilde giderilebilmesi için en uygun yolun tazminat ödenmesi olduğu değerlendirilmiştir. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde, ihlalin mağdur üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi adına başvurucuya 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: