Anasayfa Karar Bülteni AYM | Habibe Alptekin ve Hekime Ağırman | BN....

Karar Bülteni

AYM Habibe Alptekin ve Hekime Ağırman BN. 2023/3957

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2023/3957
Karar Tarihi 17.12.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Tazminatın enflasyon karşısında erimesi ölçülülük ilkesine aykırıdır.
  • Değer kaybı başvurucuya aşırı bir külfet yükler.
  • İhlalin giderimi için yeniden yargılama yapılmalıdır.

Bu karar hukuken, idarenin usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın vatandaşın taşınmazına fiilen el atmasının mülkiyet hakkına açık bir müdahale olduğunu teyit etmektedir. Daha da önemlisi, söz konusu hukuksuz el atma nedeniyle vatandaşın lehine hükmedilen tazminatın, geçen zaman ve enflasyonist ortam nedeniyle reel değerini yitirerek ödenmesinin, mülkiyet hakkı kapsamında başlı başına ve ayrı bir ihlal sebebi sayılacağını net bir biçimde ortaya koymaktadır. Karar, devletin mülkiyet hakkına saygı gösterme konusundaki negatif ve pozitif yükümlülüklerini hatırlatmaktadır.

Benzer davalardaki emsal etkisi ve uygulamadaki önemi bakımından bu karar, idarenin eylemlerinden kaynaklanan gecikmelerin veya enflasyon kaynaklı değer kayıplarının faturasının vatandaşa kesilemeyeceğini göstermesi açısından kritiktir. Yargı makamlarına, tazminat hesaplamalarında sadece şekli bedelleri değil, paranın satın alma gücünü ve reel değerini de dikkate alma zorunluluğu getirmektedir. Kamulaştırma veya fiili el atma dosyalarında uzun süren yargılamalar ve ödeme süreçleri nedeniyle mağdur olan binlerce vatandaş için güçlü bir dayanak oluşturmakta, idareyi daha hızlı ve adil ödeme yapmaya sevk edecek önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular Habibe Alptekin ve Hekime Ağırman, maliki oldukları taşınmaza idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atıldığı gerekçesiyle idareye karşı dava açmışlardır. Açılan bu kamulaştırmasız el atma bedelinin tespiti davası sonucunda, mahkemece başvurucular lehine belirli bir tazminata hükmedilmiştir. Ancak dava ve ödeme süreçleri boyunca geçen uzun zaman zarfında, mahkeme tarafından belirlenen bu tazminat bedeli, ülkede yaşanan yüksek enflasyon karşısında ciddi oranda değer kaybına uğramış ve reel alım gücünü büyük ölçüde yitirmiştir. Başvurucular, hem mülklerine idarece hukuksuz bir şekilde el atılmasının hem de bu el atmaya karşılık olarak çok geç ve değer kaybetmiş şekilde ödenen bu bedelin mülkiyet haklarını derinden zedelediğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Temel talepleri, enflasyon kaynaklı bu değer kaybı ile mülkiyet hakkı ihlalinin tespiti, oluşan maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesidir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin temel anayasal güvencelere ve yerleşik içtihat prensiplerine dayanmıştır. Bireylerin mülkiyet hakkına yapılacak müdahalelerin Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda öngörülen katı usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilmesi hukuki bir zorunluluktur. İdarenin kanuni bir dayanak ve usul olmaksızın kişilerin taşınmazlarına fiilen el atması, mülkiyet hakkına yapılan ve kanunilik ilkesini ihlal eden açık bir müdahale olarak kabul edilmektedir.

Bunun yanı sıra, mülkiyet hakkı kapsamında vatandaşa ödenmesi gereken kamulaştırma bedelleri veya kamulaştırmasız el atma tazminatlarının, enflasyon ve ekonomik koşullar karşısında gerçek değerini yitirmemesi esastır. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihat prensiplerine göre, hükmedilen bedellerin ödenmesi sürecinde araya giren zaman diliminde enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesi, birey ile kamu yararı arasında bulunması gereken adil dengeyi sarsmaktadır. Zamanın geçmesiyle paranın satın alma gücünde meydana gelen düşüşün idarece telafi edilmemesi, mülk sahibine şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemekte olup, müdahaleyi ölçüsüz hâle getirmektedir. Kamulaştırma hukukunun temel mantığı, kişinin mülkünden mahrum bırakılmasına karşılık gerçek ve adil bir karşılığın kendisine sunulmasıdır. Gerçek değerini yitirmiş bir meblağın ödenmesi, anayasal mülkiyet güvencesini işlevsiz kılacaktır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut başvuruyu incelerken ilk olarak taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın el atılması hususunu detaylıca ele almıştır. Mahkeme, idarenin usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın başvurucuların taşınmazına müdahale etmesinin, Anayasa'nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. maddesine ve kanunilik ilkesine açıkça aykırı olduğunu tespit etmiştir. İdarenin bu eylemi, mülkiyet hakkına yapılan haksız bir müdahale olarak nitelendirilmiştir.

İkinci olarak, kamulaştırmasız el atma davası sonucunda hükmedilen tazminat bedelinin ödenmesi süreci ve enflasyon etkisi değerlendirilmiştir. Yargılama sürecinin uzaması ve enflasyon oranlarındaki artış dikkate alındığında, başvuruculara ödenmesine hükmedilen bedelin geçen zaman içinde ciddi bir değer kaybına uğradığı saptanmıştır. Mahkeme, bu değer kaybının idare tarafından telafi edilmemesinin, başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediğini belirtmiştir. Enflasyon farkının yansıtılmaması, mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılmış ve birey aleyhine haksız bir sonuç doğurmuştur. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından, Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde yeniden yargılama yapılmasına ve ayrıca ihlalin yarattığı manevi zararlar karşılığında başvuruculara müştereken 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma ve tazminat bedelinin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: