Anasayfa Karar Bülteni AYM | Mehmet Beşir Ağırman ve Diğerleri | BN....

Karar Bülteni

AYM Mehmet Beşir Ağırman ve Diğerleri BN. 2022/94252

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2022/94252
Karar Tarihi 01.10.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atma işlemi mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Tazminatın enflasyon karşısında değer kaybetmesi ölçüsüz müdahaledir.
  • Değer kaybı mülkiyet hakkı bağlamında ağır külfettir.

Anayasa Mahkemesi tarafından verilen bu karar, mülkiyet hakkı ihlallerinde idarenin sorumluluğunu ve ekonomik dalgalanmaların yargı süreçlerine etkisini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Karar hukuken, idarenin özel mülkiyete konu taşınmazlara kanunda öngörülen usulleri izlemeden el atmasının mülkiyet hakkının açık bir ihlali olduğunu teyit etmektedir. Bununla birlikte, vatandaşlara ödenmesine hükmedilen tazminatların yargısal süreçlerdeki gecikmeler nedeniyle enflasyon karşısında reel değerini yitirmesinin, bireylere şahsi olarak aşırı ve katlanılamaz bir yük getirdiği vurgulanarak idarenin sadece şeklen bir tazminat ödemekle kalmayıp bu tutarın satın alma gücünü de korumak zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bu kararın benzer davalardaki emsal etkisi, bilhassa uzun süren yargılamalar ve kamulaştırmasız el atma davaları açısından oldukça büyüktür. Karar, yerel mahkemelerin ve idarelerin tazminat hesaplamalarında enflasyon farkını ve paranın zaman içindeki değer kaybını mutlaka dikkate almaları gerektiğini standart bir içtihat hâline getirmektedir. Uygulamadaki önemi ise idarenin fiilî el atma alışkanlıklarını caydırmak ve mülkiyet hakkı ihlallerini telafi ederken gecikmeden doğan ekonomik zararların da vatandaşın sırtına yüklenmesinin önüne geçmekte yatmaktadır. Bu doğrultuda, tazminat davalarının yıllarca sürmesi durumunda alacaklıların mülkiyet haklarının aşınmasının engellenmesi için güçlü bir yasal güvence sağlanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvuruya konu olayda, Mehmet Beşir Ağırman ve diğer başvurucuların maliki olduğu taşınmazlara idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılmıştır. Başvurucular, taşınmazlarına hukuka aykırı şekilde müdahale edilmesi nedeniyle idareye karşı yasal yollara başvurmuşlardır.

Açılan davalar sonucunda mahkemelerce başvurucular lehine tazminat ödenmesine karar verilmiş olsa da yargılama sürecinin uzun sürmesi neticesinde hükmedilen tazminat tutarları yüksek enflasyon karşısında ciddi oranda değer kaybetmiştir. Başvurucular, hem taşınmazlarına kamulaştırmasız el atılması sebebiyle hem de elde ettikleri tazminatın reel olarak değer yitirmesi sebebiyle mülkiyet haklarının ihlal edildiğini iddia ederek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Temel talep, haksız idari müdahalenin ve ekonomik değer kaybının yarattığı ihlalin giderilmesidir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahaleleri incelerken öncelikle Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerini dikkate almaktadır. Anayasa'nın 35. maddesi mülkiyet hakkını temel bir anayasal hak olarak güvence altına alırken, bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceğini öngörmektedir. Anayasa'nın 46. maddesi ise devletin ve kamu tüzel kişilerinin kamu yararının gerektirdiği hâllerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla özel mülkiyette bulunan taşınmazları kamulaştırmaya yetkili olduğunu belirtir.

Kamu makamlarının özel mülkiyete konu bir taşınmaza el atabilmesi için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında belirtilen usul ve esaslara harfiyen uyması zorunludur. İdarenin, bu kanuni prosedürleri işletmeksizin fiilî olarak taşınmaza el koyması müdahalenin kanunilik şartını açıkça ihlal etmesi anlamına gelmektedir.

Bunun yanı sıra, mülkiyet hakkı ihlallerinde ödenmesi gereken tazminatlara ilişkin yerleşik yargı prensipleri mevcuttur. Yüksek Mahkeme; Şevket Karataş, Ali Şimşek ve diğerleri, Mehmet Akdoğan ve diğerleri gibi emsal kararlarında, kamulaştırma bedellerinin veya kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybına uğratılmasını mülkiyet hakkının ağır bir ihlali olarak kabul etmiştir. Tazminatların enflasyon karşısında reel değerini kaybedecek şekilde veya geç ödenmesi, birey ile kamu yararı arasında kurulması gereken adil dengeyi bozmaktadır. Bu durum, mülk sahibine şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemekte olup Anayasa'nın öngördüğü ölçülülük ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, somut olayı mülkiyet hakkı bağlamında iki ana başlık altında incelemiştir: Kamulaştırmasız el atma eyleminin bizzat kendisi ve bu haksız eylem karşılığında hükmedilen tazminatın enflasyon karşısında değer kaybetmesi.

İlk olarak, idarenin başvuruculara ait taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerinde öngörülen resmî kamulaştırma usullerini uygulamadan fiilen el atması değerlendirilmiştir. Yüksek Mahkeme, bu tür müdahalelerin Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerinde belirtilen usullere açıkça aykırı olduğunu, idarenin yasal bir dayanaktan yoksun olarak gerçekleştirdiği bu işlemin mülkiyet hakkının kanunilik ilkesini temelden ihlal ettiğini tespit etmiştir.

İkinci olarak, kamulaştırmasız el atma karşılığında derece mahkemelerince hükmedilen tazminatların tahsili süreci incelenmiştir. Yargılamanın uzun sürmesi neticesinde hükmedilen tazminat tutarları ülkedeki enflasyon oranları karşısında ciddi bir reel değer kaybına uğramıştır. Anayasa Mahkemesi, devletin pozitif yükümlülükleri gereği mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin telafi edilmesini sağlayacak tazminatın, değerini yitirmeden eksiksiz bir şekilde ödenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Enflasyon karşısında tazminatın erimesine göz yumulması, başvuruculara şahsi olarak aşırı ve katlanılamaz bir külfet yüklemiş olup müdahalenin ölçülülük ilkesini zedelemiştir.

Tespit edilen bu çok yönlü ihlallerin giderilmesi maksadıyla Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atmanın yarattığı ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını belirterek, eski hâle getirme kuralı çerçevesinde başvuruculara manevi tazminat ödenmesini uygun bir giderim yolu olarak görmüştür. Tazminatların değer kaybına uğraması boyutundaki ihlalin sonuçlarının giderilmesi için ise hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu tespitiyle dosyaların yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemelere gönderilmesine hükmedilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek tazminatın değer kaybının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ve kamulaştırmasız el atma nedeniyle manevi tazminat ödenmesine başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: