Anasayfa/ Makale/ Yargılamada SEGBİS ve Dijital Kayıt Kullanımının Hukuki Analizi

Yargılamada SEGBİS ve Dijital Kayıt Kullanımının Hukuki Analizi

Ceza muhakemesinde SEGBİS ve dijital kayıt kullanımının hukuki boyutları, doğrudan doğruyalık ilkesi ve adil yargılanma hakkı ekseninde incelenmektedir. Teknik aksaklıkların savunma hakkına etkisi ve Yargıtay ile AİHM içtihatları doğrultusunda sistemin sınırları ve hukuki geçerliliği değerlendirilmektedir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Ceza muhakemesi hukukunda maddi gerçeğe ulaşmak, yargılamanın en temel amacıdır. Bu amaca hizmet eden doğrudan doğruyalık ve yüzyüzelik ilkeleri, delillerin araya vasıta girmeden doğrudan mahkeme heyeti tarafından incelenmesini ve sanığın duruşmada bizzat hazır bulunmasını gerektirir. Ancak günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) gibi mekanizmalar yargılama pratiğinde önemli bir yer edinmiştir. Özellikle salgın hastalıklar, güvenlik gerekçeleri veya mesafeden kaynaklanan zorluklar nedeniyle başvurulan SEGBİS uygulaması, usul ekonomisi bakımından fayda sağlasa da adil yargılanma hakkı ve savunma hakkı bağlamında çeşitli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Bir hukuk bürosu pratiğinde sıklıkla karşılaşılan bu durum, mahkeme salonlarındaki dijital kayıt yasağı ve kayıtların tutanağa dönüştürülmesi zorunluluğu gibi katı şekil şartlarına tabidir. Bu bağlamda, yargılamanın dijitalleşmesi ile temel insan hakları arasındaki hassas dengenin hem ulusal mevzuat hem de yüksek yargı kararları çerçevesinde titizlikle korunması elzemdir.

SEGBİS Uygulamasının Hukuki Temelleri ve Yüzyüzelik İlkesi

Ceza muhakemesinde kural, sanığın duruşmada hazır bulundurulması ve yargılamanın yüz yüze yapılmasıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında düzenlenen SEGBİS uygulaması, hastalık, malullük veya zorunlu hallerde başvurulan istisnai bir usuldür. Yargıtay kararlarında açıkça belirtildiği üzere, sanık olmaksızın yargılama olmaz ilkesi geçerliliğini korumakla birlikte, belirli şartlar altında görüntü ve ses aktarımı yoluyla sanığın beyanlarının alınması hukuka uygun kabul edilmektedir. Buna karşın, uzaktan bağlantı uygulamasının klasik istinabeye göre sanık açısından daha güvenceli olduğu kabul edilse dahi, uygulamanın keyfi ve sınırsız olmadığı unutulmamalıdır. Yüksek mahkeme yaklaşımlarına göre, SEGBİS üzerinden alınan savunmaların yüzyüzelik kuralını şeklen karşıladığı varsayılsa da, sistemin sanığın mahkemeyle doğrudan iletişimini hiçbir koşulda koparmaması şarttır. Mahkemenin, sanığın duruşmaya bizzat katılma talebini somut ve inandırıcı gerekçeler olmaksızın reddederek uzaktan dijital yargılama yapması, doğrudan adil yargılanma hakkının ihlali riski taşımaktadır.

Teknik Aksaklıkların Savunma Hakkına Etkisi

Uzaktan görüntü ve ses aktarımı ile yapılan duruşmalarda karşılaşılan en büyük problemlerden biri teknik bağlantı sorunlarıdır. Görüntü ve ses aktarımındaki kesintiler veya tarafların birbirini net olarak anlayamaması, savunma hakkının etkin kullanımını ve vasıtasızlık ilkesini doğrudan zedelemektedir. Hukuk uygulamalarında, sistemde meydana gelen belirgin teknik aksaklıklar durumunda duruşmanın ertelenmesi zorunlu görülmektedir. Sanığın, teknik yetersizliklere rağmen yargılamaya devam edilmesine onay vermesi dahi bu hukuka aykırılığı kendi başına ortadan kaldırmaz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin içtihatlarında vurguladığı üzere, dijital bağlantı üzerinden yargılama yapılabilmesi için sanığın duruşma salonunu eksiksiz bir şekilde görebilmesi, konuşulanları mükemmel işitebilmesi ve kendi müdafisi ile mahrem bir şekilde görüşme imkanına sahip olması şarttır. Bu asgari standartların sağlanamadığı her dijital duruşma oturumu, doğrudan mahkumiyet kararını sakatlayacak nitelikte ağır bir usul hatası anlamına gelmektedir.

Duruşmalarda Dijital Kayıt Yasağı ve Tutanak Zorunluluğu

Halka açıklık ilkesi gereği duruşmalara izleyici katılımı serbest olsa da, yargılama esnasında dışarıdan dijital cihazlarla kayıt alınması çok sıkı kurallara bağlanmıştır. Kanuni düzenlemeler uyarınca, duruşma salonunda her türlü sesli ve görüntülü kayıt aletinin kullanılması kesin olarak yasaklanmıştır. Bu yasak, sadece mahkeme salonunu değil, adliye dışında icra edilen keşif işlemlerini de bütünüyle kapsamaktadır. Yasa koyucu, yargılamanın ciddiyetini korumak, yargılanan kişilerin lekelenmeme hakkını gözetmek ve yargılamayı etkilemeye yönelik manipülasyonları engellemek amacıyla bu katı sınırlamayı getirmiştir. Yasaklayıcı düzenlemelere aykırı hareket ederek gizlice kayıt yapan veya bu kayıtları yayan kişiler, mevzuatımız kapsamında gizliliğin ihlali suçu ile cezalandırılmaktadır. Bu kurallar, hem dürüst yargılama ilkesinin korunmasına hem de yargılama süjelerinin şeref ve haysiyetlerinin dijital platformlar aracılığıyla zedelenmesinin önüne geçilmesine büyük ölçüde hizmet etmektedir.

SEGBİS Kayıtlarının Hukuki Geçerliliği

Mahkemenin kendi kontrolünde kurduğu sistem üzerinden gerçekleştirdiği hukuka uygun dijital kayıtların, ceza muhakemesinde geçerli bir ispat aracı olabilmesi için mutlaka yazılı tutanağa dönüştürülmesi yasal bir zorunluluktur. Ceza muhakemesi işlemleri kural olarak sözlü biçimde gerçekleştirilse de, ispat gücü ve hukuki denetim bakımından yazılı tutanak her zaman esastır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatlarına göre, dijital yolla yapılan oturumlara ait ses ve görüntü kayıtlarının kanuna uygun biçimde gecikmeksizin duruşma tutanağına aktarılması mecburi tutulmuştur. Eğer mahkemece alınan bu dijital kayıtlar sistemden silinir, teknik bir arızayla kaybolur veya bulunamazsa ve yazılı hale de getirilmemişse, o oturumda yapılan tüm usul işlemlerinin baştan yenilenmesi şarttır. Söz konusu kayıtların duruşma zaptına geçirilmemesi, kanun yolları incelemesinde eksik kovuşturma sayılarak kararın esastan bozulmasına yol açar. Bu yönüyle dijital kayıt teknolojilerinin varlığı, klasik tutanak tutma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.

AİHM Kriterleri Işığında Dijital Yargılama Şartları

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları, temel insan haklarının dijital yargılamalarda da hassasiyetle korunması adına belirli asgari standartların varlığını zorunlu kılmaktadır. Uzaktan dijital yargılama süreçlerinde uluslararası hukuk standartlarına uyum sağlamak, telafisi güç potansiyel hak ihlallerini önlemenin yegane yoludur. Uzaktan yargılama şartları şunlardır:

  • Sanığın, mahkeme heyetini, duruşma salonunun genel görünümünü ve tüm yargılama süjelerini net olarak görebilmesi.
  • Ses ve görüntü aktarımında kesinti yaşanmaksızın, ifade edilen her kelimenin taraflarca eksiksiz ve eşzamanlı işitilebilmesi.
  • Sanığın, kanuni temsilcisi konumundaki müdafisi ile mahrem iletişim kurabileceği, dışarıdan dinlenemeyen güvenli bir iletişim kanalının tahsis edilmesi.
  • Yargılamaya uzaktan görüntü sistemi ile devam edilmesinin; kamu güvenliği, tanık koruma programı veya ciddi salgın hastalık gibi somut ve inandırıcı gerekçelere açıkça dayandırılması.

Bu koşulların mahkemece ihlal edilmesi halinde, yalnızca iç hukuk kuralları değil, ulus ötesi bir değer olan doğrudan doğruyalık ve silahların eşitliği gibi evrensel adil yargılanma prensipleri de ağır biçimde zedelenmiş sayılmaktadır.

Hakim duruşmaya ekrandan katılacaksın dedi. Ben bizzat gitmek istiyorum, hakkım yok mu? expand_more
Ceza muhakemesinde temel kural, sanığın duruşmada bizzat hazır bulundurulması ve yargılamanın yüz yüze yapılmasıdır. SEGBİS gibi uzaktan bağlantı yöntemleri, hastalık, malullük veya zorunlu hallerde başvurulabilecek istisnai uygulamalardır. Mahkemenin, duruşmaya şahsen katılma yönündeki talebinizi somut ve inandırıcı bir gerekçe göstermeden reddetmesi hukuka aykırıdır. Bu şekilde yalnızca uzaktan dijital yargılama yapılması, doğrudan adil yargılanma hakkınızın ihlali anlamına gelecektir.
İnternet koptu, duruşmada ne dediklerini duyamadım ama ceza aldım. Buna itiraz edebilir miyim? expand_more
Kesinlikle itiraz edebilirsiniz, zira görüntü ve ses aktarımında yaşanan kesintiler savunma hakkınızı doğrudan zedeleyen ağır bir usul hatasıdır. Hukuk uygulamalarında, sistemde belirgin teknik aksaklıklar meydana geldiğinde duruşmanın mutlaka ertelenmesi zorunlu görülmektedir. Sizin eksikliklere rağmen yargılamaya devam edilmesine onay vermeniz dahi bu durumu hukuka uygun hale getirmez. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre, konuşulanları mükemmel işitemediğiniz bir dijital duruşma oturumu, mahkumiyet kararını sakatlayacak niteliktedir.
Ekranda yargılanırken avukatımla özel olarak nasıl konuşacağım? Herkes duymaz mı? expand_more
Uzaktan katıldığınız duruşmalarda avukatınızla (müdafinizle) başkaları tarafından duyulmadan mahrem bir şekilde görüşebilmeniz en temel yasal hakkınızdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin belirlediği asgari standartlara göre, size dışarıdan dinlenemeyen güvenli bir iletişim kanalı tahsis edilmesi şarttır. Eğer bu mahrem iletişim imkanı mahkeme tarafından sağlanamıyorsa, söz konusu SEGBİS oturumu hukuka aykırı hale gelir. Bu standartların karşılanmadığı durumlarda adil yargılanma prensipleri ağır biçimde zedelenmiş sayılacağından itiraz hakkınız doğacaktır.
Duruşmada olanları gizlice telefonuma kaydetsem başıma iş açılır mı? expand_more
Evet, duruşma esnasında dışarıdan herhangi bir dijital cihazla ses veya görüntü kaydı almanız kesinlikle yasaktır ve ciddi sonuçlar doğurur. Yasa koyucu, yargılamanın ciddiyetini ve kişilerin lekelenmeme hakkını korumak amacıyla mahkeme salonlarında her türlü kayıt aletinin kullanımını engellemiştir. Bu yasaklayıcı kurallara aykırı hareket ederek gizlice kayıt yapan veya bu kayıtları yayan kişiler, mevzuatımız uyarınca gizliliğin ihlali suçu kapsamında cezalandırılmaktadır. Dolayısıyla, hem kendi hukuki güvenliğiniz hem de yargılamanın dürüstlüğü açısından böyle bir eylemden kaçınmanız büyük önem taşımaktadır.
Mahkemenin SEGBİS videosu silinmiş, kağıda da dökmemişler. Dava ne olacak? expand_more
SEGBİS üzerinden alınan dijital kayıtların geçerli bir ispat aracı olabilmesi için yasal olarak mutlaka gecikmeksizin yazılı duruşma tutanağına aktarılması gerekmektedir. Şayet mahkemenin aldığı bu dijital kayıtlar sistemden silinir veya kaybolur ve aynı zamanda tutanağa da geçirilmemişse, o oturumda yapılan tüm usul işlemlerinin baştan yenilenmesi zorunludur. Bu kayıtların duruşma zaptına geçirilmemesi, kanun yolları aşamasında eksik kovuşturma olarak değerlendirilir ve mahkeme kararının esastan bozulmasına neden olur. Kısacası, sistem kayıtlarının kaybolması mahkemenin tutanak tutma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı için yargılama işlemleri eksiksiz olarak tekrarlanacaktır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir