Anasayfa/ Makale/ Yargıtay Kararları Işığında Ceza Yargılamasında SEGBİS Pratiği

Yargıtay Kararları Işığında Ceza Yargılamasında SEGBİS Pratiği

Ceza muhakemesinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) kullanımı, uygulamada doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkeleri ekseninde ciddi tartışmalara yol açmıştır. Bu makalede, Yargıtay’ın SEGBİS uygulamalarına yönelik bozma kararları incelenmekte, savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma ilkeleri yasal bağlamda değerlendirilmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri olan doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adil yargılanma hakkının tesisi için vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Teknolojik gelişmelerin hukuki süreçlere entegrasyonuyla hayatımıza giren Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS), yargılamanın hızlandırılması ve usul ekonomisi açısından çeşitli avantajlar sunsa da, pratik uygulamalarda sıklıkla savunma hakkının kısıtlanması tehlikesiyle karşı karşıya kalmamıza neden olmaktadır. Özellikle ceza davalarında sanığın mahkeme huzurunda bizzat bulunma talebinin reddedilerek uzaktan ifade alma yöntemine başvurulması, yüksek mahkeme içtihatlarında ciddi inceleme konuları yaratmıştır. Bir bilişim hukuku uzmanı perspektifiyle incelendiğinde, teknolojinin yargıya entegrasyonunun temel hak ve özgürlükleri ihlal etmeyecek şeffaf sınırlarla çizilmesi gerektiği açıktır. Nitekim Yargıtay’ın muhtelif ceza daireleri tarafından 2014-2016 yılları arasında verilen birçok bozma kararı, SEGBİS’in mahkemelerce sanığın rızası hilafına ve usule aykırı dayatmalarla kullanılmasının hukuka aykırılığını tescillemiştir.

Yargıtay Kararlarında SEGBİS Uygulamalarının Sınırları

Yargıtay kararları incelendiğinde, özellikle 16. 22. ve 3. Ceza Daireleri tarafından verilen bozma kararlarında SEGBİS pratiğinin hukuki sınırlarının net bir şekilde çizildiği görülmektedir. İlgili içtihatlarda oybirliğiyle vurgulanan en temel husus, güvenlik nedenleri veya yasal zorunluluklar gibi somut gerekçeler olmadıkça, sanıkların aleni bir biçimde bizzat mahkeme huzurunda savunma yapabilmelerinin esastır. Hukuk uygulamalarında sanığın duruşmada hazır bulunma hakkı, sadece bir usul işlemi değil, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi normlarıyla da korunan adil yargılanma hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Yargıtay, ilk ve son savunmanın alındığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı kritik oturumlarda sanığın SEGBİS yolu ile katılımının açık kabulüne dayalı olması gerektiğini hükme bağlamıştır. Aksi halde, sanığın açıkça mahkeme huzurunda bulunmak istemesine rağmen uzaktan yargılamaya zorlanması, yargılamanın yüz yüzeliği kuralının açık bir ihlali olarak değerlendirilmektedir.

Savunma Hakkının Kısıtlanması ve Hükmün Bozulması Nedenleri

Yüksek mahkemenin çeşitli emsal kararlarında, mahalli mahkemelerin SEGBİS kullanımı nedeniyle verdiği mahkumiyet hükümleri, savunma hakkının ihlali gerekçesiyle esastan bozulmuştur. Bilişim hukuku bağlamında teknolojinin getirdiği kolaylıklar, ceza muhakemesi usul kurallarının önüne geçemez. Sanıkların doğrudan mahkeme salonunda yargılanma taleplerinin reddedilmesinin yanı sıra, avukatlarıyla özel görüşme imkanlarının kısıtlanması da başlıca hukuka aykırılık nedenleri arasındadır. Yargıtay içtihatlarında öne çıkan ve hükmün bozulmasına yol açan temel SEGBİS uygulama hataları şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, mahkemeye getirtilmeden veya SEGBİS ortamında bağlantısı sağlanmadan yokluğunda yargılanması.
  • Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren ağır suçlarda, sanıkların rızası ve açık kabulü alınmaksızın sesli ve görüntülü iletişim tekniğiyle savunmalarının alınması.
  • Sistem aracılığıyla bağlanan sanığın, duruşma esnasında kendi müdafii ile gizli ve doğrudan görüşme imkanından mahrum bırakılması.
  • Esas hakkında son savunmasını duruşmada hazır bulunarak yapmak isteyen sanığın, bu talebinin mahkemece reddedilmesi.

Alt Sınırı Beş Yıl Olan Suçlarda Doğrudanlık İlkesi

Yargıtay 22. Ceza Dairesi'nin içtihatlarına yansıyan önemli bir diğer husus, yaptırımı ağır olan suç tiplerinde teknolojik vasıtaların kullanım şartlarının çok daha sıkı denetime tabi tutulmasıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca, ceza alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, kural olarak sanığın savunması talimatla veya olağanüstü koşullar haricinde SEGBİS gibi sesli ve görüntülü yöntemlerle sanığın rızası hilafına alınamaz. Pratikte karşılaşılan ve bozmaya konu olan vakalarda, sanıkların ceza infaz kurumlarından SEGBİS vasıtasıyla duruşmaya katılmaya zorlandığı ve kendilerine atanan müdafileriyle bir araya gelmelerine teknik veya fiziki olarak imkan tanınmadığı saptanmıştır. Bu tür uygulamalar, adil yargılanma hakkını zedelediği gibi, yargılama makamının sanığın hal ve tavırlarını doğrudan gözlemlemesini engelleyerek hakimin vicdani kanaatinin eksik teşekkül etmesine neden olmaktadır.

AİHM İçtihatları ve Ulusal Yargı Pratiğinin Uyumu

SEGBİS üzerinden yürütülen yargılamalarda ulusal mahkemelerin kararları değerlendirilirken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) normlarının ve emsal kararlarının da dikkate alınması zaruridir. Örneğin, Yargıtay 16. Ceza Dairesi, sanığın duruşmada bizzat bulunma hakkının kısıtlanmasını değerlendirirken AİHM'in meşhur Marcello Viola v. İtalya kararına açıkça atıf yapmıştır. Sözleşme ile garanti altına alınan kişinin kendini savunma, iddia tanıklarını doğrudan sorgulama ve tercümandan yararlanma haklarının duruşmada şahsen hazır bulunmaksızın nasıl etkin şekilde kullanılabileceği oldukça tartışmalıdır. Bilişim hukuku alanında teknolojik araçlar her ne kadar usul ekonomisine hizmet etse de, savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik tedbirler ancak istisnai ve kesinlikle zorunlu hallerde, orantılılık ilkesine uygun olarak devreye sokulmalıdır. Dolayısıyla, sesli ve görüntülü iletişim teknolojilerinin dayatma aracı olarak kullanılması, modern ceza adalet sisteminin temel insan hakları standartlarıyla bağdaşmamaktadır.

Hakim beni duruşmaya çağırmıyor, SEGBİS'ten katılacaksın diyor. Buna itiraz hakkım var mı? expand_more
Ceza yargılamasının en temel ilkelerinden biri, doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkesidir. Güvenlik gibi somut ve zorunlu bir gerekçe bulunmadıkça, duruşmada bizzat mahkeme huzurunda bulunarak savunma yapma hakkınız esastır. Yargıtay içtihatlarına göre, açık rızanız veya yasal bir zorunluluk olmaksızın uzaktan yargılamaya zorlanmanız savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Bu nedenle, mahkemenin sizi rızanız hilafına SEGBİS vasıtasıyla yargılanmaya zorlamasına karşı hukuken itiraz edebilir ve duruşmada bizzat hazır bulunma talebinizi ileri sürebilirsiniz.
Ağır bir suçtan yargılanıyorum. Mahkeme rızam olmadan ifademi ekrandan alabilir mi? expand_more
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren ağır suçlarda teknolojik vasıtaların kullanım şartları çok daha sıkı denetime tabidir. Bu tür ciddi suçlamalarda, olağanüstü koşullar söz konusu değilse, sizin açık kabulünüz alınmaksızın ifadenizin SEGBİS gibi sesli ve görüntülü yöntemlerle alınması hukuka aykırıdır. Yargıtay kararları, sanığın rızası olmadan yapılan bu tür uygulamalar sonucu verilen mahkûmiyet hükümlerini, adil yargılanma hakkının ve doğrudanlık ilkesinin ihlali sayılarak esastan bozmaktadır. Dolayısıyla, alt sınırı beş yılı aşan suçlarda rızanız hilafına SEGBİS üzerinden ifadenizin alınması yasal olarak mümkün değildir.
Cezaevinden SEGBİS ile duruşmaya bağlandım ama avukatımla gizli görüşemiyorum. Ne yapmalıyım? expand_more
SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağlanan bir sanığın, kendi müdafii (avukatı) ile gizli ve doğrudan görüşme imkanından mahrum bırakılması hukuka aykırıdır ve ciddi bir usul hatasıdır. Adil yargılanma hakkının güvence altına alınabilmesi için avukatınızla yargılamanın her aşamasında özel olarak görüşebilmeniz şarttır. Yargıtay'ın emsal kararlarında, bu imkanın teknik veya fiziki olarak sanığa tanınmaması açık bir bozma nedeni olarak kabul edilmektedir. Duruşma esnasında bu iletişim kısıtlamasının tutanağa geçirilmesini sağlamalı ve mahkemeden avukatınızla özel görüşme hakkınızın tesis edilmesini derhal talep etmelisiniz.
Davamda karar çıkacak. Son sözümü yüz yüze mahkemede söylemek istiyorum, reddedilebilir mi? expand_more
Ceza muhakemesinde, esas hakkında son savunmanın yapıldığı ve delillerin tartışıldığı oturumlar maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından son derece kritik bir aşamadır. Yargıtay, sanığın ilk ve son savunmasının alındığı bu önemli oturumlarda SEGBİS yoluyla katılımın kesinlikle sanığın açık kabulüne dayanması gerektiğini içtihat etmiştir. Şayet mahkeme huzurunda bizzat bulunarak son savunmanızı yapmak istiyorsanız, bu talebinizin mahkemece rızanız hilafına reddedilmesi yüz yüzelik kuralının açık bir ihlalidir. Böyle bir ret kararı verilerek SEGBİS üzerinden zorla hüküm kurulması, kararın yüksek mahkemede savunma hakkının kısıtlanması gerekçesiyle bozulmasına yol açacaktır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir