Anasayfa/ Makale/ Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmelerinin Hukuki Yapısı

Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmelerinin Hukuki Yapısı

Günümüzde ticari faaliyetlerin vazgeçilmezi olan yazılımların kesintisiz çalışması için akdedilen yazılım bakım ve destek sözleşmeleri, mevzuatımızda açıkça düzenlenmemiş kendine özgü hukuki bir yapıya sahiptir. Bu sözleşmelerin işleyişi, tarafların niteliği ve üstlenilen edimlere göre farklı kanun hükümlerinin kıyasen uygulanmasını gerektirir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüz dijital çağında, işletmelerin ve bireylerin kullandığı elektronik sistemlerin temelini yazılımlar oluşturmaktadır. Bir yazılımın yalnızca geliştirilmesi ve teslim edilmesi yeterli olmamakta, kullanım ömrü boyunca ortaya çıkabilecek hataların giderilmesi, yeni sistemlere entegrasyonu ve güvenliğinin sağlanması için yazılım bakım ve destek sözleşmelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Hukuk sistemimizde özel olarak ismen düzenlenmemiş olan bu sözleşmeler, uygulamada tarafların ihtiyaçlarına göre şekillenmekte ve devasa bir ekonomik pazar yaratmaktadır. Özellikle ticari hayatın kesintisiz devam edebilmesi, veri kayıplarının önlenmesi ve bilgi güvenliği yönetiminin sağlanabilmesi için taraflar arasındaki hak ve yükümlülüklerin doğru bir hukuki zemine oturtulması şarttır. Bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle incelendiğinde, bu sözleşmelerin barındırdığı karmaşık yapının, uyuşmazlıkların çözümünde hangi kanun hükümlerinin uygulanacağının tespiti açısından büyük önem taşıdığı görülmektedir. Zira atipik sözleşmeler kategorisinde yer alan bu metinler, klasik sözleşme tiplerinin sınırlarını aşarak modern teknolojinin gereksinimlerine yanıt veren dinamik bir hukuki nitelik sergilemektedir.

Yazılım Bakım Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği

Yazılım bakım ve destek sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunu kapsamında ismen düzenlenmiş tipik bir sözleşme türü değildir. Bünyesinde birden fazla sözleşme tipine ait unsurları barındırdığı ve kanunda tanımlanmamış tamamen teknolojiye has edimler içerdiği için doktrinde ve yargı uygulamasında kendine özgü isimsiz sözleşme olarak nitelendirilmektedir. Sözleşmenin hukuki yapısı; tarafların üstlendiği edimlerin sürekli veya ani olmasına, bağımlılık ilişkisinin bulunup bulunmamasına göre değişkenlik gösterir. Kanunumuzda düzenlenmemiş iş görme sözleşmelerine kural olarak vekalet sözleşmesi hükümleri kıyasen uygulanmakla birlikte, her somut sözleşmenin taşıdığı özelliklere göre eser sözleşmesi veya hizmet sözleşmesi kurallarının da devreye girdiği görülmektedir. Örneğin, belirli bir hatanın giderilmesi veya yazılımın yeni bir versiyona güncellenmesi gibi tek seferlik ve sonuç odaklı işlerde sözleşme eser sözleşmesine yaklaşırken; bağımsız bir uzman tarafından verilen sürekli teknik destek hizmetlerinde vekalet sözleşmesinin unsurları ağır basmaktadır. Şirket bünyesinde emir ve talimat altında çalışan bir bilgi işlem personelinin yürüttüğü bakım faaliyetleri ise doğrudan iş sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir.

Tarafların Sözleşmesel Yükümlülükleri

Bu sözleşmeler kapsamında hizmet sağlayıcı konumundaki yazılımcının sorumlulukları, sözleşmenin sınırlarını ve kalitesini belirler. Yazılımcı; kullanım sırasında ortaya çıkan hataların tespit edilmesi, log kayıtlarının tutularak bilgi güvenliğinin sağlanması, sistemin performansını artıracak periyodik güncelleme ve geliştirme faaliyetlerinin yürütülmesi ve yeni donanımlarla entegrasyon gibi çok çeşitli teknik bakım edimlerini üstlenir. Öte yandan hizmet alan müşterinin ana yükümlülüğü kural olarak sözleşme bedelinin ödenmesidir. Bedel; tarafların iradesine göre global ücret, birim ücret veya ortalama ücret yöntemleriyle götürü bedel olarak kararlaştırılabilir. Tarafların karşılıklı dürüstlük ve sadakat kuralları çerçevesinde hareket etmesi zorunludur. Müşteri, yazılımcının sistemlere uzaktan veya fiziksel olarak erişebilmesi için gerekli erişim iznini sağlamalı ve bakım faaliyeti için birlikte çalışma yükümlülüğünü yerine getirmelidir. Aksi halde yüklenici, alacaklı temerrüdü hükümlerine dayanarak hukuki işlem yapabilecektir.

İhbar Yükümlülüğü ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

Sözleşmenin ifası sırasında ortaya çıkan aksaklıkların giderilebilmesi için müşterinin derhal bildirim yükümlülüğünü yerine getirmesi hayati bir hukuki önem taşır. Hataların geç bildirilmesi nedeniyle zararın artması durumunda yüklenici sorumlu tutulamaz. Uyuşmazlıkların çözüm sürecinde ve usuli adımlarda dikkat edilecek temel kurallar şu şekildedir:

  • Müşteri ayıplı ifa durumunda haklarını kullanabilmek için makul süre içinde ihbar şartını sağlamalıdır.
  • Tacirler arasındaki temerrüt ihbarları noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla veya kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmalıdır.
  • Tarafların her ikisinin de tacir veya kamu tüzel kişisi olması halinde yetkili mahkeme sözleşmeyle serbestçe belirlenebilir.
  • Taraflardan birinin tacir olmadığı durumlarda kanuni kurallar işler ve kural olarak davalının yerleşim yeri veya ifa yeri mahkemeleri yetkili kabul edilir.
Yazılım bakım anlaşması yaptık ama kanunda yeri yokmuş, haklarımı nasıl arayacağım? expand_more
Yazılım bakım ve destek sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunu'nda özel olarak ismen düzenlenmemiş kendine özgü isimsiz sözleşmelerdir. Ancak bu durum, yaşayacağınız uyuşmazlıklarda hukuki bir korumadan yoksun olduğunuz anlamına gelmez. Karşılaştığınız somut olayın ve üstlenilen edimlerin özelliklerine göre vekalet, eser veya hizmet sözleşmesi hükümleri kıyasen uygulanmaktadır. Örneğin, tek seferlik bir hata giderme işinde eser sözleşmesi kuralları işletilirken, periyodik veya sürekli destek hizmetlerinde vekalet sözleşmesinin kuralları devreye girecektir.
Programda hata çıktı ama geç haber verdim, yazılımcı zararı karşılamak zorunda mı? expand_more
Hukuki düzenlemelerimiz çerçevesinde, sistemde ortaya çıkan aksaklıkları derhal hizmet sağlayıcıya bildirme yükümlülüğünüz bulunmaktadır. Eğer bu ihbarı makul bir süre içinde yapmazsanız ve gecikmeniz nedeniyle ortaya çıkan zarar artarsa, yazılımcıyı bu artan kısımdan sorumlu tutmanız mümkün olmayacaktır. Ayıplı ifa durumunda yasal haklarınızı tam anlamıyla kullanabilmeniz için bildirim sürecini geciktirmeden işletmeniz hayati bir usuli adımdır. Zamanında yapılmayan bildirimler, mahkeme nezdinde aleyhinize sonuçlar doğurabilir.
Müşterim sisteme erişim vermiyor, bakımı yapamıyorum. Suçlu ben mi olurum? expand_more
Yazılım bakım sözleşmelerinde müşterinin en temel yükümlülüklerinden biri, bakım hizmetinin ifa edilebilmesi için size gerekli olan uzaktan veya fiziksel erişim iznini sağlamaktır. Birlikte çalışma yükümlülüğüne aykırı hareket eden ve sisteme erişiminizi engelleyen müşteri karşısında hizmeti veremediğiniz için doğrudan sorumlu tutulmazsınız. Böyle bir senaryoda, yasal olarak "alacaklı temerrüdü" hükümlerine dayanarak hukuki işlem başlatma hakkınız doğar. Tarafların dürüstlük ve sadakat kuralları çerçevesinde hareket etmesi zorunlu olduğundan, müşterinin bu tavrı haklarınızı ortadan kaldırmaz.
Şirket olarak yazılımcıya hatayı bildireceğiz, e-posta atsak yeterli olur mu? expand_more
Her iki tarafın da tacir statüsünde olduğu ticari ilişkilerde, salt standart e-posta ile yapılan temerrüt veya ayıp ihbarları usulüne uygun kabul edilmemektedir. İlgili usul kuralları gereği, tacirler arasındaki ihbarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla veya kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi üzerinden yapılması şarttır. Olası bir uyuşmazlık durumunda mahkeme huzurunda ispat sorunu yaşamamak adına bu resmi kanallardan birini kullanmanız gerekmektedir. Aksi takdirde, geçerli bir ihbar yapılmadığı gerekçesiyle yasal haklarınızı kullanmanız engellenebilir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir