Karar Bülteni
YARGITAY 9. HD 2017/508 E. 2018/2180 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2017/508 |
| Karar No | 2018/2180 |
| Karar Tarihi | 12.02.2018 |
| Dava Türü | İşe İade |
| Karar Sonucu | Bozma |
| Karar Linki | Yargıtay Karar Arama |
- Ceza davası iş davasında bekletici mesele yapılmalıdır.
- Derdest ceza davası hukuk yargılamasını doğrudan etkiler.
- Bekletici mesele için davalar arası bağlantı şarttır.
Bu karar, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklarda, işçinin işten çıkarılmasına sebep olan eylemleri nedeniyle yargılandığı ceza davasının, işe iade veya alacak davalarına olan doğrudan etkisini gözler önüne sermektedir. Mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca bir davadaki asıl sorunun çözümünün, başka bir mahkemedeki davanın sonucuna bağlı olduğu hâllerde bekletici mesele kurumunun işletilmesi gerektiğini kesin bir dille ifade etmiştir. Hukuk davalarında verilecek kararın, ceza davasının kesinleşmesiyle ortaya çıkacak maddi gerçeklikle çelişmemesi hukuki güvenilirlik açısından büyük önem taşır.
Emsal etkisi bakımından bu içtihat, uygulamada sıklıkla karşılaşılan eş zamanlı ceza ve hukuk davalarının yürütülmesinde yerel mahkemelere net bir usul kuralı hatırlatması yapmaktadır. İşçinin zimmet ve evrakta sahtecilik gibi ağır suçlamalarla yargılandığı durumlarda, beraat kararı verilmiş olsa dahi bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmesi beklenmelidir. Zira ceza mahkemesinin vereceği nihai karar, işverenin fesih hakkının haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığını doğrudan belirleyecektir. Bu nedenle, iş mahkemelerinin ceza davasının kesinleşmesini beklemeden hüküm kurması usule aykırı bulunmuş olup, benzer davalar için yön gösterici güçlü bir emsal teşkil etmektedir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Uyuşmazlık, bir tarım kredi kooperatifinde uzun yıllar boyunca depo ve muhasebe sorumlusu olarak çalışan davacının, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiği iddiasıyla açtığı işe iade davasından kaynaklanmaktadır. İşçi, zorunlu izne çıkarıldığını, yokluğunda yerine yetkisiz kişilerin görevlendirildiğini, usulüne uygun devir teslim yapılmadığını ve bu süreçte depoda oluşan gübre açığından haksız yere sorumlu tutularak işten çıkarıldığını ileri sürmüş ve işe iadesini talep etmiştir.
Buna karşılık işveren kooperatif, idari soruşturma sonucunda işçinin yüksek miktarda malı zimmetine geçirdiğinin ve sahte senet düzenlediğinin tespit edildiğini, bu sebeple işten çıkarılmasının haklı bir nedene dayandığını savunmuştur. Uyuşmazlığın temelinde feshe konu olan bu ağır suçlamaların gerçekliği yatmaktadır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu uyuşmazlığı çözerken yargılama usulünü derinden etkileyen ve adil yargılanmanın tesisini sağlayan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 165 hükmünü temel almıştır. İlgili kanun maddesi, "bekletici sorun" (bekletici mesele) kurumunu düzenler. Bu kurala göre; bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davanın sonucuna yahut dava konusuyla ilgili hukuki bir ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkemece o davanın sonuçlanmasına kadar yargılama bekletilebilir.
Yerleşik içtihat prensiplerine göre, bir davanın başka bir davada bekletici mesele yapılabilmesi için iki temel şartın bir arada gerçekleşmesi gerekir. Birincisi, bekletici mesele yapılacak davanın başka bir mahkemede derdest, yani hâlihazırda görülmekte olmasıdır. İkincisi ise, iki dava arasında sıkı bir hukuki bağlantı bulunması ve diğer davada verilecek kesin hükmün, bekletilecek davada verilecek kararı doğrudan etkileyecek nitelikte olmasıdır.
İş hukuku uygulamasında, işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesine gerekçe gösterilen eylemler aynı zamanda ceza kanunları kapsamında bir suç teşkil ediyorsa, ceza mahkemesinin maddi vakıalara ilişkin yapacağı tespitler hukuk hakimini bağlar. Ceza yargılaması sonucunda suçun işlenip işlenmediği kesin olarak ortaya çıkacaktır. Hukuk hakimi, gerçeğin tam olarak aydınlatılabilmesi ve yargı kararları arasında çelişki doğmaması adına, ceza davasının kesin hükümle sonuçlanmasını beklemelidir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi hakkında, işveren tarafından ileri sürülen iddialar doğrultusunda Ağır Ceza Mahkemesinde "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve zimmet" suçlarından ceza davası açıldığı tespit edilmiştir. İlgili Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama neticesinde atılı suçların davacı tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle işçi lehine beraat kararı vermiştir. Ancak dosyanın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtları üzerinden yapılan incelemesinde, verilen bu beraat kararının henüz kesinleşmediği saptanmıştır. Ceza dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arşivinde olduğu, dolayısıyla inceleme aşamasının devam ettiği görülmüştür.
Yargıtay incelemesine göre, davacı işçi hakkındaki ceza davası derdest olup kesin hükümle sonuçlanmamıştır. İşçinin açtığı bu işe iade davasındaki temel konu, feshe sebep gösterilen zimmet ve sahtecilik eylemlerinin kendisi tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğidir. Ceza mahkemesinde verilecek olan nihai ve kesin karar, işçinin söz konusu eylemleri işleyip işlemediğini hukuken tescil edecektir. Bu nedenle ceza mahkemesi dosyasında verilecek kararın, eldeki işe iade davasının sonucunu doğrudan doğruya etkileyeceği ortadadır.
Yerel mahkemenin, ceza davasının kesinleşmesini beklemeden ve bu durumu yasal olarak bekletici mesele yapmadan mevcut duruma göre işe iade yönünde hüküm kurması, usul kurallarına aykırı bulunmuştur. Ceza davasının kesin hükümle sonuçlanmasının beklenmesi hukuki bir zorunluluktur.
Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ceza davasının kesin hükümle sonuçlanmasının bekletici mesele yapılması gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.