Anasayfa Karar Bülteni AYM | Hatice Buyuran ve Diğerleri | BN. 2023/71367

Karar Bülteni

AYM Hatice Buyuran ve Diğerleri BN. 2023/71367

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm
Başvuru No 2023/71367
Karar Tarihi 24.12.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkını doğrudan ihlal eder.
  • Tazminatların enflasyon karşısında erimesi olağan dışı külfet yükler.
  • Değer kaybı mülkiyet hakkının ihlali anlamına gelir.
  • Mülkiyet hakkı ihlallerinde yeniden yargılama etkin giderimdir.

Anayasa Mahkemesi bu kararında, idarelerin vatandaşların taşınmazlarına kamulaştırma usullerine uymadan el atmasının ve ardından takdir edilen tazminatların uzun yargılama veya ödeme süreçlerinde enflasyon karşısında değer kaybetmesinin mülkiyet hakkının ağır bir ihlali olduğunu teyit etmiştir. İdarenin kanuni dayanak olmadan özel mülkiyete müdahale etmesi doğrudan mülkiyet hakkı ihlali sayılırken, geciken ödemeler veya tespit edilen bedelin paranın alım gücündeki düşüşe yenik düşmesi bireylere şahsi, aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir.

Bu karar, özellikle uzun süren kamulaştırmasız el atma davalarında vatandaşların alacaklarının yüksek enflasyon karşısında korunması gerektiğine dair yerleşik anayasal içtihatları bir kez daha pekiştirmektedir. "Şevket Karataş" ve "Ali Şimşek" gibi emsal nitelikteki kararlara atıf yapılan bu dosyada, idarenin usulsüz el atmalarının yanı sıra ekonomik dalgalanmaların bedeller üzerindeki yıpratıcı etkisinin mülkiyet hakkını derinden zedelediği açıkça ortaya konmuştur. Uygulamada, ilk derece mahkemelerinin kamulaştırma ve tazminat bedellerini hesaplarken ekonomik gerçeklikleri dikkate alması ve enflasyonist etkileri telafi edecek mekanizmaları titizlikle işletmesi gerektiği uyarısı yineleniş olup, aksi hâlde devletin manevi tazminat ve ihlalin ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama kararları ile karşılaşacağı hukuk camiasına net bir şekilde gösterilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular (Hatice Buyuran ve diğer hak sahipleri), kendilerine ait taşınmazlara idare tarafından resmi kamulaştırma işlemi yapılmaksızın hukuka aykırı şekilde el atıldığını belirterek yargı yoluna başvurmuştur. Açılan davalar sonucunda idarenin usulsüz el atması tespit edilmiş ve başvurucular lehine belirli bir tazminata hükmedilmiştir. Ancak yargılama ve icra süreçlerinin uzun sürmesi ile ödemelerin gecikmesi nedenleriyle, mahkemelerce belirlenen tazminat miktarları ülkemizdeki yüksek enflasyon oranları karşısında ciddi anlamda değer kaybetmiştir. Başvurucular, hem arazilerine yasal usullere uyulmadan el atılması sebebiyle mağdur edildiklerini hem de geç ödenen tazminatların enflasyon karşısında erimesi yüzünden büyük bir maddi zarara uğradıklarını ifade etmişlerdir. Bu kapsamda, idarenin hukuka aykırı fiili eylemleri ve paranın alım gücünün düşmesi nedenleriyle mülkiyet haklarının ağır şekilde ihlal edildiği gerekçesiyle anayasal zararlarının giderilmesi, yeniden yargılama yapılması ve manevi tazminat ödenmesi talebiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı değerlendirirken temel olarak mülkiyet hakkını düzenleyen anayasal güvenceler ile kamulaştırma mevzuatını dikkate almıştır. Mülkiyet hakkı, Anayasa'nın 35. maddesi ile güvence altına alınmış olup, bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceği net bir şekilde ifade edilmiştir. İdarenin özel mülkiyete konu bir taşınmaza el atabilmesi için Anayasa'nın 46. maddesi ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca yasal usullere uygun bir kamulaştırma işlemi yapması ve taşınmazın gerçek karşılığını peşin olarak malike ödemesi şarttır.

İdare tarafından kanunda öngörülen usullere ve temel ilkelere uyulmadan vatandaşın taşınmazına fiilen el atılması, mülkiyet hakkına yönelik ağır bir müdahale olup kanunilik ilkesine açıkça aykırıdır. Ayrıca, mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin ölçülü olabilmesi için malike şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklenmemesi gerekmektedir. Kamulaştırma bedellerinin veya kamulaştırmasız el atma tazminatlarının tespitinden ödenmesine kadar geçen uzun yargı süreçlerinde yüksek enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılması, malik ile kamu yararı arasında kurulması gereken adil dengeyi temelinden bozmaktadır.

Yerleşik Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, mülk sahibinin iradesi dışında mülkiyetinden yoksun bırakıldığı durumlarda, kendisine ödenecek bedelin enflasyonist etkilere karşı korunması anayasal bir zorunluluktur. Tazminatın değer kaybına uğratılarak malike ödenmesi, bireylere haksız bir mali yük getirdiğinden doğrudan mülkiyet hakkı ihlali doğurmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut başvuruya konu uyuşmazlıkta öncelikle başvurucuların taşınmazlarına idare tarafından usulüne uygun bir kamulaştırma kararı olmaksızın el atılmasını değerlendirmiştir. İdarenin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda öngörülen yasal prosedürleri işletmeden özel mülkiyete fiilen müdahale etmesi, mülkiyet hakkına yönelik kanunilik ilkesinden yoksun bir eylem olarak nitelendirilmiştir. Bu yasa dışı durumun, mülkiyet hakkının doğrudan ihlaline yol açtığı ve anayasal güvencelerle hiçbir şekilde bağdaşmadığı vurgulanmıştır.

İkinci aşamada Yüksek Mahkeme, kamulaştırmasız el atma davaları sonucunda yargı mercilerince başvurucular lehine hükmedilen tazminat miktarlarını ele almıştır. Başvuruculara ödenecek veya ödenen tutarların, davanın açılmasından kararın kesinleşmesine kadar geçen uzun zaman dilimi ile ülkemizdeki enflasyon oranları karşısında ciddi anlamda değer kaybına uğradığı kesin olarak tespit edilmiştir. Mahkeme, idarenin hukuka aykırı el atması yetmezmiş gibi, tazminatların enflasyon karşısında erimesine göz yumulmasının da başvurucular üzerinde şahsi ve olağan dışı bir külfet yarattığını ifade etmiştir. Bu tablonun, başvurucuların mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki adil dengeyi başvurucular aleyhine açıkça bozduğu anlaşılmıştır.

İhlallerin giderimi bakımından yapılan detaylı incelemede ise, usulsüz kamulaştırmasız el atma eyleminin yarattığı mağduriyetin ve manevi tahribatın giderilmesi adına başvuruculara manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir. Öte yandan, tazminat bedellerinin enflasyon karşısında uğradığı değer kaybının telafi edilebilmesi ve başvuruculara gerçek karşılığın sağlanabilmesi için uyuşmazlığın yeniden görülmesi şart koşulmuştur.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, idarenin usulsüz el atması ve hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedenleriyle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: