Karar Bülteni
AYM Abdulaziz Bingöl BN. 2023/1386
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm |
| Başvuru No | 2023/1386 |
| Karar Tarihi | 23.12.2025 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal / Kabul Edilemez |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Kamulaştırma bedelinin değer kaybı mülkiyet hakkını ihlal eder.
- Enflasyon karşısında ezilen bedel mülk sahibine külfet yükler.
- Makul süre şikayetlerinde öncelikle Tazminat Komisyonuna başvurulmalıdır.
- Bireysel başvurunun ikincil niteliği idari yolların tüketilmesini gerektirir.
Anayasa Mahkemesinin bu kararı, kamulaştırma bedellerinin veya kamulaştırmasız el atma neticesinde hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında erimesinin önüne geçilmesi bakımından emsal nitelik taşımaktadır. Yüksek Mahkeme, idare tarafından ödenmesi gereken kamulaştırma bedellerinin güncel ekonomik koşullar ve enflasyon oranları dikkate alınmaksızın değer kaybına uğratılarak ödenmesinin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve birey ile kamu yararı arasındaki adil dengeyi zedeleyen bir müdahale olduğunu istikrarlı bir şekilde ortaya koymuştur. Bireylere yüklenen bu aşırı ve olağan dışı külfet, doğrudan mülkiyet hakkının ihlali olarak tescillenmiş ve idarelerin ödeme süreçlerinde enflasyon gerçeğini gözetmeleri gerektiği vurgulanmıştır.
Kararın benzer davalardaki etkisi, özellikle makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikâyetlerde izlenmesi gereken usul bağlamında da kendini kuvvetle göstermektedir. Yasal değişiklikler sonrasında, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarıyla doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmadan önce Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna müracaat edilmesinin zorunlu olduğu bir kez daha içtihat altına alınmıştır. Bu durum, uygulamada uzun yargılama şikayetlerinde iç hukuktaki yolların tüketilmesi kuralının katı bir şekilde uygulanmaya devam edeceğini göstermekte ve hukuki süreçleri yürüten meslektaşlar için önemli bir yol haritası sunmaktadır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Başvurucu Abdulaziz Bingöl, kendisine ait olan ve kamulaştırılan taşınmazına yönelik mahkemece belirlenen kamulaştırma bedelinin, enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak kendisine ödendiğini ve idarenin bu eylemi nedeniyle mülkiyet hakkının zedelendiğini ileri sürmüştür. Aynı zamanda, Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde söz konusu bedelin tespitine ve tahsiline ilişkin olarak görülen yargılamanın makul bir sürede tamamlanmadığını, davanın çok uzun sürdüğünü iddia etmiştir. Başvurucu, kamulaştırma bedelinin geç ve değer kaybetmiş şekilde ödenmesi ile yargılamanın uzun sürmesi nedenlerine dayanarak mülkiyet hakkının ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş, yeniden yargılama ile birlikte 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken temel olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 36 ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı çerçevesindeki makul sürede yargılanma güvencelerine dayanmıştır.
Mülkiyet hakkı bağlamında yerleşik içtihat prensiplerine göre; idarece kamulaştırılan taşınmazların bedellerinin veya kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılması ya da uzun süreler sonunda değer kaybına uğramış hâliyle ödenmesi, bireylere şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Mülkiyet hakkına yapılan böylesi bir müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için idarenin kamulaştırma bedelini makul bir süre içinde ve ekonomik değerini koruyacak şekilde hak sahibine ödemesi zorunludur. Ödemede yaşanan gecikmelerde enflasyon farkının telafi edilmemesi hakkın özünü ihlal eder.
Makul sürede yargılanma hakkı ihlali iddialarına yönelik olarak ise temel usul kuralı, 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun ile 7499 sayılı Kanun'dur. Söz konusu mevzuata göre, derdest olan yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı şikayetlerine ilişkin olarak ilk bakışta ulaşılabilir, başarı şansı sunan ve yeterli giderim sağlama kapasitesi bulunan Tazminat Komisyonu ihdas edilmiştir. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği, yargılamanın uzun sürmesi şikayetiyle Anayasa Mahkemesine müracaat etmeden önce bu idari başvuru yolunun tüketilmesi yasal bir ön koşuldur.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, başvurucu Abdulaziz Bingöl'ün iddialarını incelerken öncelikli olarak kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratılması boyutunu değerlendirmiştir. Yüksek Mahkeme, önceki yerleşik içtihatlarında belirlediği ilkeleri somut olaya uygulayarak, kamulaştırma bedellerinin enflasyon karşısında ekonomik değerinin korunmamasının ve ciddi bir erimeye maruz bırakılarak ödenmesinin başvurucunun mülkiyet hakkına yönelik orantısız bir müdahale olduğunu tespit etmiştir. İdarenin enflasyon etkisini telafi etmeyen ödeme şekli, birey ile idare arasında bulunması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozmuş ve şahsi, olağan dışı bir külfet yüklemiştir. Bu gerekçelerle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmedilmiş ve bu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde yeniden yargılama yapılmasında hukuki zorunluluk bulunduğu ifade edilmiştir.
Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair şikâyet incelenirken ise yürürlükteki usul kuralları devreye girmiştir. Anayasa Mahkemesi, 7499 sayılı Kanun ile 6384 sayılı Kanun'a eklenen 5/A maddesi gereğince, makul sürede yargılanma hakkı ihlallerinde öncelikle Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna başvurulması gerektiğini vurgulamıştır. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereğince, bu başvuru yolu tüketilmeden yapılan taleplerin incelenemeyeceği belirtilerek bu iddia yönünden başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir.
Mülkiyet hakkı ihlalinin giderilmesi için derece mahkemesince yapılacak yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı değerlendirildiğinden, başvurucunun ayrıca talep ettiği maddi ve manevi tazminat talepleri ise Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratılması sebebiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.