Anasayfa Karar Bülteni AYM | Abdülkadir Acar | BN. 2023/91090

Karar Bülteni

AYM Abdülkadir Acar BN. 2023/91090

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm
Başvuru No 2023/91090
Karar Tarihi 18.12.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atma bedeli enflasyona karşı korunmalıdır.
  • Değer kaybı mülkiyet hakkının açık ihlalidir.
  • Geciken tazminat ödemesi orantısız külfet oluşturur.
  • Mülkiyet hakkı ihlalinde yeniden yargılama yapılmalıdır.

Bu karar, idare tarafından kişilerin mülkiyetine haksız yere müdahale edildiği kamulaştırmasız el atma davalarında, vatandaşın elde ettiği tazminatın enflasyon karşısında erimesinin önüne geçilmesi bakımından kritik bir hukuki anlama sahiptir. Hukuk sistemimizde mülkiyet hakkı, yalnızca mülkün varlığını değil, mülkün değerinin korunmasını da güvence altına almaktadır. Mahkemelerce hükmedilen tazminat bedellerinin geç ödenmesi veya yargılama süreçlerinin uzaması sebebiyle paranın alım gücünü yitirmesi, idarenin haksız fiiliyle mağdur edilen vatandaşa ikinci bir ağır mağduriyet yüklemektedir. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı ihlallerini ortadan kaldırmak için salt tazminata hükmedilmesinin yetmeyeceğini, bu tazminatın reel değerinin de enflasyonist etkilere karşı mutlaka korunması gerektiğini vurgulamaktadır.

Emsal niteliğindeki bu karar, kamulaştırmasız el atma tazminatı davalarında idare aleyhine açılan ve uzun süren uyuşmazlıklarda mahkemeler ile idari merciler için bağlayıcı bir yol haritası çizmektedir. Sergilenen yaklaşım, vatandaşın uğradığı ekonomik kaybın idarece zaman kaybetmeden telafi edilmesini ve mülkiyet hakkının özünün enflasyon karşısında koruma altına alınmasını zorunlu kılmaktadır. Karar ile benzer durumdaki binlerce uyuşmazlık için mülkiyetin gerçek değerini yansıtmayan gecikmiş ödemelerin doğrudan hak ihlali doğuracağı bir kez daha tescillenmiş ve bu yöndeki içtihat istikrarı güçlendirilmiştir. Bu durum, yerel mahkemelerin tazminat bedellerini belirlerken ve ödeme süreçlerini yönetirken enflasyonist etkileri hiçbir surette göz ardı edemeyeceğini net bir şekilde göstermektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Abdülkadir Acar, kendisine ait olan ve idare tarafından herhangi bir kamulaştırma kararı olmaksızın fiilen el atılan taşınmazı için hukuki yollara başvurmuştur. Gercüş Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davalar sonucunda başvurucu lehine kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmiştir. Ancak yargılama ve ödeme sürecinde geçen uzun zaman zarfında, mahkemenin belirlemiş olduğu tazminat bedelinin enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğradığı anlaşılmıştır.

Tazminat tutarı nihayet 18 Eylül 2023 tarihinde başvurucuya ödenmiş, ancak aradan geçen süre ve yüksek enflasyon nedeniyle ödenen meblağ alım gücünü büyük ölçüde yitirmiştir. Bunun üzerine başvurucu, idarenin haksız el atması sebebiyle kazandığı tazminatın ekonomik koşullar altında erimesinin ve zararın reel olarak telafi edilmemesinin mülkiyet hakkını doğrudan zedelediği gerekçesiyle, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak hakkını ve oluşan maddi kaybının giderilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığın çözümünde, temel hak ve hürriyetlerin korunmasına ilişkin en önemli güvencelerden olan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.35 hükmünü merkeze almıştır. İlgili madde uyarınca herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir ve bu haklar ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabilir. Ayrıca mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.

Kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıklarında uygulanacak temel anayasal ilkeler bağlamında Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarına atıf yapılmıştır. Bu emsal kararlarda belirlenen temel kural, bireylerin mülkiyetlerinden idarece haksız ve hukuksuz şekilde mahrum bırakılması neticesinde elde edecekleri tazminatların, ödeme tarihinde gerçek bir karşılık ifade etmesi gerektiğidir. Mahkemelerce takdir edilen kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma bedellerinin uzun süren yargılamalar, idari gecikmeler veya yüksek enflasyon oranları karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi, hukuk devleti ve hakkaniyet ilkesiyle hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır.

Yüksek Mahkemenin istikrar kazanmış içtihatları doğrultusunda, değer kaybına uğrayan tazminat ödemeleri, malike şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklenmesi anlamına gelmektedir. Bu tür bir yük, idare ile birey arasında korunması gereken adil dengeyi doğrudan birey aleyhine ve telafisi zor biçimde bozmaktadır. Dolayısıyla, tazminatın tespit edildiği tarih ile fiilen ödendiği tarih arasındaki enflasyon farkının telafi edilmemesi, devletin mülkiyet hakkını koruma ve mülkiyet ihlallerini giderme yönündeki anayasal pozitif yükümlülüklerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bu prensipler ışığında idarenin, vatandaşın hukuka aykırı fiilden kaynaklanan zararını yalnızca şeklen değil, reel ve güncel değeriyle eksiksiz gidermekle mükellef olduğu kuralı benimsenmiştir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, Abdülkadir Acar’ın mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasını somut olayın özelliklerine ve Anayasa'nın güvence altına aldığı temel haklar çerçevesinde detaylı bir şekilde incelemiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmede, başvurucunun lehine hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatının başvuru tarihinden kısa bir süre önce, 18 Eylül 2023 tarihinde ödendiği saptanmıştır. Ancak, yerel mahkeme tarafından tazminatın hükmedildiği tarih ile fiili ödeme tarihi arasındaki geçen süre boyunca yaşanan enflasyonist etkiler göz önünde bulundurulduğunda, başvurucuya ödenen meblağın gerçek değerini ve alım gücünü önemli ölçüde yitirdiği açıkça anlaşılmıştır.

Mahkeme, eldeki başvuruyu benzer durumdaki kamulaştırma ve el atma olayları için daha önce verilen ve artık yerleşik hâle gelen emsal içtihatları doğrultusunda ele almıştır. Bu bağlamda, daha önce verilmiş olan ilke kararlarında da ısrarla altı çizildiği üzere, kamulaştırmasız el atma gibi tamamen idarenin hukuka aykırı fiilinden ve ihmalinden kaynaklanan durumlarda, mağduriyete uğrayan vatandaşa ödenecek bedelin enflasyon karşısında mutlaka korunmasının şart olduğu yinelenmiştir.

Karardaki değerlendirmelerde, başvurucunun uzun yargılama süreçleri sonunda hak ettiği tazminatın gecikmeli ve enflasyon karşısında değersizleşmiş olarak ödenmesinin, herhangi bir kamu yararı amacı taşımadığı, aksine başvurucuya şahsi olarak katlanılamaz, aşırı ve olağan dışı bir külfet yükleyen orantısız bir durum olduğu net olarak tespit edilmiştir. Somut olayda Anayasa Mahkemesinin önceki istikrarlı kararlarından ayrılmayı gerektirecek hukuki veya fiili hiçbir farklılık bulunmadığı, mülkiyet hakkının özüne yönelik bu haksız müdahalenin açıkça gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.

Bu doğrultuda Yüksek Mahkeme, hak ihlalinin olumsuz sonuçlarının tam ve eksiksiz anlamda giderilebilmesi için Gercüş Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde yeniden yargılama yapılmasının yasal bir zorunluluk olduğunu belirterek, eski hâle getirme kuralları uyarınca zararın güncel değerler üzerinden hesaplanarak yeni bir karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Yeniden yargılama kararı verilmesinin, başvurucunun maruz kaldığı mağduriyeti gidermekte yeterli bir hukuki yol olarak görülmesi sebebiyle, başvurucunun ek manevi tazminat talebinin ise reddi gerekmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının kamulaştırmasız el atma bedelinin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: