Karar Bülteni
AYM Mehmet Bekçi ve Diğerleri BN. 2023/10511
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm |
| Başvuru No | 2023/10511 |
| Karar Tarihi | 24.12.2025 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkı ihlalidir.
- Tazminatın enflasyon karşısında erimesi ölçüsüz külfettir.
- Mülkiyet hakkı ihlallerinde yeniden yargılama yapılmalıdır.
- Değer kaybı mağduriyeti manevi tazminatla da giderilir.
Bu karar, idarelerin vatandaşlara ait taşınmazlara hukuki bir dayanak olmaksızın el atması ve ardından ödenmesi gereken tazminatların yüksek enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması durumunda mülkiyet hakkının nasıl korunacağına dair önemli bir çerçeve çizmektedir. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma eyleminin mülkiyet hakkına usulsüz ve kanunsuz bir müdahale olduğunu yinelerken, takdir edilen bedellerin enflasyon nedeniyle aşınmasını mülk sahibine yüklenen şahsi, aşırı ve olağan dışı bir külfet olarak nitelendirmiştir.
Benzer davalar açısından bu karar, uzun süren yargılamalar ve geç ödemeler sebebiyle kuşa dönen kamulaştırma ve tazminat bedellerinin yol açtığı mağduriyetler için oldukça güçlü bir emsal oluşturmaktadır. Mahkemelerin, enflasyonist ortamlarda hükmettikleri bedellerin gerçek karşılığı yansıtması gerektiği, aksi takdirde idarenin haksız eyleminin faturasının vatandaşa ödetileceği tescillenmiştir. Uygulamada, değer kaybına uğrayan alacaklar için yürütülen süreçlerde yeniden yargılama yolunun açılması ve mağdurlara manevi tazminat ödenmesi hususunda alt derece mahkemelerine yol gösterici niteliktedir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Başvurucular, kendilerine ait taşınmazlara idare tarafından herhangi bir usulüne uygun kamulaştırma kararı veya işlemi olmaksızın fiilen el atıldığı gerekçesiyle idari ve hukuki süreç başlatmışlardır. İdare aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma davalarında, taşınmazların bedelinin tazminat olarak ödenmesine karar verilmiş ancak aradan geçen zaman ve yüksek enflasyon nedeniyle hükmedilen bu tazminatlar ciddi şekilde değer kaybına uğramıştır. Başvurucular, idarenin usulsüz bir şekilde mülklerine el koyması ve bunun karşılığında geç ödenen veya ödenmesi gereken bedellerin ekonomik koşullar altında erimesi sebebiyle mağdur olduklarını belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Temel talep, haksız el atmanın yarattığı mağduriyet ile enflasyon kaynaklı ekonomik kayıpların giderilerek mülkiyet haklarının korunmasıdır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan hukuki kuralların başında, mülkiyet hakkını güvence altına alan Anayasa'nın 35. maddesi ile kamulaştırmanın şartlarını ve sınırlarını düzenleyen 46. maddesi gelmektedir. İdarenin özel mülkiyete konu bir taşınmaza el atabilmesi için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapması ve taşınmazın gerçek karşılığını peşin olarak ödemesi zorunludur.
Kamulaştırmasız el atma, idarenin yasal bir yetkiye veya usule dayanmadan mülkiyet hakkına fiilen müdahale etmesi anlamına gelir ve Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen kanunilik ilkesine açıkça aykırılık teşkil eder. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, idarenin bu hukuka aykırı müdahalesinin sonuçlarının giderilmesi amacıyla yargı mercilerince hükmedilen tazminatların, enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması veya uzun süreler sonunda değersizleşmiş hâliyle ödenmesi, bireylere şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir.
Hukuk devletinde kamu makamlarının, vatandaşların alacaklarını geciktirerek veya ekonomik dalgalanmalara karşı korumasız bırakarak mülkiyet hakkını zedelemesi kabul edilemez. Bu durum, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengeyi malik aleyhine ciddi şekilde bozar. Tazminatların güncel ekonomik koşullara uyarlanarak mülkiyetten yoksun kalma anındaki gerçek değeri yansıtacak şekilde ödenmesi, mülkiyet hakkı güvencesinin anayasal bir gereği olarak benimsenmiştir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, somut olayda öncelikle başvurucuların taşınmazlarına yapılan kamulaştırmasız el atmanın, Anayasa'nın ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun öngördüğü usullere uymayan, kanuni dayanaktan tamamen yoksun bir müdahale olduğunu tespit etmiştir. İdarenin hukuka aykırı bu eyleminin mülkiyet hakkının kanunilik ilkesi bağlamında açık bir ihlaline yol açtığı vurgulanmıştır.
Kararda ayrıca, başvurucular lehine hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında değer kaybına uğraması durumu detaylı bir şekilde incelenmiştir. Mahkeme, hak edilen tazminatların aradan geçen zaman ve enflasyonist baskılar nedeniyle önemli ölçüde erimesinin veya değersizleşmiş hâliyle ödenmesinin başvurucular üzerinde aşırı ve olağan dışı bir külfet oluşturduğunu belirlemiştir. Meydana gelen bu fahiş ekonomik değer kaybının mülkiyet hakkının özüne zarar verdiği ve birey ile idare arasındaki adil dengeyi idare lehine zedelediği ifade edilmiştir.
Giderim aşamasında ise, kamulaştırmasız el atma eyleminin bizzat kendisinin yarattığı ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar bulunmadığı değerlendirilmiş ve bu mağduriyet için etkin giderim yolunun manevi tazminat olduğuna hükmedilmiştir. Ancak enflasyon karşısında değer kaybına uğratılan tazminatlar bakımından maddi kaybın ve mağduriyetin tam olarak telafi edilebilmesi için derece mahkemelerince yeniden yargılama yapılmasının zorunlu olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma ve tazminatların değer kaybına uğratılması sebepleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.