Anasayfa/ Karar Bülteni/ DANIŞTAY | 12. Daire | 2021/7547 E. | 2024/951 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 12. Daire 2021/7547 E. 2024/951 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 12. Daire
Esas No 2021/7547
Karar No 2024/951
Karar Tarihi 29.02.2024
Dava Türü İptal ve Tam Yargı
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • İdare sözleşme yenilemede takdir yetkisine sahiptir.
  • Sözleşmeli istihdamda kadro ve ihtiyaç durumu gözetilir.
  • İdare mahkeme kararıyla sözleşme yapmaya zorlanamaz.
  • Takdir yetkisi kamu yararı amacına uygun kullanılmalıdır.

Bu karar, kamu idarelerinde sözleşmeli personel statüsünde istihdam edilen çalışanların hizmet sözleşmelerinin, süre bitiminde yenilenmemesi işlemlerinde idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin kapsamını ve yargısal denetim sınırlarını hukuken net bir şekilde ortaya koymaktadır. Karara göre, idarelerin sözleşmeli personel ile yola devam edip etmeme hususunda geniş bir takdir alanı bulunmakta olup, bu yetki kurumun kadro ihtiyacı, personelin performansı ve mali durum gibi objektif yönetimsel kriterler çerçevesinde kullanılabilir. Somut dosyada, idarenin ekonomik zorluklar ile personel yükünde planlamaya gitme zorunluluğu gibi objektif gerekçelere dayanarak sözleşmeyi uzatmaması hukuka uygun bulunmuştur.

Uygulamada idare hukuku prensipleri ve kamu personeli rejimi açısından emsal bir nitelik taşıyan bu içtihat, idarenin asli ve sürekli görevleri yerine getirirken bile kendi personelini seçme esnekliğine sahip olduğunu teyit etmektedir. Süresi dolan bir sözleşmenin mahkeme zoruyla yenilenemeyeceğine vurgu yapılması, sözleşmeli çalışanların memurlar ile aynı mutlak iş güvencesine sahip olmadığını açıkça göstermektedir. Benzer personel uyuşmazlıkları ve mobbing iddialı fesih davaları için yol gösterici olan bu karar, idarenin takdir yetkisini kullanırken somut kurum ihtiyaçlarını gerekçe göstermesinin, idari işlemin hukuka uygun sayılması için yeterli kabul edileceğini hukuken tescillemektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bergama Belediye Başkanlığında kütüphaneci unvanıyla sözleşmeli personel olarak görev yapan bir çalışan, 2019 yılı sonunda hizmet sözleşmesinin belediye tarafından yenilenmemesi üzerine bu işlemin iptal edilmesi ve mahrum kaldığı tüm parasal, sosyal ile emeklilik haklarının iade edilmesi talebiyle idare mahkemesinde dava açmıştır.

Davacı personel; görev süresi boyunca hakkında hiçbir disiplin soruşturması açılmadığını, görevinde başarısız olduğuna dair bir tespit bulunmadığını, ancak yerel seçimlerde seçilen yeni belediye başkanını desteklemediği için hedef alındığını iddia etmiştir. Davacı, bu süreçte mobbinge maruz kaldığını, penceresiz ve havalandırması olmayan bir depoda görevlendirildiğini ve sendika değiştirmeye zorlandığını ileri sürmüştür. Davalı idare ise, kurumun mali açıdan ciddi zorluklar yaşadığını, maaş ödemelerinde bile sıkıntı çekildiğini, personelden verim alınamadığını ve ilgili kadroya ihtiyaç kalmadığı için takdir yetkisi kullanılarak sözleşmenin uzatılmadığını savunmuştur. Uyuşmazlık, idarenin sözleşme yenilememe kararının haklı ve objektif bir nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Sözleşmeli personel istihdamı, kamu idarelerine değişen hizmet gereksinimlerine göre esnek personel politikaları uygulama imkanı veren, belirli bir süreyle sınırlı olarak idari hizmet sözleşmesi kurulan bir personel rejimidir. Bu kapsamda, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca yerel yönetimlerde belirli unvanlarda sözleşmeli personel çalıştırılmasına olanak tanınmıştır.

Sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin mevzuat ve yerleşik idare hukuku prensipleri incelendiğinde, idare ile kamu görevlisi arasında akdedilen hizmet sözleşmelerinin süre bitiminde kendiliğinden sona erdiği ve idarenin bu sözleşmeyi mutlak surette yenilemek gibi kanuni bir zorunluluğunun bulunmadığı temel bir kuraldır. Kamu hizmetinin sürekli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi ile mali kaynakların doğru planlanması idarenin asli sorumluluğundadır. Bu sorumluluğun bir gereği olarak idare, personel seçiminde ve sözleşme süresinin bitiminde hizmet ilişkisini devam ettirip ettirmeme hususunda takdir yetkisine sahiptir.

Ancak idare hukukunda hiçbir yetki sınırsız ve mutlak değildir. İdarenin takdir yetkisini her zaman kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak, eşitlik ile objektiflik ilkeleri sınırları içerisinde kullanması şarttır. Sözleşmenin yenilenmemesi kararı alınırken; kurumun mevcut bütçe imkanları, güncel personel ihtiyacı ve kadro durumu göz önünde bulundurulmalıdır. İdari yargı mercileri, uyuşmazlıkları çözerken idarenin takdir yetkisini hukuka uygun kullanıp kullanmadığını denetler, ancak "yerindelik denetimi yasağı" gereğince idarenin yerine geçerek işlem tesis edemez ve idareyi mahkeme kararıyla yeniden sözleşme akdetmeye zorlayamaz.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargı mercileri tarafından dava dosyası üzerinden yapılan değerlendirmeler neticesinde, davacı personelin kütüphaneci olarak istihdam edildiği kadro bakımından davalı belediyenin 2020 yılı için somut bir personel ihtiyacı bulunmadığı tespit edilmiştir. İdarenin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar ve maaş ödemelerinde yaşanan aksaklıklar sebebiyle personel bütçesinde genel bir mali planlamaya gitmesinin makul bir idari tasarruf olduğu kanaatine varılmıştır.

Sözleşmeli çalışma ilişkisinin doğası gereği idareye personel istihdamında esneklik sağlama amacına hizmet ettiği, idarenin süresi dolan sözleşmeyi yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisine sahip olduğu vurgulanmıştır. Davacının siyasi nedenlerle mobbinge uğradığı, asılsız tutanaklar tutulduğu ve kötü fiziki koşullara sahip bir arşiv deposunda görevlendirilerek sözleşmesinin kasıtlı olarak yenilenmediği yönündeki iddiaları incelendiğinde; idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında sırf kişisel husumetle veya keyfi olarak kullandığına dair kesin bir bulguya rastlanmamıştır. Davalı belediyenin mali darboğaz içinde bulunması ve personel yükünü hafifletme ihtiyacı, idari işlemin geçerli sebep unsuru olarak kabul görmüştür.

Ayrıca mahkemeler, idare hukukunun temel kurallarından biri olan kuvvetler ayrılığı prensibine atıf yaparak, yargı yetkisinin idari eylem ve işlem niteliğinde karar vermeyi kapsamadığını, bu doğrultuda idarenin yargı kararı vasıtasıyla yeni dönem için yeniden personel sözleşmesi imzalamaya hukuken zorlanamayacağını hüküm altına almıştır. Dolayısıyla, sözleşmenin süresi sonunda yenilenmemesine ilişkin idari işlemin, hukuka ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu neticesine ulaşılmıştır.

Sonuç olarak Danıştay 12. Dairesi, sözleşmenin yenilenmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ve bu nedenle tazminat taleplerinin de yersiz olduğu yönündeki ret kararının onanması yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: