Anasayfa Karar Bülteni AYM | Adnan Titiz ve Diğerleri | BN. 2023/100015

Karar Bülteni

AYM Adnan Titiz ve Diğerleri BN. 2023/100015

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru No 2023/100015
Karar Tarihi 18.12.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal / Kabul Edilemez
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkı ihlalidir.
  • Tazminatların enflasyon karşısında erimesi ölçüsüz külfettir.
  • Makul süre şikayetlerinde tazminat komisyonuna başvurulmalıdır.

Bu karar, kamu idarelerinin bireylerin taşınmazlarına hukuki bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın fiilen el atmasının mülkiyet hakkına yönelik açık ve ağır bir müdahale olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının etkin bir biçimde korunabilmesi için yalnızca şeklen bir bedel ödenmesini yeterli görmemiş, aynı zamanda ödenecek tazminatın yüksek enflasyon karşısında değer kaybına uğratılmamasının anayasal bir zorunluluk olduğunu vurgulamıştır. Hükmedilen bedelin geçen zaman ve ekonomik dalgalanmalar karşısında erimesi, mülk sahibine orantısız bir külfet yüklemekte ve mülkiyet hakkının özünü zedelemektedir.

Uygulamadaki önemi bakımından bu karar, kamulaştırmasız el atma davalarında idarelerin ve derece mahkemelerinin bedel tespiti ve ödeme süreçlerinde enflasyonist etkileri telafi edici mekanizmaları derhâl işletmeleri gerektiğine yönelik güçlü bir uyarı niteliğindedir. Mahkemelerin, geciken ödemelerde hak sahiplerinin gerçek zararını karşılayacak güncellemeleri yapmaları zorunludur. Ayrıca karar, uzun süren yargılamalara ilişkin şikâyetlerde yasal düzenlemelerle oluşturulan Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesinin ön şart olduğunu net bir biçimde ortaya koyarak, makul süre ihlali iddialarında bireysel başvuru öncesi izlenmesi gereken idari usul yolunu kesinleştirmiş ve içtihat istikrarını sürdürmüştür.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, kendilerine ait olan taşınmazlara idare tarafından usulüne uygun bir kamulaştırma kararı alınmaksızın fiilen el atılması sebebiyle uyuşmazlığı yargıya taşımışlardır. Süreç içerisinde açılan kamulaştırmasız el atma davaları sonucunda başvurucular lehine tazminat ödenmesine hükmedilmiştir. Ancak yargılama sürecinin fazlasıyla uzun sürmesi ve ödenmesine karar verilen tazminat bedellerinin geçen zaman içindeki enflasyon oranları karşısında ciddi şekilde değer kaybetmesi üzerine mağduriyet oluşmuştur. Başvurucular, taşınmazlarına hukuka aykırı şekilde el atılmasından, hak ettikleri bedelin ekonomik koşullar karşısında eriyip yok olmasından ve davanın yıllarca sürmesinden şikâyet ederek mülkiyet hakkı ile makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle Anayasa'nın mülkiyet hakkını güvence altına alan kurallarına ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine dayanmıştır. Bir taşınmaza idarece el atılabilmesi için 2942 sayılı Kanun kapsamında kamu yararı kararı alınması, bedel tespiti yapılması ve peşin ödeme kuralının işletilmesi şarttır. Usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın bireylerin mülküne el konulması, mülkiyet hakkına kanuni dayanaktan yoksun, hukuka aykırı ve keyfî bir müdahale teşkil etmektedir.

Öte yandan mülkiyet hakkının etkin bir biçimde korunabilmesi için el atılan taşınmazın bedelinin salt rakamsal olarak ödenmesi tek başına yeterli kabul edilemez. Ödenen bedelin, taşınmazın gerçek ve güncel değerini yansıtması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları uyarınca, devletin ödemekle yükümlü olduğu kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması, mülk sahibine şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklemekte, bu durum da müdahalenin ölçülülük ilkesini açıkça zedelemektedir. Mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin adil ve orantılı olabilmesi için enflasyonist erimenin önüne geçecek telafi mekanizmalarının yargı mercilerince işletilmesi esastır.

Makul sürede yargılanma hakkı şikâyetleri bakımından ise temel hukuki zemin 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun çerçevesinde belirlenmiştir. Anılan Kanun'a 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile eklenen geçici 2. madde uyarınca, makul sürede sonuçlandırılmayan yargılamalara ilişkin şikâyetlerde doğrudan bireysel başvuru yapmak yerine öncelikle Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesi zorunludur. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği, bu idari başvuru yolu tüketilmeden Anayasa Mahkemesince esastan inceleme yapılması mümkün görülmemektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucuların mülkiyet ve adil yargılanma haklarına yönelik ihlal iddialarını üç ayrı başlık altında, kendi içtihat prensipleri doğrultusunda incelemiştir.

İlk olarak, başvurucuların mülkiyetinde olan taşınmazlara idarece usulüne uygun bir kamulaştırma kararı ve işlemi alınmadan fiilen el atıldığı tespit edilmiştir. Mahkeme, bu durumun mülkiyet hakkına kanuni dayanaktan tamamen yoksun bir müdahale olduğunu belirterek, kamulaştırmasız el atma eyleminin tek başına Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir.

İkinci olarak, kamulaştırmasız el atma davaları sonucunda başvurucular lehine hükmedilen tazminat bedellerinin, tespitten ödeme anına kadar geçen uzun süre zarfında oluşan enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğradığı gözlemlenmiştir. Yüksek Mahkeme, hükmedilen bedelin enflasyon karşısında erimesinin idare veya yargı mercilerince telafi edilmeden ödenmesinin, başvurucular üzerinde aşırı ve tahammül edilemez bir külfet oluşturduğunu değerlendirmiş ve bu durumun da mülkiyet hakkının ayrıca ihlali niteliğini taşıdığını vurgulamıştır.

Üçüncü ve son olarak, başvurucuların yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığına ilişkin iddiaları ele alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, yasal mevzuatta yapılan son düzenlemelerle birlikte yargılamaların uzun sürmesine dayalı tazminat talepleri için İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirildiğini hatırlatmıştır. Mevcut başvuruda, başvurucuların Anayasa Mahkemesine gelmeden önce bu yeni idari çözüm yolunu kullanmadıkları anlaşıldığından, makul süre şikâyeti başvuru yollarının tüketilmemiş olması sebebiyle esasa girilmeden reddedilmiştir.

Mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla, kamulaştırmasız el atmadan doğan değer kaybı zararının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına karar verilirken, fiilî el atmadan kaynaklı genel zararın giderimi bakımından ise başvuruculara manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma ve enflasyon kaynaklı değer kaybı nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: