Anasayfa Makale Trafik Kazalarında Kusur Kavramı Ve Hukuki...

Makale

Bu makale, trafik kazalarında meydana gelen kusur durumlarının hukuki tespiti ve uyuşmazlıkların çözümünde hayati öneme sahip olan kaza tespit tutanağı, kamera kayıtları ve bilirkişi raporları gibi temel delil türlerinin trafik hukuku kapsamındaki değerlendirmesini stratejik bir hukuki perspektifle ele almaktadır.

Trafik Kazalarında Kusur Kavramı Ve Hukuki Delillerin İncelenmesi

Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca trafik; yayaların, hayvanların ve araçların karayolları üzerindeki fiili hal ve hareketleri olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde artan taşıt sayısı ve ulaşım ağlarının genişlemesiyle birlikte trafik kazaları da kaçınılmaz bir hukuki gerçeklik olarak karşımıza çıkmaktadır. Trafik kazası, karayollarında ilerleyen veya duran araçların karıştığı, ölüm, yaralama veya maddi hasarla sonuçlanan hukuka aykırı olaylar bütünüdür. Bir trafik kazasında hukuki sorumluluğun ve yaptırımların belirlenebilmesi için en temel unsur kusur ve bu kusuru ispatlamaya yarayan delil kavramlarıdır. haksız fiil temeline dayanan trafik kazalarında, kusurun doğru bir şekilde dağıtılması ve adil bir hukuki sürecin yürütülmesi, ancak olay anında ve sonrasında usulüne uygun şekilde toplanan somut delillerle mümkündür. Hukuk büromuz, kaza anından itibaren delillerin karartılmadan toplanması, tutanakların incelenmesi ve kusur oranlarının uzman bilirkişilerce denetlenmesi süreçlerinde müvekkillerine titizlikle rehberlik sunmaktadır.

Trafik Kazalarının Hukuki Sebepleri Ve Kusur Dağılımı

Trafik kazalarının oluşumunda şahıslara (sürücü ve yayalar), vasıtaya, yollara ve hava durumuna ait sebepler olmak üzere dört ana faktör rol oynamaktadır. Kusur, haksızlığın esası olup kast, ihmal veya tedbirsizlik sonucu ortaya çıkar. Ancak hukuken bir kusurdan bahsedilebilmesi için kişinin öncelikle kusur ehliyetine sahip olması şarttır. Türk Ceza Kanunu’nun 31. ve 32. maddelerinde belirtildiği üzere yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı gibi idrak ve irade kabiliyetini ortadan kaldıran hallerde kişilere tam kusur yüklenemez. Yargıtay kararlarında da akıl sağlığı yerinde olmayan bir bireyin kusur ehliyetinin bulunmadığı açıkça vurgulanmaktadır. Uygulamada kazaların çok büyük bir bölümü sürücülerin kırmızı ışık ihlali, hatalı şerit değiştirme veya takip mesafesine uymama gibi kanuna aykırı şahsi davranışlarından kaynaklanmaktadır. Bu noktada illiyet bağının, yani gerçekleşen fiil ile kaza sonucu arasındaki nedensellik ilişkisinin hukuken doğru kurulması şarttır.

Asli Kusur Ve Tali Kusur Kriterleri

Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. maddesi, trafik kazalarında hangi hallerin doğrudan asli kusur sayılacağını açık ve net bir şekilde sıralamıştır. Kanuna göre; doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak, şeride tecavüz etmek, kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamak ve karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmek gibi fiiller, kazanın ana sebebi oldukları için asli kusur kabul edilirler. Dikkat çekici bir hukuki detay olarak, hız sınırlarının aşılması veya alkol sınırlarının ihlal edilmesi kanunda asli kusur olarak sayılmamış, bunlar doktrin ve uygulamada tali kusur olarak nitelendirilmiştir. Ancak bir fiilin tali kusur sayılması, hukuki sorumluluğu ortadan kaldırdığı anlamına gelmez. Adli Tıp Kurumu ve trafik bilirkişi raporlarında kusur oranları belirlenirken, asli kusurun kazaya ne ölçüde sebebiyet verdiği ve tali kusurların ihlal boyutları bir bütün olarak mahkemeye sunulur.

Trafik Kazalarında Delil Türleri Ve Kaza Tespit Tutanağı

Dava aşamasında kusurun ispatlanabilmesi için kullanılan en önemli hukuki deliller; tanık beyanları, kamera ve KGYS kayıtları, olay yeri fotoğrafları ve kaza tespit tutanaklarıdır. Kanun ve ilgili yönetmelikler uyarınca kaza tespit tutanağı kural olarak trafik zabıtası, bulunmadığı yerlerde jandarma veya yetkili kolluk personeli tarafından düzenlenmektedir. Yalnızca maddi hasarla sonuçlanan kazalarda taraflar kendi aralarında anlaşarak bu tutanağı düzenleyebilme hakkına sahiptir. kaza tespit tutanağı, aksi ispat edilinceye kadar geçerli ve güçlü bir maddi delil niteliği taşır. Tarafların bu tutanaktaki kusur durumuna itiraz etmesi halinde, Yargıtay içtihatları gereğince mahkeme tarafından İstanbul Teknik Üniversitesi veya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi gibi üst kurumlardan detaylı ve denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınması zorunludur.

Maddi Hasarlı Kazalarda Anlaşma Ve Tutanak İstisnaları

Hazine Müsteşarlığı’nın 2007/27 sayılı Genelgesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği ile maddi hasarlı kazalarda taraflara kendi aralarında anlaşma tutanağı düzenleme imkanı getirilmiştir. Bu tutanak, yetkili makamlarca düzenlenen resmi belge hükmündedir. anlaşma tutanağında araç bilgileri, poliçe numaraları, sürücü beyanları, kaza tarihi ve kaza yeri krokisinin çizimi mutlaka bulunmalıdır. Kaza yeri krokisinde çarpma noktası, fren izleri ve yolun durumu net bir şekilde gösterilmelidir. Ancak kanun koyucu, delil güvenliğini sağlamak amacıyla bazı durumlarda tarafların kendi aralarında tutanak düzenlemesini yasaklamış ve genel kolluk kuvvetlerinin müdahalesini şart koşmuştur. Tarafların kendi aralarında tutanak düzenleyemeyeceği istisnai haller şunlardır:

  • Sürücülerden herhangi birinin ehliyetsiz (sürücü belgesiz) araç kullanması durumu.
  • Sürücülerden birinin alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğundan şüphelenilmesi.
  • Kazaya karışan araçlardan en az birinin Türkiye sınırları içinde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması.
  • Kazaya kamuya ait resmi plakalı bir aracın karışmış olması.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: