Anasayfa/ Makale/ Yapay Zekanın Hukuki Statüsü ve Küresel Regülasyonlar

Yapay Zekanın Hukuki Statüsü ve Küresel Regülasyonlar

Yapay zekanın hukuki statüsü, günümüzde eşya statüsünden elektronik veya sui generis kişiliğe kadar geniş bir yelpazede tartışılmaktadır. Küresel çapta Avrupa Birliği'nin risk temelli Yapay Zeka Tüzüğü öne çıkarken, Türkiye'de bu alan henüz strateji belgeleriyle şekillenmekte ve bağlayıcı yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Gelişen teknolojiyle birlikte, insan beyninin işleyişine benzer şekilde problem çözme ve akıl yürütme yetilerine sahip olan yapay zeka sistemleri, günlük yaşamın ve ticari faaliyetlerin merkezine yerleşmiştir. Hukuk dünyası, uzun yıllar boyunca yalnızca insanı ve insanların oluşturduğu toplulukları hak süjesi olarak kabul etmişken, bugün otonom karar alabilen yapay zeka varlıklarının hukuki niteliği hararetle tartışılmaktadır. Yapay zekanın mülkiyet altındaki bir eşya mı, yoksa hak ve borçlara sahip bağımsız bir elektronik kişi mi olduğu sorusu, sorumluluk hukuku açısından temel bir kırılma noktasıdır. Hukuki çerçevenin belirlenmesinde, yapay zekanın sadece bir araç olmaktan çıkıp kendi kendine öğrenebilen, makine öğrenmesi ve derin öğrenme algoritmalarıyla çalışan kompleks bir yapıya dönüşmesi etkili olmuştur. Küresel bağlamda, teknolojinin hızına yetişmeye çalışan yasa koyucular, sert hukuk kuralları ve esnek yumuşak hukuk belgeleriyle bu alanı regüle etmeye başlamıştır.

Yapay Zekanın Kişilik Tartışmaları ve Hukuki Statüsü

Hukuk sistemlerinde yapay zekanın kişiliği, onun eylemlerinden kimin, ne şekilde sorumlu olacağının tespiti için hayati öneme sahiptir. Geleneksel yaklaşımlar, yapay zekayı sahibinin kontrolünde olan bir eşya veya köle olarak nitelendirerek, ortaya çıkan zararlarda doğrudan doğruya üreticinin veya kullanıcının sorumlu tutulması gerektiğini savunur. Ancak, tamamen insan müdahalesinden bağımsız, kendi kendine öğrenebilen güçlü yapay zeka modellerinin gelişmesiyle bu görüş yetersiz kalmaya başlamıştır. Öğretide, şirketler gibi yapay zekaya da bir tüzel kişilik tanınması gerektiği, hatta Avrupa Parlamentosu raporlarında da yer bulduğu üzere, zararların tazmini için sicile kayıtlı bir elektronik kişilik statüsünün ihdas edilmesi gerektiği tartışılmaktadır. İnsana özgü özellikleri barındıran ancak insan olmayan bu varlıklara, kendilerine has özellikleri nedeniyle sui generis kişilik tanınması, sorumlulukların belirlenmesi, hak ehliyeti ve fiil ehliyetinin sınırlarının çizilmesi bakımından en makul çözüm olarak değerlendirilmektedir.

Küresel Çapta Yapay Zeka Regülasyonları

Yapay zeka alanında uluslararası hukuk politikaları incelendiğinde, devletlerin farklı önceliklere göre hareket ettiği görülmektedir. Bu alandaki en kapsamlı bağlayıcı düzenleme, Avrupa Birliği Yapay Zeka Tüzüğü olarak karşımıza çıkmaktadır. AB, teknolojik yenilikleri hak temelli bir yaklaşımla dengelemeyi hedefleyerek yapay zeka sistemlerini kabul edilemez, yüksek, sınırlı ve minimum risk olmak üzere dört ana risk kategorisine ayırmıştır. ABD ise federal çapta tek bir bağlayıcı kanun yapmak yerine, inovasyonu ve serbest piyasayı korumayı önceleyerek, şirketlerin gönüllü uyumuna dayanan yumuşak hukuk kurallarını, başkanlık kararnamelerini ve eyalet bazlı spesifik yasaları tercih etmektedir. Diğer yandan Çin, algoritma önerilerini ve derin kurgu teknolojilerini doğrudan devlet kontrolü ve güvenliği odağında düzenleyen daha katı ve spesifik kurallar silsilesi geliştirmiştir. OECD, UNESCO ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası örgütler de insan onurunu, şeffaflığı ve hesap verilebilirliği merkeze alan çeşitli ilkeler ve çerçeve antlaşmalar yayımlamıştır.

Türkiye'de Yapay Zeka Hukuku ve Gelecek Perspektifi

Türkiye'nin yapay zeka hukuku ve politikaları değerlendirildiğinde, doğrudan bu alanı düzenleyen bağlayıcı ve genel bir yapay zeka kanununun henüz bulunmadığı görülmektedir. Mevzuatımızda yapay zeka ile ilişkilendirilebilecek en somut adımlar, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan insansız hava araçlarına yönelik talimatnameler gibi çok spesifik alanlarda yer almaktadır. Bunun dışında, temel vizyon ve ilkeleri belirleyen en önemli kaynak, 2021-2025 yıllarını kapsayan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi belgesidir. Ancak artan kullanım oranları ve hukuki uyuşmazlık potansiyelleri, strateji belgelerinin ötesine geçilerek acil bir pozitif hukuk düzenlemesi ihtiyacını ortaya koymaktadır.

Türkiye'de uzman bir bilişim hukuku perspektifiyle hayata geçirilmesi beklenen temel hukuki adımlar şunlardır:

  • Kişisel verilerin korunması kurumuna benzer, bağımsız ve uzman bir Yapay Zeka Kurumu teşkilatının kurulması.
  • Yapay zeka sistemlerinin tasarımından kullanımına kadar tüm süreçlerini kapsayan algoritmik şeffaflık ve açıklanabilirlik ilkelerinin yasal güvenceye alınması.
  • Mevcut haksız fiil sorumluluğu kurallarının yetersizliği göz önünde bulundurularak, ispat kolaylığı sağlayan bir kusursuz sorumluluk rejiminin ihdas edilmesi.
  • Yüksek riskli yapay zeka sistemleri için zorunlu kayıt, denetim ve kalite kontrol standartlarının getirilmesi.
Yapay zeka bana zarar verirse kimi dava edeceğim? expand_more
Mevcut geleneksel hukuk yaklaşımına göre yapay zeka bir eşya veya araç olarak kabul edildiğinden, ortaya çıkan zararlardan dolayı doğrudan üreticiyi veya kullanıcıyı sorumlu tutmak mümkündür. Ancak yapay zekanın kendi kendine öğrenebilen ve otonom karar alabilen karmaşık yapısı nedeniyle, zararın kaynağını tespit etmek her zaman kolay olmamaktadır. Bu sebeple, mağdurlara ispat kolaylığı sağlayacak yeni bir "kusursuz sorumluluk" rejiminin ihdas edilmesi öngörülmektedir. Ayrıca zararların daha net karşılanabilmesi için bu sistemlere "elektronik kişilik" veya "sui generis kişilik" tanınması gerektiği de hukuk doktrininde hararetle tartışılmaktadır.
Türkiye'de yapay zeka kullanımını denetleyen net bir kanun var mı? expand_more
Ülkemizde doğrudan bu alanı düzenleyen bağlayıcı ve genel bir yapay zeka kanunu henüz yürürlükte değildir. Mevcut durumdaki en somut yasal adımlar, insansız hava araçlarına yönelik talimatnameler gibi yalnızca spesifik ve dar alanlarla sınırlıdır. Günümüzde Türkiye'nin bu konudaki hukuki vizyonunu daha çok 2021-2025 yıllarını kapsayan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi belgesi şekillendirmektedir. Ancak teknolojinin hızlı gelişimi ve hukuki uyuşmazlık potansiyeli dikkate alındığında, bu tür belgelerin ötesine geçilerek acil bir pozitif hukuk düzenlemesi yapılması zorunluluktur.
Yapay zekanın aldığı kararların nasıl çalıştığını öğrenme hakkım yok mu? expand_more
Yapay zeka sistemlerinin insan müdahalesinden bağımsız kararlar alabilmesi, hesap verilebilirlik ve şeffaflık konularını uluslararası düzeyde dahi tartışmaya açmıştır. Uzman bir hukuki perspektifle, vatandaşların bu hakkını koruyabilmek için "algoritmik şeffaflık" ve açıklanabilirlik ilkelerinin derhal yasal güvenceye alınması gerekmektedir. Türkiye'nin gelecekte atması beklenen en önemli adımlardan biri, bu şeffaflığı denetlemek üzere Kişisel Verileri Koruma Kurumu'na benzeyen bağımsız bir "Yapay Zeka Kurumu" teşkil etmektir. Buna ek olarak yüksek riskli sistemlerin zorunlu kayda tabi tutulması ve kalite standartlarıyla denetlenmesi de planlanmaktadır.
Avrupa'daki katı yapay zeka yasaları Türkiye'de de geçerli mi? expand_more
Hayır, uluslararası arenadaki yapay zeka regülasyonları her devletin veya birliğin kendi egemenlik sınırları içerisinde ve farklı önceliklerine göre uygulanmaktadır. Avrupa Birliği, sistemleri tehlike düzeylerine göre dörde ayıran risk temelli "Yapay Zeka Tüzüğü" ile en katı ve bağlayıcı kuralları benimsemiş durumdadır. Diğer yandan ABD sürece daha serbest ve şirketlerin gönüllü uyumuna dayanan bir modelle yaklaşırken, Çin doğrudan güvenlik ve devlet kontrolü odaklıdır. Türkiye'nin de küresel gelişmelere ayak uydurarak ve kendi ulusal stratejisini baz alarak AB'dekine benzer yüksek standartlarda pozitif hukuk metinleri üretmesi hedeflenmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir