Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/22646 E. 2019/20401 K.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/22646 E. 2019/20401 K.

Bu karar, işçinin fazla çalışma muvafakati verdiği durumlarda, sırf yasal çalışma sürelerinin aşıldığı iddiasıyla iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedemeyeceğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yargıtay, taraflar arasında imzalanan baştaki iş sözleşmesinde ve her yıl yenilenen muvafakatnamelerde fazla mesaiye açık onay verilmesinin, işçinin ileride bu durumu öne sürerek fesih hakkını kullanmasını sınırladığına dikkat çekmektedir. Ayrıca, işçinin fazla çalışma yaptığını ve bunun ücretini alamadığını mutlaka usulüne uygun, somut delillerle ispatlaması gerektiği, sadece iddia düzeyinde kalan söylemlerin dinlenemeyeceği vurgulanmıştır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
Esas No 2016/22646
Karar No 2019/20401
Karar Tarihi 06.11.2019
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Fazla çalışma iddiası usulünce ispatlanmalıdır.
  • gavel İşçinin fazla çalışma muvafakati geçerlidir.
  • gavel Yasal sınırı aşan çalışma fesih sebebi değildir.

Bu karar, işçinin fazla çalışma muvafakati verdiği durumlarda, sırf yasal çalışma sürelerinin aşıldığı iddiasıyla iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedemeyeceğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yargıtay, taraflar arasında imzalanan baştaki iş sözleşmesinde ve her yıl yenilenen muvafakatnamelerde fazla mesaiye açık onay verilmesinin, işçinin ileride bu durumu öne sürerek fesih hakkını kullanmasını sınırladığına dikkat çekmektedir. Ayrıca, işçinin fazla çalışma yaptığını ve bunun ücretini alamadığını mutlaka usulüne uygun, somut delillerle ispatlaması gerektiği, sadece iddia düzeyinde kalan söylemlerin dinlenemeyeceği vurgulanmıştır.

Emsal niteliğindeki bu karar, çalışma hayatında ve yargısal uygulamada sıklıkla karşılaşılan "fazla mesai limitinin aşılması ve rıza" tartışmalarına çok net bir hukuki sınır çizmektedir. İşçinin, çalışma saatlerinin yasal sınırların üzerine çıkmasını tek başına bir haklı fesih sebebi yapabilmesi için, öncelikle bu alacaklarının ödenmediğini kesin delillerle kanıtlaması şarttır. Mahkemelerin, iş sözleşmesindeki rıza beyanlarını ve her yıla yayılan yazılı muvafakatnameleri yargılama aşamasında titizlikle değerlendirmesi gerektiği, bu unsurlar göz ardı edilerek salt beyana dayalı verilen kıdem tazminatı kararlarının hukuka aykırı olacağı uygulamaya kazandırılmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bir işçi, çalıştığı işverene karşı iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini öne sürerek kıdem tazminatı talebiyle dava açmıştır. İşçi, işyerinde kendi rızası dışında sürekli 12 saatlik vardiyalar halinde çalıştırıldığını, yıllık 270 saatlik yasal fazla mesai sınırının aşıldığını iddia etmiştir. Ayrıca, pazar günleri işe gitmediğinde kendisine psikolojik baskı (mobbing) uygulandığını, dini ve milli bayramlarda da çalışmaya zorlandığını belirterek işten ayrılmıştır. İşçi, öne sürdüğü bu haklı nedenlere dayanarak kıdem tazminatının işverenden tahsil edilmesini talep etmiştir. İşveren ise iddiaların asılsız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık, yerel mahkemenin davayı kabul etmesinin ardından Yargıtay denetimine taşınmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan kurallar, 4857 sayılı İş Kanunu'nun işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenleyen hükümlerine dayanmaktadır. Özellikle 4857 sayılı İş Kanunu m. 24/II-e hükmü uyarınca, işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, işçi sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir. Aynı kanunun m. 24/II-f bendi ise çalışma şartlarının esaslı bir şekilde uygulanmaması durumunda işçiye haklı fesih imkanı tanır.

Fazla çalışma kavramı, 4857 sayılı İş Kanunu m. 41 uyarınca kural olarak işçinin yazılı onayına tabidir ve bir yılda toplam 270 saati aşamaz. İşçinin bu çalışmalara rıza göstermesi, iş sözleşmesi kurulurken alınabileceği gibi yıllık olarak düzenlenen muvafakatnameler aracılığıyla da sağlanabilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, işçinin kendi serbest iradesi ve imzasıyla fazla çalışma yapmayı kabul ettiği durumlarda, salt yasal saatlerin (yıllık 270 saatin) üzerinde çalışma yapıldığı iddiası haklı fesih sebebi oluşturmaz. İşçinin haklı nedenle sözleşmeyi feshedebilmesi için bu çalışmaların ücretinin ödenmediğini somut, usulüne uygun yazılı deliller ve tanık beyanlarıyla kesin olarak kanıtlaması hukuki bir zorunluluktur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargıtay incelemesine konu olan somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin haftanın dört günü 12 saatlik vardiyalar halinde kesintisiz çalıştırıldığı saptanmıştır. İşçi, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması nedeniyle sosyal hayatının durma noktasına geldiğini iddia ederek iş sözleşmesine son vermiştir. Ancak Yargıtay, dosya kapsamındaki deliller ışığında işçinin yaptığı bu fazla çalışmaların karşılığını alamadığını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığını saptamıştır. Bununla birlikte, işçinin kendi iddiası olan muvafakat alınmadan fazla mesai yaptırıldığı yönündeki beyanları, dosyadaki resmi belgelerle çelişmektedir. Taraflar arasında başlangıçta imzalanan iş sözleşmesinde, işverenin talep etmesi halinde işçinin fazla mesaiye kalmayı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmayı peşinen kabul ettiği görülmüştür. Dahası, dosyaya sunulan ve 01.01.2015 ile 31.12.2015 tarihleri arasını kapsayan özel muvafakatname belgesi ile davacının fazla mesai yapmaya güncel olarak da rıza gösterdiği somutlaşmıştır. Bu açık rıza beyanları karşısında, davacının yalnızca yasal limit olan yıllık 270 saatin üzerinde bir çalışma yaptırıldığı iddiasına dayanarak sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi hukuken mümkün görülmemiştir. İşçinin haklı fesih iddiası maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan, talep edilen kıdem tazminatının reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, haklı fesih iddiasının ispatlanamaması sebebiyle kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiği yönünde kararı bozmuştur.

Çok fazla mesai yapıyorum diye işten çıkarsam tazminat alabilir miyim? expand_more
Sadece çok fazla mesai yaptığınızı ileri sürerek iş sözleşmenizi haklı nedenle feshetmeniz ve kıdem tazminatı almanız kural olarak mümkün değildir. Yargıtay kararlarına göre, işçinin iş sözleşmesinde veya her yıl yenilenen yazılı muvafakatnamelerde fazla mesai yapmaya açıkça onay vermiş olması durumunda, bu çalışma saatlerinin yoğunluğu tek başına haklı fesih sebebi sayılamaz. Kıdem tazminatı alabilmeniz için, yaptığınız bu fazla çalışmaların ücretinin işveren tarafından ödenmediğini somut, usulüne uygun yazılı deliller ve tanık beyanlarıyla kesin olarak kanıtlamanız yasal bir zorunluluktur. Aksi takdirde, salt iddia düzeyinde kalan söylemlerle yapılan fesihler hukuka aykırı bulunacak ve mahkemece tazminat talebiniz reddedilecektir.
Yıllık 270 saatlik mesai sınırı aşılırsa haklı fesih yapabilir miyim? expand_more
Hayır, sırf yasal sınır olan yıllık 270 saatin üzerinde çalışma yapıldığı iddiasına dayanarak iş sözleşmenizi haklı nedenle derhal feshedemezsiniz. Yargıtay'ın emsal niteliğindeki içtihatlarına göre, kendi serbest iradeniz ve imzanızla fazla çalışma yapmayı önceden kabul ettiğiniz durumlarda, çalışma saatlerinin yasal sınırların üzerine çıkması kendi başına haklı fesih sebebi oluşturmamaktadır. İş sözleşmesindeki rıza beyanları ve dosyaya sunulan muvafakatnameler mahkemeler tarafından titizlikle değerlendirildiğinden, fazla mesai limitinin aşılması durumu, ancak bu çalışmaların ücretinin ödenmediğinin kesin delillerle ispatlanması halinde size haklı fesih imkanı tanır.
Fazla mesai ücretimi alamadığımı mahkemede nasıl ispatlamam gerekir? expand_more
İş hukukunda fazla çalışma yaptığını ve bunun ücretini alamadığını ispat yükü usulünce iddia sahibi işçinin üzerindedir. 4857 sayılı İş Kanunu madde 24/II-e uyarınca ücretinizin kanun veya sözleşme şartlarına uygun ödenmediğini iddia ediyorsanız, bu durumu mutlaka somut, usulüne uygun yazılı belgelerle veya gerektiğinde tanık beyanlarıyla kesin olarak kanıtlamak zorundasınız. Sadece muvafakat alınmadan çalıştırıldığınız yönündeki dosyayla çelişen soyut beyanlarınız mahkemelerce dinlenmez; iddianız ancak kesin ve inandırıcı kanıtlarla desteklenirse haklı fesih sebebi sayılır.
Bayram ve tatillerde çalışmaya zorlanırsam işten haklı olarak çıkabilir miyim? expand_more
Kural olarak ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılması işçinin yazılı onayına bağlı olsa da, işe girerken imzaladığınız sözleşmede veya sonradan verdiğiniz muvafakatnamelerde bu çalışmalara peşinen rıza göstermiş olabilirsiniz. İşverenin talep etmesi halinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmayı yazılı olarak baştan kabul ettiyseniz, bu açık rıza beyanınız sizi bağlar. Bu belgelere rağmen sosyal hayatınızın etkilendiğini gerekçe göstererek işi bırakmanız haklı fesih sayılmaz; işten haklı nedenle ayrılarak kıdem tazminatı alabilmenizin tek yolu, bu tatil çalışmalarınızın karşılığı olan ücretin tarafınıza hiç ödenmediğini ispatlamanızdır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir