Anasayfa Makale Yapay Zekâ Zararlarından Doğan Hukuki Sorumluluk

Makale

Yapay zekâ sistemlerinin neden olduğu zararların hukuki boyutu günümüzde büyük önem kazanmıştır. Bu makalede, dar ve yeni nesil yapay zekâ ayrımı ekseninde haksız fiil, ürün sorumluluğu ve kusursuz sorumluluk rejimleri incelenerek, teknolojik uyuşmazlıklara karşı yürürlükteki mevzuatın hukuki uygulanabilirliği değerlendirilmektedir.

Yapay Zekâ Zararlarından Doğan Hukuki Sorumluluk

Dördüncü sanayi devrimi kapsamında değerlendirilen yapay zekâ sistemleri, dünya ekonomisinde ve toplumda köklü değişimlere neden olurken, hukuk dünyasında da sorumluluk hukuku bağlamında yeni tartışmaları beraberinde getirmektedir. Günümüz hukuk sistemlerinde yapay zekâlı varlıkların hukuk karşısında kişi olarak kabul edilmemesi nedeniyle, bu sistemlerin kendi eylemleri sonucunda sebep oldukları zararlardan doğrudan sorumlu tutulmaları mümkün değildir. Dolayısıyla, yapay zekâdan kaynaklanan zararlar, varlığın kendi sorumluluğundan ziyade, üretici, işleten, programlayıcı veya kullanıcı gibi kanunların hukuki sonuç bağladığı kişiler üzerinden çözümlenmek zorundadır. Sorumluluk hukuku ilkeleri çerçevesinde, zararın tazmini için yürürlükteki yasal düzenlemelerin ne derece yeterli olduğu, yapay zekânın otonomi derecesi ve makine öğrenmesi kapasitesi dikkate alınarak ikili bir sınıflandırma ile incelenmelidir. Bu noktada, sistemlerin sınırlı veya güçlü otonomiye sahip olmasına göre hukuki sorumluluk rejimleri farklılaşmaktadır.

Dar Yapay Zekâ ve Ürün Sorumluluğu

Otonomi özelliği sınırlı olan ve önceden programlanmış bir görev alanı içinde faaliyet gösteren dar yapay zekâ sistemleri, pozitif hukuk karşısında bağımsız bir süje değil, eşya veya ürün olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, söz konusu varlıkların davranışları sonucunda bir zararın meydana gelmesi durumunda, hukuk sistemimizdeki geleneksel sorumluluk kuralları devreye girmektedir. Meydana gelen bu tür zararların tazmini, yapay zekânın kullanım alanına göre ürün sorumluluğu, tüketicinin korunması hukuku veya sözleşmeye aykırılık hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Özellikle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu, dar yapay zekâlı ürünlerdeki tasarım veya üretim hatalarının sebep olduğu ihlallere karşı zarar görenlere hukuki bir koruma kalkanı sağlamaktadır. Bu bağlamda, zarar gören tarafın, üründeki ayıp veya uygunsuzluk ile meydana gelen zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi kaydıyla, üretici veya satıcıdan tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.

Yapay Zekâ ve Kusursuz Sorumluluk Halleri

Yapay zekâ sistemlerinin neden olduğu uyuşmazlıklarda, haksız fiil sorumluluğu kapsamında kusurun ispatı çoğu zaman teknik zorluklar barındırdığından, zarar görenlerin korunması amacıyla kusursuz sorumluluk halleri büyük bir işleve sahiptir. Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan tehlike sorumluluğu ve adam çalıştıranın sorumluluğu gibi özel hükümler, belirli şartların oluşması durumunda yapay zekâlı varlıklara kıyasen uygulanabilmektedir. Örneğin, patlayıcı madde üretimi gibi yapısı gereği önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmede kullanılan yapay zekâ sisteminin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde, işletme sahibi tehlike sorumluluğu kapsamında kusursuz olarak sorumlu tutulabilecektir. Benzer şekilde, otonom olmayan ancak bir insanın gözetim ve denetimi altında faaliyet gösteren akıllı bir robotun ifa ettiği iş sırasında zarara yol açması durumunda, çalıştıranın gözetim ve denetim ödevini ihlal etmesi bağlamında yasal yollara başvurulması mümkündür.

Yeni Nesil Yapay Zekâ ve Kendine Özgü Sorumluluk

Makine öğrenmesi ve derin öğrenme algoritmalarıyla donatılmış, insan müdahalesi olmaksızın kendi deneyimleriyle kararlar alabilen yeni nesil yapay zekâ sistemleri, mevcut sorumluluk hukuku teorilerini aşan ciddi hukuki açmazlar yaratmaktadır. Bu tür güçlü otonomiye sahip varlıklar, programcılarının veya kullanıcılarının dahi öngöremeyeceği şekilde davranışlar geliştirebildiğinden, ortaya çıkan zararlarda nedensellik bağının ispatı ve tazminat yükümlüsünün belirlenmesi neredeyse imkansız hale gelmektedir. Zira yapay zekânın özerk kararı, üreticinin eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağını kesebilmektedir. Tam da bu nedenle, Avrupa Parlamentosu Kararları'nda da vurgulandığı üzere, yeni nesil yapay zekânın kendine özgü nitelikleri dikkate alınarak, sadece bu alana has bir kendine özgü kusursuz sorumluluk rejimi ihdas edilmesi gerektiği savunulmaktadır. Klasik kusur felsefesine dayanmayan bu yaklaşım, teknolojik risklerin toplum üzerine yıkılmasını engellemeyi hedeflemektedir.

Önerilen Hukuki Çözümler ve Gelecek Perspektifi

Bilişim hukuku doktrini ve uluslararası kurumlar, yeni nesil yapay zekâdan doğan hukuki sorumluluğun etkin bir biçimde paylaştırılması ve zararların tazmini için aşağıdaki yenilikçi mekanizmaların kurulmasını önermektedir:

  • Kendine Özgü Sorumluluk Rejimi: Sadece yapay zekâ alanına has, klasik kusur felsefesine dayanmayan, algoritmik yapıyı temel alan özel bir yasal çerçevenin oluşturulması.
  • Zorunlu Sigorta Sistemi: Yapay zekâlı varlıkların işletilmesinden kaynaklanan zararların hızla karşılanabilmesi için motorlu araçlarda olduğu gibi zorunlu bir mali sorumluluk sigortası getirilmesi.
  • Tazminat Fonlarının Kurulması: Sigorta teminatının yetersiz kaldığı durumlar için, üreticilerin veya işletenlerin belirli oranlarda katkı sağladığı güvence fonlarının tahsis edilmesi.
  • Merkezi Tescil Sistemi: Yapay zekâ sistemlerinin kayıt altına alınarak, sorumluluk sınırlarının şeffaf bir şekilde izlenebilirliğinin ve hukuki güvenlik ilkesinin sağlanması.

Yukarıda belirtilen yenilikçi çözüm önerileri, sadece hukuki doktrin tartışmalarından ibaret kalmamalı, hızla dijitalleşen ekonomik yapılara entegre edilerek pozitif hukuk metinlerine dönüştürülmelidir. Otonom yapay zekânın sebep olduğu karmaşık zararlarda, mevcut kanunlardaki istisnai sorumluluk hallerinin kıyasen uygulanması yasağı, yargı organlarının elini bağlamaktadır. Bu itibarla, kanun koyucuların, teknolojik gelişimin hızını kesmeden aynı zamanda toplumsal adalet duygusunu ve zarar görenlerin mağduriyetini giderecek yasal çerçeveleri zaman kaybetmeksizin inşa etmesi bir zorunluluktur. Sorumluluk zincirinde yer alan tüm aktörlerin, yapay zekânın şeffaflık ve öngörülebilirlik seviyesine göre müteselsil sorumluluk altına alınacağı dengeli bir mevzuat, hukuki güvenliğin temel taşı olacaktır.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: