Karar Bülteni
AYM 2023/14011 BN.
Anayasa Mahkemesi | Abdulhakim Demir | 2023/14011 BN.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm |
| Başvuru No | 2023/14011 |
| Karar Tarihi | 17.12.2024 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkını ihlal eder.
- Tazminatın enflasyon karşısında erimesi ölçüsüz bir müdahaledir.
- Değer kaybı başvurucuya olağan dışı külfet yükler.
- Mülkiyet hakkı müdahaleleri kanunilik şartını sağlamalıdır.
Bu karar, idarenin özel mülkiyete konu taşınmazlara hukuki bir dayanak olmaksızın fiilen el atmasının ve bu el atma karşılığında ödenmesi gereken tazminatların uzun yargılama veya idari süreçler neticesinde enflasyon karşısında erimesinin mülkiyet hakkının ağır bir ihlali olduğunu ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma kurallarına uyulmaksızın gerçekleştirilen el atmaların anayasal güvenceleri zedelediğini açıkça belirtmiştir. Ayrıca, gecikmiş ödemelerin makul bir enflasyon farkı yansıtılmadan yapılması, vatandaşa olağan dışı bir ekonomik yük yüklemektedir.
Benzer davalar açısından bu kararın emsal etkisi son derece güçlüdür. Özellikle son yıllarda yüksek enflasyonist ortamda, kamulaştırmasız el atma bedellerinin tespit ve ödeme süreçlerinde yaşanan gecikmelerin vatandaş aleyhine sonuç doğurmasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Uygulamada, idarelerin ve derece mahkemelerinin tazminat bedellerini belirlerken paranın satın alma gücündeki düşüşü telafi edecek mekanizmaları devreye sokmaları gerektiği bir kez daha teyit edilmiştir. Bu karar, mülkiyet hakkı ihlallerinde yeniden yargılama ve tazminat yolunun etkin bir biçimde kullanılacağını göstermesi bakımından büyük önem taşımaktadır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Abdulhakim Demir isimli vatandaş, kendisine ait taşınmaza idare tarafından herhangi bir kamulaştırma kararı alınmaksızın fiilen el atıldığını belirterek yargı yoluna başvurmuştur. Başvurucu, idarenin usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmadan taşınmazını kullanmasının mülkiyet hakkını zedelediğini ileri sürmüştür. Ayrıca, açılan davalar neticesinde kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminat bedelinin, geçen uzun süre zarfında enflasyon karşısında eridiğini ve kendisine ödenen paranın gerçek değerini kaybettiğini iddia etmiştir. Başvurucu, hem haksız el atma eyleminin hem de enflasyon kaynaklı değer kaybının mülkiyet hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, idari ve yargısal süreçlerden sonuç alamayınca nihai olarak Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuru hakkını kullanmıştır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı değerlendirirken temel olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın mülkiyet hakkını güvence altına alan 35. maddesi ve kamulaştırma rejimini düzenleyen 46. maddesini merkeze almıştır. Mülkiyet hakkına yapılacak her türlü müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca mutlaka kanuna dayanması, meşru bir amaca hizmet etmesi ve ölçülülük ilkesine uygun olması zorunludur.
İdarenin özel mülkiyete konu bir taşınmaza müdahale edebilmesi için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında belirlenen usul ve esaslara harfiyen uyması gerekmektedir. İdarenin kanuni dayanaktan yoksun olarak, yani usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi tesis etmeden taşınmaza el atması, Anayasa'nın güvence altına aldığı kanunilik ilkesine açıkça aykırıdır. Yerleşik içtihat prensiplerine göre, kamulaştırmasız el atma eylemleri doğrudan doğruya hukuka aykırı bir müdahale niteliğindedir.
Ayrıca, mülkiyet hakkının devlete yüklediği pozitif yükümlülükler kapsamında, kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma bedellerinin malike ödenmesi sürecinde bedelin enflasyon karşısında değer kaybetmemesi esastır. Geciken ödemelerde paranın satın alma gücündeki düşüşün telafi edilmemesi, başvurucuya şahsi, aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklenmesi anlamına gelmektedir. Doktrinde ve yerleşik Anayasa Mahkemesi kararlarında da vurgulandığı üzere, adil bir tazminatın tespit edilip derhâl ödenmemesi, mülkiyet hakkının ölçülülük ilkesi bağlamında orantılılık alt ilkesini ihlal etmektedir. Bu nedenle, bedellerin enflasyona ezdirmeksizin gerçek karşılığıyla ödenmesi anayasal bir zorunluluktur.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, somut başvuruyu incelerken öncelikle başvurucunun adli yardım talebini değerlendirmiş ve geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun bu talebini usule uygun bularak kabul etmiştir.
Esas incelemesinde ise Mahkeme, idarenin başvurucuya ait taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda öngörülen usullere uymaksızın fiilen el attığını tespit etmiştir. Bu müdahalenin Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı olduğu ve kanunilik ilkesini ihlal ettiği belirlenmiştir. İdarenin hukuki bir dayanak olmaksızın gerçekleştirdiği bu eylem, doğrudan mülkiyet hakkına yapılmış haksız bir müdahaledir.
İkinci olarak, kamulaştırmasız el atma bedelinin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması şikâyeti irdelenmiştir. Mahkeme, hükmedilen tazminatın ödenmesi sürecinde geçen zaman zarfında paranın alım gücünde meydana gelen düşüşün başvurucu üzerinde aşırı ve olağan dışı bir külfet yarattığını saptamıştır. Geçmiş emsal kararlara da atıf yapılarak, kamulaştırma bedellerinin enflasyon karşısında önemli ölçüde erimesine göz yumulmasının mülkiyet hakkının ölçülülük ve orantılılık ilkelerini zedelediği açıkça ifade edilmiştir.
Meydana gelen ihlallerin ortadan kaldırılması amacıyla, kamulaştırmasız el atma bedelinin değer kaybına uğratılması yönünden yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir. Ayrıca, salt kamulaştırmasız el atma fiilinin yarattığı mağduriyetin giderilmesi için yeniden yargılamanın tek başına yeterli olmayacağı değerlendirilerek, başvurucuya eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvurucunun mülkiyet hakkının hem kamulaştırmasız el atma nedeniyle hem de kamulaştırmasız el atma bedelinin değer kaybına uğratılması nedeniyle ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.