Makale
Unutulma hakkı kapsamında kişisel verilerin korunması talep hakkına sahip özneler ve bu verileri silmekle yükümlü olan veri sorumluları incelenmektedir. Gerçek ve tüzel kişiler ile çocukların hukuki durumları ve arama motorlarının veri sorumlusu sıfatıyla taşıdıkları yükümlülükler detaylandırılmıştır.
Unutulma Hakkının Özneleri ve Yükümlüleri
AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">Unutulma hakkı, bireylerin dijital ve fiziksel ortamlarda yer alan geçmişlerine ait kişisel verilerin kontrolünü elinde tutmasını sağlayan temel bir haktır. Hukuk uygulamalarında unutulma hakkının tesisi için öncelikle bu hakkı kimlerin talep edebileceğinin, yani hakkın öznesinin ve bu talebi kimlerin yerine getirmekle yükümlü olduğunun, yani hakkın yükümlüsünün doğru tespit edilmesi gerekmektedir. Türk hukukunda ve uluslararası yargı kararlarında, hakkın özneleri genellikle kişisel verileri işlenen bireyler olarak karşımıza çıkarken; yükümlüler ise bu verileri işleyen, depolayan veya yayan kişi ve kurumlar olmaktadır. Mevzuat ve düzenlemeler ışığında, kişisel veri niteliğindeki bilgilerin dijital hafızadan silinmesi sürecinde hem gerçek kişilerin hem de bazı istisnai durumlarda tüzel kişilerin hak sahibi olduğu görülmektedir. Aynı zamanda, taleplerin muhatabı olan arama motorları ve içerik sağlayıcıların hukuki sorumlulukları da bu kapsamda şekillenmektedir.
Gerçek Kişiler Bakımından AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">Unutulma Hakkı
Türk hukukunda kişisel verilerin korunması hakkının öznesi kural olarak gerçek kişiler olarak kabul edilmektedir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından yapılan bilgilendirmelerde de korunan öznenin gerçek kişi olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle unutulma hakkının temel uygulayıcıları ve hak sahipleri bireylerin kendileridir. Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın verdiği Google Spain kararında da unutulma hakkının gerçek kişilere hasredildiği ifade edilmektedir. Ancak bu hak mutlak bir nitelik taşıdığından, şartları oluştuğunda ihlale sebep olan herkese karşı ileri sürülebilir niteliktedir. İnternet ortamında paylaşılan kişisel verilerin zamanla bireyin özel hayatının gizliliği ve kişisel itibarı üzerinde yarattığı olumsuz etkileri bertaraf etmek isteyen her gerçek kişi, veri sorumlularına başvurarak dijital izlerinin silinmesini veya arama motorlarındaki listelerden çıkartılmasını talep edebilme hakkına sahiptir.
Hakkın Öznesinin Çocuk Olması Durumu
Unutulma hakkının öznesinin çocuk olması durumu, hukuki açıdan ayrı bir hassasiyet gerektirmektedir. Çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince, çocuklara ait isim, yaş, fotoğraf gibi kişisel verilerin sosyal medya platformlarında izinsiz yahut ebeveynleri tarafından paylaşılması, çocuğun gelecekteki sosyal kimliğini doğrudan olumsuz etkileyebilmektedir. Hukuken tam ehliyetsiz kabul edilen ayırt etme gücünden yoksun çocukların verdikleri rıza geçersiz olduğundan, bu hak kural olarak yasal temsilcileri aracılığıyla kullanılır. Ancak ihlalin bizzat ebeveynden kaynaklandığı durumlarda çocuğun hak talebinde bulunabilmesi esastır. Uluslararası veri koruma düzenlemeleri uyarınca çocuklar, kişisel verilerinin silinmesi için doğrudan sosyal medya platformlarına başvurabilmektedir. Kurul kararlarında da veri sahibinin çocuk olduğu durumlarda AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">unutulma hakkı taleplerinin ivedilikle inceleneceği açıkça ifade edilmektedir.
Tüzel Kişiler Bakımından AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">Unutulma Hakkı
Tüzel kişilerin unutulma hakkından faydalanıp faydalanamayacağı konusu doktrinde ve uluslararası hukukta tartışmalı bir alandır. Ülkemizde yürürlükte olan KVKK kapsamında korunan özneler yalnızca gerçek kişiler olduğundan, dar yorumla tüzel kişilerin kişisel verileri doğrudan bu kapsamda değerlendirilememektedir. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin bazı kararlarında Anayasa'nın 20. maddesindeki "herkes" ibaresinin hem gerçek hem de tüzel kişileri kapsadığına yönelik değerlendirmeleri bulunmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Comingersoll S. A. v. Portekiz kararında olduğu gibi, tüzel kişilerin de şeref ve şöhrete saygı hakkı ile ekonomik bütünlükleri korunmaktadır. Tüzel kişilerin de saygınlığına zarar verebilecek hukuka aykırı geçmiş veriler bulunabildiğinden, onur ve ekonomik bütünlük gibi manevi değerlerin korunması amacıyla tüzel kişilerin de unutulma hakkını talep edebilmesi gerektiği doktrinde ağırlıklı olarak savunulmaktadır.
Unutulma Hakkının Yükümlüleri
Unutulma hakkının hukuken tatbik edilebilmesi için veri sahibinin talebini yönelteceği hakkın yükümlüleri doğru belirlenmelidir. Bu yükümlülerin başında, veriyi işleyen, depolayan veya dolaşıma sokan veri sorumluları ve veri işleyenler gelmektedir. ABAD'ın emsal Google kararında ve akabindeki uluslararası düzenlemelerde, arama motorları açıkça veri sorumlusu olarak kabul edilmiş ve hak ihlallerinde öncelikli yükümlü konumuna getirilmiştir. Türk hukukunda da Kişisel Verileri Koruma Kurulu, arama motorlarının faaliyetlerini veri işleme olarak nitelendirmiş ve onları veri sorumlusu statüsünde değerlendirmiştir. Unutulma hakkının mutlak bir hak olması nedeniyle, şartları oluştuğunda ihlale yol açan herkese karşı ileri sürülebilmesi mümkündür. Taleplerini iletmek isteyen veri sahiplerinin izlemesi gereken süreç genel olarak şu şekildedir:
- İhlale konu içeriğin kaldırılması için öncelikle ilgili veri sorumlusuna yani arama motoru veya içerik sağlayıcıya başvurulmalıdır.
- Veri sorumlusu, kendisine iletilen kişisel veri silme ve indeksten çıkarma taleplerini yasal süresi olan 30 gün içinde sonuçlandırmakla yükümlüdür.
- Talebin reddedilmesi veya yasal süresinde cevap verilmemesi durumunda, veri sahibi doğrudan Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na şikayet başvurusunda bulunabilir veya adli yargı yollarına başvurabilir.