Makale
Yapay zeka sistemlerinin neden olduğu zararlarda üreticilerin hukuki sorumluluğu, hem Avrupa Birliği hem de Türk Hukuku kapsamında kusursuz sorumluluk ilkesine dayanmaktadır. Bu makalede, 7223 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatlar ışığında, üreticilerin ürün güvenliği, tasarım hataları ve tazminat yükümlülükleri detaylıca incelenmektedir.
Yapay Zeka Üreticisinin Hukuki Sorumluluğu: AB ve Türk Hukuku
Günümüzde yapay zeka sistemleri, otonom öğrenme yetenekleri sayesinde en dikkatli yazılımcıların ve üreticilerin dahi öngöremeyeceği karmaşık kararlar alabilmektedir. Bu otonom eylemlerin sonucunda ortaya çıkabilecek zararlar, yapay zekanın piyasaya sürülmesini sağlayan üreticilerin hukuki durumunu tartışmalı hale getirmektedir. Her ne kadar üreticiler makinenin dünyadaki tüm davranışlarını önceden tahmin edemeseler de, zararın meydana gelmesinde mantıki bir illiyet bağı taşıdıkları için sorumluluktan tamamen muaf tutulamazlar. Bilişim hukuku perspektifinden bakıldığında, piyasaya sunulan bu akıllı yazılımlar ve donanımlar hukuken birer ürün olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, bu ürünlerin neden olduğu zararların tazmini, kusursuz sorumluluk esasına dayanan üreticinin sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu yaklaşım, hem tüketicinin mağduriyetinin giderilmesi hem de teknolojik risklerin adil bir şekilde paylaştırılması bakımından büyük önem taşımaktadır.
Avrupa Birliği Yönergesi Işığında Üreticinin Sorumluluğu
Avrupa Birliği'nin 85/374 Sayılı Konsey Yönergesi, kusurlu ürünlere ilişkin sorumluluk rejiminin temelini oluşturmaktadır. Bu yönerge kapsamında, sınai olarak üretilmiş taşınırlar gibi yapay zekaya sahip ürünler de tüketici malı olarak değerlendirilmektedir. Yönerge, modern teknolojik üretimin doğasında bulunan risklerin adil dağıtımı için üreticinin kusursuz sorumluluğu ilkesini benimsemiştir. Üreticiler; tasarım hataları, üretim hataları ve riskler konusunda yeterli bilgilendirmenin yapılmadığı pazarlama hataları olmak üzere üç temel kusurdan sorumlu tutulmaktadır. Yapay zekanın otonom öğrenme yoluyla gelişerek zarar vermesi durumunda dahi, üreticinin kusuru bulunmasa bile sorumluluğu doğabilmektedir. Burada zarar gören tarafın, yalnızca üründeki kusuru, uğradığı zararı ve bu ikisi arasındaki illiyet bağını ispat etmesi yeterli görülmüş olup, üreticinin özel bir ihmalini kanıtlama şartı aranmamaktadır.
Türk Hukukunda Yapay Zeka Üreticisinin Sorumluluğu
Türk hukuk sisteminde, yapay zeka üreticilerinin sorumluluğu öncelikle 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu kapsamında ele alınmaktadır. AB mevzuatına uyum çerçevesinde hazırlanan bu kanuna göre, her türlü madde, müstahzar veya eşya hukuken ürün kabul edilmekte ve yapay zeka içeren donanımlar da bu kapsama girmektedir. Kanun uyarınca üreticiler, piyasaya yalnızca teknik düzenlemelere uygun ve güvenli ürünleri arz etmekle yükümlüdür. Piyasaya sunulan yapay zeka sistemlerinin beklenen güvenliği sağlamaması ve uygunsuzluk taşıması halinde, üründen kaynaklanan zararlar imalatçı veya ithalatçı tarafından karşılanmalıdır. Birden fazla üretici veya ithalatçının bulunması durumunda ise müteselsil sorumluluk gündeme gelmektedir. Ayrıca, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler, zarar gören kullanıcıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin hukuki dayanaklarını oluşturmaktadır.
Sorumluluktan Kurtuluş ve İspat Yükü
Yapay zeka sistemlerinin neden olduğu zararlarda ispat yükü kural olarak zarar gören taraftadır. Zarar gören kişi, yapay zeka sisteminin teknik düzenlemelere uygun olmadığını, bu sebeple maddi veya manevi bir zarara uğradığını ve kusur ile zarar arasındaki illiyet bağını kanıtlamalıdır. Meydana gelen zararların tazmininde taleplerin, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren üç yıl ve her halde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıl içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Öte yandan, teknolojik ürün piyasaya sürüldükten sonra dahi yapay zekanın öğrenim yoluyla gelişimini takip etmek ve tehlikeleri uzaklaştırmak zorunda olan üreticinin sorumluluktan kurtulma halleri mevzuatta çok net sınırlarla belirlenmiştir:
- Üreticinin, zarara neden olan yapay zeka sistemini bizzat piyasaya arz etmediğini ispatlaması.
- Üründeki uygunsuzluğun dağıtıcı, kullanıcı hatası veya dışarıdan üçüncü bir tarafın eylemlerinden kaynaklanması.
- Zararın doğduğu andaki bilimsel ve teknik bilgi düzeyinin, üründeki kusurun veya riskin anlaşılmasını sağlayacak yeterlilikte olmaması.
- Üründeki söz konusu uygunsuzluğun, doğrudan zorunlu teknik kurallara uyulmasından kaynaklanması.