Anasayfa Karar Bülteni YARGITAY | 9. HD | 2024/6479 E. | 2024/10008 K.

Karar Bülteni

YARGITAY 9. HD 2024/6479 E. 2024/10008 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2024/6479
Karar No 2024/10008
Karar Tarihi 25.06.2024
Dava Türü Alacak
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
  • Eğitim gideri orantılı bir çalışmayla karşılığını bulmalıdır.
  • Vadesi gelmeyen eğitim masrafı taksitleri peşin talep edilemez.
  • İşçiye verilen eğitim sadakat borcu kapsamında değerlendirilir.
  • Eğitim sözleşmesindeki muacceliyet şartları dikkatle incelenmelidir.

Bu karar, işverenlerin personeline sunduğu mesleki eğitimlerin karşılığında talep ettikleri mecburi hizmet süreleri ve bu eğitim masraflarının geri ödenmesi koşulları açısından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Yargıtay, işverenin işçiye verdiği eğitim karşılığında belirli bir süre çalışma şartı getirmesini işçinin sadakat borcu kapsamında hukuka uygun bulmakla birlikte, bu masrafların tahsilinde sözleşme hükümlerinin dar ve işçi lehine yorumlanması gerektiğini vurgulamaktadır. Özellikle, iş sözleşmesinin mecburi hizmet süresi dolmadan sona ermesi durumunda, kalan eğitim masrafı taksitlerinin tümünün birden muaccel olup olmayacağı hususu netleştirilmiştir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir durum olan eğitim masraflarının taksitler halinde maaştan kesilmesi prosedüründe, benzer davalara emsal teşkil edecek kritik bir ilke benimsenmiştir. Yargıtay, sözleşmede mecburi hizmetin ihlali halinde kalan tüm tutarın defaten ve derhal ödeneceğine dair açık bir muacceliyet şartı bulunmuyorsa, işverenin yalnızca dava tarihi itibarıyla vadesi gelmiş taksitleri talep edebileceğini hüküm altına almıştır. Bu yaklaşım, işçilerin işten ayrılmaları halinde altından kalkamayacakları toplu borç yüküyle karşılaşmalarını engellerken, işverenleri de eğitim sözleşmelerini hazırlarken muacceliyet ve geri ödeme şartlarını daha belirgin ve adil düzenlemeye sevk edecektir. Karar, sektörde özellikle havacılık gibi yüksek eğitim maliyeti olan alanlardaki sözleşmeler için bağlayıcı bir rehber niteliğindedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bu uyuşmazlıkta, özel bir hava yolu şirketinde pilot olarak görev yapan bir çalışan ile işveren şirket karşı karşıya gelmiştir. Pilot, uçuş saatlerine uyulmadığı, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği, kendisine psikolojik baskı (mobbing) uygulandığı ve rızası dışında maaşından "eğitim ücreti" adı altında haksız kesintiler yapıldığı gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, ücret ve fazla çalışma alacaklarının ödenmesi için dava açmıştır. Buna karşılık işveren şirket, pilotla işe girişinde yapılan eğitim sözleşmesi gereği 15 yıllık mecburi hizmet yükümlülüğü bulunduğunu, pilotun bu süreyi doldurmadan istifa ettiğini iddia ederek karşı dava açmıştır. İşveren, pilota verilen eğitim masrafından kalan yaklaşık 31.000 USD tutarındaki bakiyenin tahsilini talep etmektedir. Uyuşmazlığın temelini, henüz vadesi gelmemiş bu eğitim giderinin işçiden peşin olarak tahsil edilip edilemeyeceği oluşturmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Yargıtay'ın bu uyuşmazlığı çözerken dayandığı hukuki kurallar, işverenin sağladığı mesleki eğitimlerin karşılığında kararlaştırılan mecburi hizmet yükümlülükleri ve borçların istenebilir (muaccel) hale gelme ilkelerine dayanmaktadır. İşçi ile işveren arasında kurulan iş ilişkisinde genel çerçeve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve iş mevzuatı ile çizilmektedir. Borçlar hukukunun temel prensiplerinden olan sözleşme serbestisi kapsamında, işverenin işçiye verdiği ve onun mesleki niteliğini artırarak ileride daha kolay iş bulmasını sağlayan eğitimlerin masrafları, belirli kurallar dâhilinde işçiden talep edilebilmektedir.

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, işçiye işverence masrafları karşılanarak verilen eğitim karşılığında, işçinin belli bir süre o işyerinde çalışmasının kararlaştırılması mümkündür. Bu yükümlülük, işçinin işverene olan sadakat borcunun bir yansıması olarak kabul edilir. Ancak bu noktada, verilen eğitimin karşılığında yükümlenilen çalışma süresinin, eğitimin türü, maliyeti ve işçiye kattığı değer ile orantılı ve uyumlu olması zorunludur.

Bunun yanı sıra, uyuşmazlığın çözümünde borçların muaccel olması kuralı kilit rol oynamaktadır. Sözleşmelerde borcun ifa zamanı veya taksitlendirilmesi kararlaştırılmışsa, vadesi gelmeyen bir borcun alacaklı tarafından peşin olarak talep edilmesi kural olarak mümkün değildir. İşçinin mecburi hizmet süresini doldurmadan işten ayrılması halinde, tüm eğitim borcunun derhal ve peşin olarak ödeneceğine dair sözleşmede açık bir şart bulunmuyorsa, genel hukuk kuralları gereği yalnızca vadesi gelmiş olan taksitlerin tahsili istenebilir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Dosya kapsamındaki deliller ve taraflar arasında akdedilen 18.01.2010 tarihli eğitim sözleşmesi incelendiğinde, pilot adayına verilen tip eğitiminin masraflarının, işçinin aylık ücretinin dörtte birini geçmeyecek şekilde 180 aylık (15 yıllık) bir periyotta taksitler halinde geri alınacağının düzenlendiği tespit edilmiştir. Bu sözleşme hükmü çerçevesinde, işveren tarafından 61 ay boyunca işçinin maaşından toplam 21.960 USD tutarında eğitim gideri kesintisi yapıldığı görülmüştür. Ayrıca dosyaya sunulan belgelere göre toplam eğitim gideri bedelinin KDV dâhil 64.800 USD olarak faturalandırıldığı anlaşılmıştır.

Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi, iş sözleşmesinin feshinin ardından toplam eğitim gideri olan tutardan işçinin maaşından kesilen ve ödenen miktarları mahsup ederek, geriye kalan 30.988,91 USD tutarındaki bakiye eğitim masrafının karşı dava kapsamında işçiden tek seferde tahsiline karar vermiştir. Ancak Yargıtay incelemesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin koşulları daha titizlikle ele alınmıştır. Sözleşmede yer alan hükme göre, söz konusu eğitimin masraflarına ilişkin borcun 180 aylık periyotta ödeneceği açıktır. Buna rağmen, iş sözleşmesinin 15 yıllık mecburi hizmet süresi dolmadan feshedilmesi halinde kalan tüm taksitlerin defaten (peşin olarak) ödeneceğine ya da geriye kalan borcun tamamının bir anda muaccel hale geleceğine dair açık bir sözleşme hükmü veya özel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tarafların eğitim masraflarını iş sözleşmesinden bağımsız bir ödeme periyoduna bağladığını vurgulamıştır. Dava tarihi itibarıyla henüz vadesi gelmemiş ve ödeme günü çatmamış olan eğitim masrafı taksitlerinin de hesaplanarak toptan tahsiline hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Yalnızca dava tarihi itibarıyla vadesi gelen taksitlerin hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, henüz vadesi dolmayan gelecek taksitlerin de istenebilir gibi kabul edilmesi doğru görülmemiştir.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, vadesi gelmeyen eğitim taksitlerinin peşin olarak tahsil edilemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: