Anasayfa/ Makale/ Yapay Zekanın Hukuki Statüsü ve Etik Kurallar

Yapay Zekanın Hukuki Statüsü ve Etik Kurallar

Yapay zekanın hızla gelişmesi, hukuk düzenindeki statüsünün ve tabi olacağı etik kuralların belirlenmesini zorunlu kılmıştır. Makalemizde yapay zekanın hukuki nesne, elektronik kişilik gibi önerilen statüleri ile uluslararası etik ilkeler hukuki perspektifle incelenmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Yapay zeka teknolojileri, günümüzde insan hayatının her alanına nüfuz ederek toplumsal yapıyı dönüştürmektedir. İnsana ait idrak kabiliyetinin taklit edilmesiyle problem çözebilen ve makine öğrenimi sayesinde öngörülemeyen durumlara uyum sağlayabilen bu sistemler, hukuki sorunları da beraberinde getirmektedir. Bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle bakıldığında, bu yapıların mevcut hukuka nasıl entegre edileceği temel bir meseledir. Yapay zekanın hukuk içerisindeki yerinin belirlenebilmesi için öncelikle hukuki statüsünün netleştirilmesi ve eylemlerini sınırlayacak etik kuralların inşa edilmesi gerekmektedir. Henüz insan gibi bilinç sahibi olmasalar da, eylemlerinin hukuki değerlere uygunluğunu sağlamak amacıyla uluslararası arenada çeşitli standartlar ve yasal statü önerileri geliştirilmektedir.

Yapay Zeka Sistemleri İçin Geliştirilen Etik Kurallar

Teknolojik ilerlemelerin yol açabileceği riskler, otonom sistemlerin eylemlerine dair evrensel etik ilkelerin belirlenmesi ihtiyacını doğurmuştur. Yapay zekanın henüz bir bilince sahip olmaması, onun zarar vermeyen doğru davranışları kendi başına ayırt etmesini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, yapay zekanın tasarımı aşamasında, insan haklarına ve mahremiyete saygılı güvenli yapay zeka modellerinin tasarlanması esastır. Isaac Asimov tarafından formüle edilen ve robotların insanlara zarar vermemesini temel alan Üç Robotik Yasası, bu alandaki ilk etik yaklaşım olmuştur. Günümüzde ise, yapay zekanın insanlığa hizmet eden bir araç olması gerektiği anlayışı ekseninde, sistemlerin yasalara ve etik değerlere uygun programlanması için kısıtlamalar getirilmektedir.

Uluslararası Alanda Roboetik Öneriler ve Kurumlar

Uluslararası düzeyde, yapay zeka etiği konusunda kurumlar tarafından önemli bildirgeler yayımlanmıştır. Hukuk uygulamaları açısından rehber niteliğindeki belgeler şunlardır:

  • Avrupa Parlamentosu Raporu: İnsanları robotlardan korumayı amaçlayan roboetik prensipler içermekte olup, insan özgürlüğünü merkeze alır.
  • Avrupa Komisyonu Yönergesi: Güvenilir yapay zekanın yasalara uygun, etik değerlere bağlı olmasını vurgular. Şeffaflık ve ayrımcılık yapmama ön plandadır.
  • IEEE Küresel Girişimi: Akıllı sistemlerin insan odaklı ve insan hakları temelli tasarlanmasını şart koşar.
  • Japon Yapay Zeka Derneği İlkeleri: Yapay zekanın kötüye kullanımını engellemeyi hedefler. Bu ilkeler, geliştiriciler için etik bağlayıcılığı olan standartlar oluşturmayı amaçlamaktadır.

Yapay Zekanın Hukuki Statüsüne İlişkin Temel Görüşler

Statü belirsizliğinin aşılabilmesi için yapay zekanın hukuk dünyasındaki yasal statüsünün net bir şekilde tanımlanması şarttır. Geleneksel hukuk sistemlerinde haklara sahip olabilme ehliyeti insanlara ve tüzel kişilere tanınmıştır. Yapay zekanın bilince ulaşacağı varsayımıyla yapay insan statüsü ileri sürülmüş olsa da, mevcut Medeni Kanunumuzdaki "insan olma" şartı karşısında bu görüş uygulanabilir değildir. Benzer şekilde, makinelerin insana hizmet ettiği gerekçesiyle kölelik statüsü önerilmiş; ancak bu durumun sosyolojik açıdan yaratacağı büyük sorunlar sebebiyle modern hukuk sistemlerince reddedilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Zira kölelik kurumu, hukukun temel prensiplerine aykırıdır.

Elektronik Kişilik ve Hukukun Nesnesi Olarak Yapay Zeka

Hukuk camiasında tartışılan yenilikçi çözüm, yapay zekaya özel bir kamu siciline kaydedilerek elektronik kişilik statüsünün verilmesidir. Avrupa Parlamentosu tarafından önerilen bu model, bağımsız kararlar alabilen robotların yasal aktör olarak kabul edilmesini öngörmektedir. Ancak, Türk Hukuku kapsamında halihazırda yapay zekaya özgü bir kişilik tanınmamıştır. Mevcut düzenlemelerimize göre, bilgisayar programları Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliğinde olup, bu yazılımların entegre edildiği fiziki donanımlar ise üzerinde mutlak hak tesis edilebilen eşyalardır. Sonuç olarak, günümüz yasal çerçevesinde yapay zeka sistemleri birer hak süjesi değil, mutlak surette hukukun nesnesi statüsündedir.

Bir yapay zeka programına veya robota doğrudan dava açabilir miyim? expand_more
Mevcut Türk hukuku kapsamında yapay zeka sistemlerine özgü bir kişilik veya kimlik tanınmamıştır. Geleneksel hukuk sistemlerimize göre haklara sahip olabilme ehliyeti yalnızca insanlara ve tüzel kişilere tanınmaktadır. Günümüz yasal çerçevesinde yapay zeka sistemleri birer hak süjesi değil, mutlak surette hukukun nesnesi statüsündedir. Bu hukuki gerçeklik ışığında, doğrudan bir yapay zeka yazılımını veya robotu muhatap alarak ona karşı dava açmanız hukuken mümkün değildir.
Kullandığım veya ürettiğim yapay zeka yazılımı kanunen ne sayılıyor? expand_more
Hukuk sistemimizde yapay zeka, bağımsız kararlar alabilen bir birey veya hak süjesi olarak değil, hukukun bir nesnesi olarak konumlandırılmıştır. Yazılımın kendisi, yani bilgisayar programları, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında "eser" niteliğinde kabul edilerek fikri mülkiyet kurallarıyla korunmaktadır. Bu yazılımların entegre edildiği robotlar, bilgisayarlar veya fiziki donanımlar ise üzerlerinde mutlak hak tesis edilebilen sıradan eşyalar olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla yasal mevzuatımız bu sistemleri bir eşya veya fikri eser rejimi altında işleme almaktadır.
Yapay zekanın bizi tehlikeye atmasını engelleyen kurallar yok mu? expand_more
Yapay zeka sistemlerinin henüz doğruyu yanlışı kendi başına ayırt edebilecek bir bilinci bulunmadığından, tasarım aşamasında insan haklarına ve mahremiyete saygılı, güvenli modeller oluşturulması hukuki ve etik bir zorunluluktur. Uluslararası alanda Japon Yapay Zeka Derneği, Avrupa Parlamentosu ve IEEE gibi kurumlar; sistemlerin kötüye kullanımını engellemeyi, insan odaklı çalışmayı ve şeffaflığı merkeze alan çeşitli bildirgeler yayımlamıştır. Geliştirilen bu evrensel roboetik prensipler, sistemlerin insanlığa zarar vermemesi ve daima yasalara uygun hareket edecek kısıtlamalarla programlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu standartlar, geliştiriciler için hukuki ve etik bağlayıcılık yaratma amacı taşımaktadır.
İleride yapay zekalara da bir nevi vatandaşlık veya yasal kişilik verilecek mi? expand_more
Hukuk camiasında statü belirsizliğinin aşılması için tartışılan en güncel çözüm, yapay zekaya özel bir kamu siciline kaydedilerek "elektronik kişilik" statüsü verilmesidir. Avrupa Parlamentosu tarafından da önerilen bu yenilikçi model, bağımsız kararlar alabilen akıllı sistemlerin kendi başına yasal birer aktör olarak kabul edilmesini öngörmektedir. Fakat mevcut Medeni Kanunumuzdaki "insan olma" şartı sebebiyle yapay insan veya bağımsız kişilik senaryoları şu an için uygulanabilir değildir. Buna rağmen teknolojinin gelişimiyle birlikte, ilerleyen dönemlerde hukukun bu sisteme nasıl entegre olacağı ve elektronik kişiliğin yasal çerçeveye girip girmeyeceği hukukçuların odak noktasındadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir