Anasayfa Karar Bülteni AYM | 2022/77062 BN.

Karar Bülteni

AYM 2022/77062 BN.

Anayasa Mahkemesi | Hasan Okşar vd. | 2022/77062 BN.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2022/77062
Karar Tarihi 02.07.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal ve Kabul Edilemezlik
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atma kanunilik ilkesini ihlal eder.
  • Enflasyon kaynaklı değer kaybı mülkiyeti aşındırır.
  • Geciken tazminatlar olağan dışı külfet yükler.
  • Uzayan yargılamalarda Tazminat Komisyonuna başvuru zorunludur.

Bu karar, idarenin özel mülkiyete konu taşınmazlara usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın fiilen el atması ve ardından bu el atma karşılığında ödenmesi gereken tazminatların enflasyon karşısında aşındırılması sorununu mülkiyet hakkı ekseninde kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin anayasal güvencelere ve yasal usullere dayanması gerektiğini açıkça vurgulayarak, idarenin kamulaştırmasız el atma eylemlerini kanunilik ilkesine aykırı bulmuştur. Ayrıca, geciken ödemeler sebebiyle enflasyonun yarattığı değer kaybının vatandaş üzerinde şahsi ve aşırı bir külfet oluşturduğu tespiti, mülkiyet hakkının korunmasında devletin pozitif ve negatif yükümlülüklerine dikkat çekmektedir.

Karar, benzer uyuşmazlıklarda idarenin kamulaştırma usullerine sıkı sıkıya uyması gerektiğine dair çok güçlü bir emsal niteliği taşımaktadır. Enflasyon kaynaklı tazminat erimelerinin mülkiyet hakkı ihlali sayılması, idare aleyhine açılacak tam yargı davalarında faiz ve değer kaybı hesaplamalarının Anayasa Mahkemesi standartlarına göre yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Öte yandan karar, uzun süren yargılamalar ile icra edilemeyen mahkeme kararlarına karşı doğrudan bireysel başvuru yapılmadan önce kanunla kurulan Tazminat Komisyonuna başvurulmasını zorunlu tutması yönüyle de uygulamadaki usul pratiklerini şekillendirmektedir. Bu yönüyle karar, hem idarenin kamulaştırma pratiklerine hem de vatandaşların hak arama yollarına net sınırlar çizmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular Hasan Okşar ve diğer mülk sahipleri, kendilerine ait taşınmazlara idare tarafından yasal bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atıldığı gerekçesiyle idareye karşı hukuki yollara başvurmuşlardır. Süreç içinde mahkemeler tarafından başvurucular lehine tazminat ödenmesine hükmedilmiş ancak bu tazminatlar zamanında ve eksiksiz olarak ödenmemiştir. Başvurucular, uzun süren yargılama ve icra edilemeyen mahkeme kararları sebebiyle, kendilerine ödenmesine karar verilen tazminat tutarlarının enflasyon karşısında ciddi şekilde değer kaybettiğini belirtmişlerdir. Bu durumun şahsi olarak mağduriyetlerine yol açtığını vurgulayan mülk sahipleri, mülkiyet hakkının, mahkemeye erişim hakkının ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia ederek Anayasa Mahkemesine başvurmuş, ihlalin tespiti ile uğradıkları maddi ve manevi zararların giderilmesi için yeniden yargılama ve tazminat talebinde bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken temel olarak Anayasa'nın mülkiyet hakkını düzenleyen ve güvence altına alan maddeleri ile ilgili kanuni düzenlemeleri dikkate almıştır. Uyuşmazlığın çözümünde başvurulan en temel norm, herkesin mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğunu ve bu hakların ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceğini öngören Anayasa m. 35 hükmüdür. Bununla birlikte, devletin kamu yararı gerektirdiği hâllerde özel mülkiyette bulunan taşınmazları gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla kamulaştırabileceğini düzenleyen Anayasa m. 46 ile temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasının kanunilik ölçütüne bağlandığı Anayasa m. 13 hükümleri de kararın yasal dayanaklarını oluşturmaktadır.

Kamulaştırma işlemlerinin usul ve esasları 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde yürütülmektedir. İdarenin bu kanunda belirtilen usullere uymaksızın özel mülkiyete konu bir taşınmaza fiilen el atması, kanunilik ilkesine aykırı bir müdahale olarak nitelendirilmektedir. Yerleşik içtihat prensipleri gereğince, mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin hukuka uygun kabul edilebilmesi için mutlaka geçerli bir kanuni dayanağının bulunması şarttır.

Ayrıca mahkeme kararlarının icra edilmemesi ve makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarında, idari ve yargısal usullerin tüketilmesi kuralı öne çıkmaktadır. 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun ve bu kanunda 7445 sayılı Kanun m. 40 ile yapılan değişiklikler uyarınca, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmaması ve kararların icra edilmemesine ilişkin şikâyetlerde öncelikle Tazminat Komisyonuna başvuru yapılması yasal bir zorunluluktur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayı incelerken başvurucuların mülkiyet hakkına yapılan müdahaleleri farklı boyutlarıyla ele almıştır. İlk olarak, başvuruculara ait taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu usullerine uyulmaksızın idare tarafından fiilen el atıldığı tespit edilmiştir. Mahkeme, bu kamulaştırmasız el atma eyleminin, mülkiyet hakkına yönelik kanuni dayanağı olmayan bir müdahale teşkil ettiğini ve kanunilik ilkesine aykırı olduğunu açıkça vurgulamıştır.

İkinci önemli tespit, kamulaştırmasız el atma sebebiyle başvurucular lehine hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybetmesine ilişkindir. Anayasa Mahkemesi, idarenin ödemeleri zamanında yapmaması ve tazminat tutarlarının enflasyon oranlarının altında kalarak ciddi anlamda erimesinin, mülk sahiplerine şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediğini belirtmiştir. Elde edilen tazminatların gerçek değerini yitirmesi sebebiyle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ağır bir biçimde ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Mahkeme, kamulaştırmasız el atma işleminin kendi başına yarattığı hak ihlalini onarmak için tazminatın tek başına yeterli olmadığını, bu tazminatın enflasyonist etkilere karşı korunarak ödenmesinin mülkiyet hakkının etkin korunması bakımından zorunlu olduğunu ifade etmiştir.

Makul sürede yargılanma hakkı ile mahkeme kararlarının icra edilmemesine ilişkin iddialar bakımından ise usuli bir tespit yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi, yasal mevzuatta yapılan değişiklikler sonrasında bu tür şikâyetler için Tazminat Komisyonunun görevli kılındığını hatırlatmış, başvurucuların bu başvuru yolunu tüketmeden doğrudan bireysel başvuru mekanizmasını işletmelerinin ikincillik ilkesi gereği mümkün olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle bu iddialar başvuru yollarının tüketilmemesi sebebiyle kabul edilemez bulunmuştur. Mülkiyet hakkındaki ihlallerin ortadan kaldırılması bakımından ise yeniden yargılama ve ayrı ayrı manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, kamulaştırmasız el atma ve tazminatların enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılması yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: