Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Bülent Ersan Kararı 2020/25232 B.

Anayasa Mahkemesi Bülent Ersan Kararı 2020/25232 B.

Bu karar, beraatle sonuçlanan yargılamalar neticesinde haksız yere gözaltında ve tutuklulukta geçirilen süreler için açılan tazminat davalarında hükmedilecek miktarların tespiti açısından büyük önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, haksız koruma tedbirlerine maruz kalan kişilere ödenecek manevi tazminatın, hakkın özünü zedelemeyecek ve ihlalin ağırlığıyla orantılı olacak makul bir seviyede belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Hükmedilen tazminatın, benzer durumlarda Anayasa Mahkemesi tarafından tayin edilen meblağların çok altında kalması, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ağır bir ihlali olarak değerlendirilmiştir.
search

Anayasa Mahkemesi
Bülent Ersan Kararı 2020/25232 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2020/25232
Karar Tarihi 26.03.2025
Taraf Bülent Ersan
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Haksız tutuklama tazminatı emsal kararlara uygun olmalıdır.
Maddi zarar ispatlanamazsa maddi tazminat talebi reddedilir.
Çok düşük manevi tazminat kişi hürriyeti hakkını ihlal eder.

Bu karar, beraatle sonuçlanan yargılamalar neticesinde haksız yere gözaltında ve tutuklulukta geçirilen süreler için açılan tazminat davalarında hükmedilecek miktarların tespiti açısından büyük önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, haksız koruma tedbirlerine maruz kalan kişilere ödenecek manevi tazminatın, hakkın özünü zedelemeyecek ve ihlalin ağırlığıyla orantılı olacak makul bir seviyede belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Hükmedilen tazminatın, benzer durumlarda Anayasa Mahkemesi tarafından tayin edilen meblağların çok altında kalması, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ağır bir ihlali olarak değerlendirilmiştir.

Uygulamadaki emsal etkisi bakımından bu karar, derece mahkemelerinin tazminat hesaplamalarında daha titiz ve güncel Anayasa Mahkemesi içtihatlarına uyumlu hareket etmeleri gerektiğini göstermektedir. Özellikle haksız tutuklama ve gözaltı sürelerine ilişkin manevi tazminat taleplerinin, kişinin sosyal durumu, mesleki konumu ve maruz kaldığı olumsuz etkiler dikkate alınarak adil bir seviyede karşılanması zorunluluğu teyit edilmiştir. Yargı mercilerinin takdir yetkisi bulunmakla birlikte, bu yetkinin hakkın telafisini anlamsız kılacak kadar düşük miktarlar belirlenerek kullanılamayacağı net bir şekilde ifade edilerek benzer tazminat davaları için güçlü bir emsal oluşturulmuştur.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Bülent Ersan, hakkında yürütülen bir ceza soruşturması kapsamında 9 Ağustos 2016 tarihinde gözaltına alınmış ve 3 Eylül 2016 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Yaklaşık üç buçuk ay tutuklu kaldıktan sonra 19 Aralık 2016 tarihinde tahliye edilen başvurucu, yargılama sonucunda beraat etmiş ve bu beraat kararı kesinleşmiştir.

Beraat etmesinin ardından haksız yere gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler için devlet aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açan başvurucu, toplam 18.360 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. İlk derece mahkemesi maddi tazminat talebini tamamen reddetmiş, manevi tazminatı ise 11.000 TL olarak belirlemiştir. İstinaf mahkemesi ise hükmedilen manevi tazminat miktarını daha da düşürerek 6.000 TL'ye indirmiştir. Başvurucu, ödenmesine karar verilen bu tazminat miktarının uğradığı haksızlık karşısında son derece yetersiz olduğunu ve mağduriyetini gidermediğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle açılan tazminat davalarını kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı bağlamında özenle incelemektedir. Kişilerin hukuka aykırı koruma tedbirlerine maruz kalması durumunda uğradıkları her türlü maddi ve manevi zararların hakkaniyete uygun şekilde tazmini, Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrası güvencesi altındadır. Bu husustaki temel yasal düzenleme 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141 hükmüdür. Anılan maddenin birinci fıkrasının (e) bendine göre, kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişiler maddi ve manevi tazminat talep edebilirler. Bu kanun yolu, bireylerin haksız yere özgürlüklerinden mahrum bırakıldıkları sürelerin telafisi için ihdas edilmiş etkili bir mekanizmadır.

Yerleşik içtihat prensiplerine göre, beraat kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesiyle birlikte önceki gözaltı ve tutuklama tedbirleri kanun gereğince hukuka aykırı hâle gelmektedir. Derece mahkemeleri tarafından bu bende dayanılarak tazminat ödenmesine karar verildiğinde, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kapsamında yapacağı inceleme sadece hükmedilen tazminat miktarının yeterli olup olmadığını belirlemekle sınırlıdır. Yargı mercilerinin tazminat miktarlarını somut olaya göre takdir etme yetkisi bulunsa da, hükmedilen tutar meydana gelen ihlalin ağırlığıyla tam olarak orantılı olmalı ve önemsiz, sembolik bir miktar düzeyinde kalmamalıdır.

Manevi tazminat miktarının yeterliliği belirlenirken, kararı veren yargı merciinin karar tarihinde Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda hükmettiği tutarlarla detaylı bir karşılaştırma yapılır. Bu hukuki değerlendirmede kişinin sosyal ve ekonomik durumu, mesleki ve toplumsal konumu, üzerine atılı suçun niteliği ve koruma tedbirinin kişi üzerinde bıraktığı kalıcı olumsuz etkiler mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Hükmedilen tazminatın Anayasa Mahkemesi standartlarının çok altında kalarak hakkın özünü zayıflatması, anayasal güvencelerin doğrudan ihlali sonucunu doğurur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iddialarını incelerken öncelikle maddi ve manevi tazminat taleplerini ayrı ayrı ele almıştır. Başvurucunun maddi tazminat talebine ilişkin olarak, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre zarfında kamu görevlisi olması hasebiyle maaşını kesintili olarak almaya devam ettiği, beraat ve göreve iade sonrasında ise kesilen kısımların kendisine toplu olarak ödendiği tespit edilmiştir. Bu sebeple başvurucunun kanıtlanmış bir maddi zararı bulunmadığından, derece mahkemelerince maddi tazminat talebinin reddedilmesi orantılı ve hukuka uygun bulunmuştur.

Manevi tazminat yönünden yapılan incelemede ise istinaf mahkemesinin nihai olarak 6.000 TL ödenmesine karar verdiği görülmüştür. Anayasa Mahkemesi, bu miktarı kendi emsal kararları ve ihlalin ağırlığı ile karşılaştırmıştır. Başvurucunun haksız yere maruz kaldığı koruma tedbirinin süresi ve niteliği dikkate alındığında, 2020 yılı itibarıyla Anayasa Mahkemesinin tutuklama tedbirinin hukukiliği iddialarında hükmettiği ortalama tazminat miktarlarının (ortalama 80.000 TL, asgari 30.000 TL) çok altında bir meblağa hükmedildiği açıkça anlaşılmıştır.

Her ne kadar derece mahkemelerinin hükmettiği tazminatın, Anayasa Mahkemesinin verdiği miktarla birebir aynı olması zorunlu olmasa da, takdir edilen 6.000 TL'lik tutarın başvurucunun uğradığı manevi zararı karşılamaktan son derece uzak olduğu ve tazminat hakkının özünü zayıflatacak kadar düşük bir seviyede kaldığı vurgulanmıştır. Bu derece düşük bir tazminat, haksız tutuklama ve gözaltı karşısında anayasal bir güvence olarak öngörülen giderim hakkının anlamsızlaşmasına yol açmaktadır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, hukuka aykırı tutma nedeniyle ödenen manevi tazminatın yetersiz olması sebebiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Suçsuz yere hapis yattım, beraat ettim. Devletten tazminat alabilir miyim? expand_more
Evet, alabilirsiniz. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesine göre, kanuna uygun şekilde yakalanıp tutuklandıktan sonra beraat eden kişiler, haksız yere özgürlüklerinden mahrum kaldıkları bu süreler için devletten maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Bu mekanizma, Anayasa'nın güvence altına aldığı kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının bir gereğidir.
Memurum, beraat edince kesilen maaşlarımı geri verdiler. Maddi tazminat da alabilir miyim? expand_more
İspatlanmış somut bir maddi zararınız yoksa maddi tazminat talebiniz mahkemece reddedilir. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, kamu görevlisi olup beraat neticesinde göreve iade edilen ve kesilen maaşlarını toplu olarak geri alan kişilerin kanıtlanmış bir maddi zararı bulunmadığı kabul edilir ve bu durumdaki ret kararları hukuka uygun bulunur.
Mahkeme haksız tutukluluk için çok komik bir manevi tazminat verdi. Ne yapmalıyım? expand_more
Derece mahkemelerinin ve istinafın verdiği tazminat mağduriyetinizi gidermeyecek kadar düşükse Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilirsiniz. Anayasa Mahkemesi, haksız tutuklama için verilen tazminatın sembolik kalmasını ve kendi belirlediği emsal tutarların çok altında olmasını kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ağır bir ihlali olarak kabul etmektedir.
Hakimler haksız tutuklama manevi tazminatını neye göre belirliyor? expand_more
Yargı mercileri manevi tazminatı belirlerken; kişinin sosyal ve ekonomik durumunu, mesleki ve toplumsal konumunu, suçun niteliğini ve tutuklamanın yarattığı olumsuz etkileri dikkate almak zorundadır. En önemlisi, takdir edilen bu rakamın karar tarihindeki benzer Anayasa Mahkemesi kararlarında hükmedilen meblağlarla uyumlu olması, hakkın özünü zayıflatacak kadar düşük seviyede kalmaması gerekir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir