Anasayfa Karar Bülteni AYM | Emin Çeviren | BN. 2023/74892

Karar Bülteni

AYM Emin Çeviren BN. 2023/74892

KARARIN KÜNYESİ

| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm | | Başvuru No | 2023/74892 | | Karar Tarihi | 14.01.2025 | | Dava Türü | Bireysel Başvuru | | Karar Sonucu | İhlal | | Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |

  • Kamulaştırma bedellerinin enflasyona karşı korunması zorunludur.
  • Enflasyon kaynaklı değer kaybı mülkiyet hakkını ihlaldir.
  • Makul süre şikayetlerinde tazminat komisyonuna başvurulmalıdır.

Bu karar, idare tarafından gerçekleştirilen kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma işlemlerinde, hak sahiplerine ödenecek bedellerin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılmasının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, kamu makamlarının alacakları öderken geçen süre zarfında paranın satın alma gücündeki düşüşü telafi etmesi gerektiğini, aksi takdirde kişilere şahsi ve olağan dışı bir külfet yükleneceğini vurgulamaktadır. Aynı zamanda karar, yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamında yapılan makul sürede yargılanma hakkı ihlali iddialarında, yasal düzenlemelerle kurulan Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesinin zorunlu olduğunu hukuken tescillemektedir.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi oldukça yüksektir. Zira Türkiye ekonomisindeki enflasyonist süreçler dikkate alındığında, kamulaştırma bedellerinin tespiti ve ödenmesi aşamalarında geçen sürenin, hak sahiplerinin mülklerinden elde edecekleri gerçek değeri aşındırdığı bilinmektedir. Anayasa Mahkemesinin bu istikrarlı içtihadı, yerel mahkemelerin kamulaştırma davalarında faiz ve değer kaybı hesaplamalarını daha titiz yapmalarını zorunlu kılmaktadır. Öte yandan, yargılamaların uzamasından kaynaklı şikayetlerde doğrudan bireysel başvuru yerine Tazminat Komisyonuna gidilmesi gerektiğinin altının çizilmesi, usul ekonomisi ve Anayasa Mahkemesinin iş yükünün yönetimi bakımından uygulamada belirleyici bir yol haritası sunmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Emin Çeviren, kendisine ait taşınmazın kamulaştırılması sürecinde belirlenen kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında değer kaybına uğratıldığını ve dava süreçlerinin çok uzun sürdüğünü belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi ve yargılamanın yıllarca devam etmesi sebebiyle paranın alım gücünün düştüğünü, bu durumun mülkiyet hakkını zedelediğini ifade etmiştir. Ayrıca, sürecin bu kadar uzamasının adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkını da ihlal ettiğini iddia etmiştir. Bu şikayetler doğrultusunda başvurucu, Anayasa Mahkemesinden mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinin tespit edilmesini, uğradığı hak kayıplarının telafisi için yeniden yargılama yapılmasını ve tarafına tazminat ödenmesini talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının korunmasına yönelik temel ilkeleri uygularken Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 hükmünü esas almaktadır. Bu maddeye göre herkes mülkiyet hakkına sahiptir ve bu hak ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabilir. Kamulaştırma işlemleri ise Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 46 kapsamında yürütülmekte olup, devletin kamu yararı gerektiren hallerde özel mülkiyette bulunan taşınmazları gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla kamulaştırabileceği kurala bağlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin daha önce pek çok uyuşmazlıkta vurguladığı üzere, idari işlemler sonucu hak kazanılan alacakların enflasyonist ortamda gecikmeli olarak ödenmesi, bireyin mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale niteliği taşır.

Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma bedellerinin enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılması, mülk sahibine şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Bu nedenle mülkiyet hakkının korunması gerekliliği ile kamu yararı arasındaki adil denge birey aleyhine bozulmaktadır. Mahkeme, devlete ödemeleri gerçekleştirirken geçen süre zarfındaki değer kayıplarını giderecek faiz mekanizmalarını hukuka uygun şekilde işletme yükümlülüğü yüklemektedir.

Öte yandan, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin temel usul kuralları 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. Adaletin gecikmeksizin tecellisi ilkesi bağlamında, yargılama sürelerinin makul sınırları aşması anayasal bir ihlaldir. Ancak 7499 sayılı Kanun ile yapılan son değişiklikler ve 6384 sayılı Kanun m. 5/A uyarınca, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurularda, öncelikle Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesi yasal bir zorunluluktur. Bireysel başvurunun ikincilliği ilkesi gereğince, kanunla kurulan bu etkili komisyona gidilmeden yapılan başvurular doğrudan usulden reddedilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut başvuruyu iki ana başlık altında incelemiş ve değerlendirmiştir. İlk olarak, kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası ele alınmıştır. Mahkeme, yerleşik içtihatlarında belirlediği ilkelere atıf yaparak, tespit edilen kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılmasının başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklediğini saptamıştır. Mahkeme, somut olayda daha önce verilen emsal kararlardan ayrılmayı gerektiren herhangi bir farklı durum veya istisnai husus bulunmadığını anlamış ve mülkiyet hakkının açıkça ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. İhlalin ve ihlalden kaynaklı sonuçların ortadan kaldırılması için Dursunbey Asliye Hukuk Mahkemesinde yeniden yargılama yapılması gerektiği belirtilmiştir. Yeniden yargılama kararının hukuka aykırılığın giderilmesi için yeterli bir telafi yöntemi olduğu ifade edilerek başvurucunun maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiştir.

İkinci olarak, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası incelenmiştir. Anayasa Mahkemesi, yasal mevzuatta yapılan güncel usul değişikliklerini dikkate almıştır. Buna göre, yargılamaların uzun sürmesine yönelik şikayetlerde, derdest başvurular için Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun oluşturulduğu vurgulanmıştır. İlk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili yeterli giderim sağlama kapasitesi bulunan bu idari komisyona başvuru yolu tüketilmeden Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmasının, bireysel başvuru yolunun ikincilliği ilkesi ile kesinlikle bağdaşmadığı ifade edilmiştir. Bu nedenle başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair şikayeti, kanun yolları tüketilmediği için esastan incelemeye alınmamıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılması için başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: