Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Mehmet Bekçi ve Diğerleri Kararı 2023/10511 B.

Anayasa Mahkemesi Mehmet Bekçi ve Diğerleri Kararı 2023/10511 B.

Bu karar, idarelerin vatandaşlara ait taşınmazlara hukuki bir dayanak olmaksızın el atması ve ardından ödenmesi gereken tazminatların yüksek enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması durumunda mülkiyet hakkının nasıl korunacağına dair önemli bir çerçeve çizmektedir. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma eyleminin mülkiyet hakkına usulsüz ve kanunsuz bir müdahale olduğunu yinelerken, takdir edilen bedellerin enflasyon nedeniyle aşınmasını mülk sahibine yüklenen şahsi, aşırı ve olağan dışı bir külfet olarak nitelendirmiştir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2023/10511
Karar Tarihi 24.12.2025
Taraf Mehmet Bekçi ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkı ihlalidir.
  • gavel Tazminatın enflasyon karşısında erimesi ölçüsüz külfettir.
  • gavel Mülkiyet hakkı ihlallerinde yeniden yargılama yapılmalıdır.
  • gavel Değer kaybı mağduriyeti manevi tazminatla da giderilir.

Bu karar, idarelerin vatandaşlara ait taşınmazlara hukuki bir dayanak olmaksızın el atması ve ardından ödenmesi gereken tazminatların yüksek enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması durumunda mülkiyet hakkının nasıl korunacağına dair önemli bir çerçeve çizmektedir. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma eyleminin mülkiyet hakkına usulsüz ve kanunsuz bir müdahale olduğunu yinelerken, takdir edilen bedellerin enflasyon nedeniyle aşınmasını mülk sahibine yüklenen şahsi, aşırı ve olağan dışı bir külfet olarak nitelendirmiştir.

Benzer davalar açısından bu karar, uzun süren yargılamalar ve geç ödemeler sebebiyle kuşa dönen kamulaştırma ve tazminat bedellerinin yol açtığı mağduriyetler için oldukça güçlü bir emsal oluşturmaktadır. Mahkemelerin, enflasyonist ortamlarda hükmettikleri bedellerin gerçek karşılığı yansıtması gerektiği, aksi takdirde idarenin haksız eyleminin faturasının vatandaşa ödetileceği tescillenmiştir. Uygulamada, değer kaybına uğrayan alacaklar için yürütülen süreçlerde yeniden yargılama yolunun açılması ve mağdurlara manevi tazminat ödenmesi hususunda alt derece mahkemelerine yol gösterici niteliktedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, kendilerine ait taşınmazlara idare tarafından herhangi bir usulüne uygun kamulaştırma kararı veya işlemi olmaksızın fiilen el atıldığı gerekçesiyle idari ve hukuki süreç başlatmışlardır. İdare aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma davalarında, taşınmazların bedelinin tazminat olarak ödenmesine karar verilmiş ancak aradan geçen zaman ve yüksek enflasyon nedeniyle hükmedilen bu tazminatlar ciddi şekilde değer kaybına uğramıştır. Başvurucular, idarenin usulsüz bir şekilde mülklerine el koyması ve bunun karşılığında geç ödenen veya ödenmesi gereken bedellerin ekonomik koşullar altında erimesi sebebiyle mağdur olduklarını belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Temel talep, haksız el atmanın yarattığı mağduriyet ile enflasyon kaynaklı ekonomik kayıpların giderilerek mülkiyet haklarının korunmasıdır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan hukuki kuralların başında, mülkiyet hakkını güvence altına alan Anayasa'nın 35. maddesi ile kamulaştırmanın şartlarını ve sınırlarını düzenleyen 46. maddesi gelmektedir. İdarenin özel mülkiyete konu bir taşınmaza el atabilmesi için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapması ve taşınmazın gerçek karşılığını peşin olarak ödemesi zorunludur.

Kamulaştırmasız el atma, idarenin yasal bir yetkiye veya usule dayanmadan mülkiyet hakkına fiilen müdahale etmesi anlamına gelir ve Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen kanunilik ilkesine açıkça aykırılık teşkil eder. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, idarenin bu hukuka aykırı müdahalesinin sonuçlarının giderilmesi amacıyla yargı mercilerince hükmedilen tazminatların, enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması veya uzun süreler sonunda değersizleşmiş hâliyle ödenmesi, bireylere şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir.

Hukuk devletinde kamu makamlarının, vatandaşların alacaklarını geciktirerek veya ekonomik dalgalanmalara karşı korumasız bırakarak mülkiyet hakkını zedelemesi kabul edilemez. Bu durum, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengeyi malik aleyhine ciddi şekilde bozar. Tazminatların güncel ekonomik koşullara uyarlanarak mülkiyetten yoksun kalma anındaki gerçek değeri yansıtacak şekilde ödenmesi, mülkiyet hakkı güvencesinin anayasal bir gereği olarak benimsenmiştir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, somut olayda öncelikle başvurucuların taşınmazlarına yapılan kamulaştırmasız el atmanın, Anayasa'nın ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun öngördüğü usullere uymayan, kanuni dayanaktan tamamen yoksun bir müdahale olduğunu tespit etmiştir. İdarenin hukuka aykırı bu eyleminin mülkiyet hakkının kanunilik ilkesi bağlamında açık bir ihlaline yol açtığı vurgulanmıştır.

Kararda ayrıca, başvurucular lehine hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında değer kaybına uğraması durumu detaylı bir şekilde incelenmiştir. Mahkeme, hak edilen tazminatların aradan geçen zaman ve enflasyonist baskılar nedeniyle önemli ölçüde erimesinin veya değersizleşmiş hâliyle ödenmesinin başvurucular üzerinde aşırı ve olağan dışı bir külfet oluşturduğunu belirlemiştir. Meydana gelen bu fahiş ekonomik değer kaybının mülkiyet hakkının özüne zarar verdiği ve birey ile idare arasındaki adil dengeyi idare lehine zedelediği ifade edilmiştir.

Giderim aşamasında ise, kamulaştırmasız el atma eyleminin bizzat kendisinin yarattığı ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar bulunmadığı değerlendirilmiş ve bu mağduriyet için etkin giderim yolunun manevi tazminat olduğuna hükmedilmiştir. Ancak enflasyon karşısında değer kaybına uğratılan tazminatlar bakımından maddi kaybın ve mağduriyetin tam olarak telafi edilebilmesi için derece mahkemelerince yeniden yargılama yapılmasının zorunlu olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma ve tazminatların değer kaybına uğratılması sebepleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Devlet kamulaştırma yapmadan tarlama veya arsama el koyarsa haklarım nelerdir? expand_more
İdarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında usulüne uygun bir işlem yapmadan mülkünüze el atması, Anayasa'da güvence altına alınan mülkiyet hakkınızın açık ve kanunsuz bir ihlalidir. Bu hukuka aykırı müdahale karşısında mahkemeler yoluyla mülkünüzün gerçek karşılığını talep edebilir ve ayrıca idarenin usulsüz eyleminin yarattığı mağduriyet için manevi tazminat alabilirsiniz.
Kazandığım tazminat enflasyon yüzünden eridi, paramın değerini nasıl korurum? expand_more
Mahkemelerce hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyonist ortamda uzun süreler sonunda değersizleşmiş şekilde ödenmesi hukuken kabul edilemez. Anayasa Mahkemesi, ödenmesi gereken bedellerin enflasyon karşısında erimesini mülk sahibine yüklenen şahsi, olağan dışı ve aşırı bir külfet olarak nitelendirmekte olup, tazminatların güncel ekonomik koşullara uyarlanarak gerçek değeri yansıtacak şekilde ödenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Enflasyonda eriyen paramın telafisi için yeniden mahkemeye başvurabilir miyim? expand_more
Evet, değer kaybına uğrayan alacaklarınızın telafisi için hukuki süreç başlatabilirsiniz. Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca, enflasyon karşısında eriyen tazminat bedellerinden kaynaklı maddi kaybın tam olarak telafi edilebilmesi adına alt derece mahkemelerince yeniden yargılama yapılması zorunludur.
Haksız el atma süreci yüzünden yıprandım, ayrıca manevi tazminat isteyebilir miyim? expand_more
Evet, manevi tazminat talep etme hakkınız bulunmaktadır. İdarenin kanuni bir dayanaktan tamamen yoksun olan bu fiili eyleminin yarattığı ihlalin sonuçlarının giderilmesi amacıyla, Anayasa Mahkemesi yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan bu spesifik durum için etkin giderim yolunun manevi tazminat olduğuna hükmetmiştir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir