Anasayfa/ Makale/ TCK Kapsamında Sosyal Medya Yoluyla İşlenen Suçlar

TCK Kapsamında Sosyal Medya Yoluyla İşlenen Suçlar

Gelişen teknolojiyle hayatımızın merkezine yerleşen sosyal medya, yepyeni bir sosyalleşme alanı yaratırken TCK kapsamında düzenlenen birçok suçun da işlenebileceği bir mecra haline gelmiştir. Bu makalede, bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle sosyal medya üzerinden en sık işlenen suç tiplerini ve hukuki boyutlarını inceliyoruz.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesi ve web 2.0 altyapısının hayatımızın her alanına entegre olmasıyla birlikte, sosyal medya platformları vazgeçilmez bir iletişim ve sosyalleşme alanı haline gelmiştir. Geleneksel medyanın aksine, bireylerin sadece tüketici değil aynı zamanda içerik üreticisi konumunda olduğu bu yeni nesil dijital dünya, ifade özgürlüğüne geniş imkanlar sunarken ne yazık ki ceza hukuku anlamında yepyeni riskleri de beraberinde getirmektedir. Türk Ceza Kanunu'nda yer alan suçların büyük bir çoğunluğu, bilgisayar, tablet veya akıllı telefonlar vasıtasıyla kolaylıkla işlenebilir bir yapıya bürünmüştür. Hukuk sistemimizde henüz müstakil bir sosyal medya kanunu bulunmasa da, mevcut kanun hükümleri bu dijital platformlarda gerçekleşen eylemlere de eksiksiz uygulanmaktadır. Uygulamada özellikle intihara yönlendirme, cinsel taciz, hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlarının sosyal ağlar üzerinden sıklıkla işlendiği görülmektedir. Biz de bu kapsamlı incelememizde, söz konusu suçların sosyal medya dinamikleri içindeki görünüm biçimlerini uzman bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle ele alacağız.

İntihara Yönlendirme Suçu (TCK m.84)

Türk Ceza Kanunu'nun 84. maddesinde düzenlenen intihara yönlendirme suçu, sosyal medyanın kitlesel etkileşim gücü nedeniyle dijital platformlarda oldukça tehlikeli bir boyuta ulaşmıştır. Fail, sosyal ağlar üzerinden iletişim kurduğu, depresif veya intihara meyilli bir kişinin bu durumundan yararlanarak onu intihara teşvik edebilir ya da intihar kararını kuvvetlendirebilir. Kanun koyucu, eylemin aleniyet kazanmasını suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olarak düzenlemiştir. Özellikle sosyal medyada sıklıkla karşılaştığımız linç kültürü neticesinde mağdurun intihara sürüklenmesi durumlarında, bu linç kampanyasını başlatan ve suça iştirak eden kişilerin eylemleri TCK m.84 kapsamında cezai sorumluluk doğurmaktadır. Bunun yanı sıra, sosyal medya üzerinden canlı yayın açılarak gerçekleştirilen intihar eylemlerinde eyleme iştirak edilmesi dahi hukuki bir inceleme konusu haline gelebilmektedir.

Cinsel Taciz Suçu (TCK m.105)

Bilişim sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte cinsel taciz suçu da fiziksel ortamdan çıkarak büyük oranda sosyal ağlara taşınmıştır. TCK m.105 uyarınca, bir kimsenin doğrudan mesaj yoluyla cinsel içerikli yazı, fotoğraf, ses kaydı veya video göndermesi ya da paylaşımlarının altına cinsel amaçlı yorumlar yapması bu suçu oluşturur. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında, sosyal medya platformları birer kitle haberleşme aracı olarak kabul edildiğinden, suçun bu mecralar üzerinden işlenmesi elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmiş sayılarak nitelikli hal kapsamında değerlendirilmekte ve verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Suçun fail ile mağdurun önceden tanışmadığı, arkadaş listesinde bulunmadığı durumlarda bile işlenmesi mümkündür; zira fail, kurbanın rızası hilafına cinsel özgürlüğe yönelik saldırılarda bulunabilmektedir.

Hakaret Suçu ve Aleniyet (TCK m.125)

Sosyal medyada eleştiri sınırlarının aşılarak kişilerin onur, şeref ve saygınlığına saldırılması, hakaret suçunun en yaygın işlenme biçimlerinden biridir. Sosyal medya üzerinden gönderilen doğrudan mesajlar, mağdurun bizzat muhatap alınması sebebiyle huzurda hakaret hükümlerine tabi tutulur. Ancak failin, kendi açık profilinde mağduru hedef alan bir gönderi paylaşması veya mağdurun bir fotoğrafının altına herkesin görebileceği şekilde hakaret içerikli yorum yazması durumunda aleniyet unsuru devreye girer ve ceza altıda biri oranında artırılır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli hukuki nüans, failin sosyal medya hesabının kilitli veya özel olup olmadığıdır; zira sadece sınırlı sayıda onaylı takipçinin görebildiği profillerde yapılan paylaşımlarda, belirsiz sayıda kişinin öğrenme ihtimali bulunmadığından aleniyet unsurunun gerçekleşmediği kabul edilmektedir.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama (TCK m.216)

Toplumsal fay hatlarını tetikleyen ve kamu barışını doğrudan tehdit eden eylemler TCK m.216'da düzenlenmiştir. Failin, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek toplumun bir kesimini diğerine karşı kışkırtması, sosyal medyanın yayılım hızı düşünüldüğünde çok ciddi ve somut bir tehlike yaratmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için eylemin alenen işlenmesi şarttır ve açık bir sosyal medya hesabından atılan provokatif bir mesaj bu unsuru fazlasıyla karşılar. İfade özgürlüğü demokratik bir hakkın temeli olsa da, paylaşılan içeriğin kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike doğurması halinde bu özgürlüğün sınırları aşılmış kabul edilir. TCK m.218 uyarınca bu fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi durumunda cezanın yarı oranına kadar artırılması öngörülmektedir.

Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu (TCK m.217/A)

Türk Ceza Kanunu'na yakın zamanda eklenen bir madde ile, gerçeğe aykırı bir bilginin sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle paylaşılması yaptırım altına alınmıştır. Bir sosyal medya kullanıcısının, ülkenin iç veya dış güvenliği, genel sağlığı ya da kamu düzeni hakkında asılsız iddiaları kamu barışını bozmaya elverişli biçimde yayması bu suçu oluşturur. Kanun koyucu, bu eylemin gerçek kimlik gizlenerek, örneğin anonim veya sahte hesaplarla, ya da bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesini nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Teknolojinin manipülatif olarak kullanıldığı ve görüntülerin saniyeler içinde on binlerce kişiye ulaştırıldığı günümüzde, bu yeni suç tipi bilişim hukuku uygulamaları açısından son derece kritik bir önem ve tartışma alanı yaratmaktadır.

Sosyal Ağlarda İşlenen Başlıca Suçlar

Bilişim hukuku pratikleri incelendiğinde, sosyal ağlarda işlenen suçların belirli eylem tipleri etrafında yoğunlaştığı görülmektedir. Platformların sağladığı hızlı iletişim ortamı, kullanıcıların anlık duygu durumlarıyla hukuka aykırı içerikler üretmelerine zemin hazırlamaktadır. Adli makamlara yansıyan dosyalara ve yargı içtihatlarına göre, dijital dünyada kamu barışını ve kişi hürriyetini hedef alan başlıca yasadışı eylemler şunlardır:

  • İntihara yönlendirme ve teşvik eylemleri (TCK m.84).
  • Elektronik haberleşme araçlarıyla cinsel içerikli materyal gönderimi (TCK m.105).
  • Gıyapta veya huzurda onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici hakaretler (TCK m.125).
  • Halkın bir kesimini inanç ve kimlikleri üzerinden aşağılama eylemleri (TCK m.216).
  • Sahte hesaplarla dezenformasyon ve yanıltıcı bilgi yayılımı (TCK m.217/A).
Bana DM'den özelden küfür edene dava açabilir miyim? expand_more
Sosyal medya üzerinden doğrudan mesaj (DM) yoluyla tarafınıza edilen küfürler, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında hakaret suçunu oluşturmaktadır. Bu tür iletiler, failin doğrudan sizi muhatap alması sebebiyle hukuken "huzurda hakaret" hükümlerine tabi tutulur. Şayet size yönelik bu hakaretler sizin veya failin kilitli olmayan, herkesin görebileceği açık profilindeki bir gönderi üzerinden yapılırsa aleniyet unsuru devreye girer ve verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. Kişiliğinize, onurunuza ve saygınlığınıza yönelik bu tarz saldırılar için hukuki yollara başvurma hakkınız mevcuttur.
Tanımadığım biri fotoğraflarıma sapıkça yorumlar yazıyor, ceza alır mı? expand_more
Bir kişinin fotoğraflarınızın altına cinsel amaçlı yorumlar yapması veya DM üzerinden cinsel içerikli yazı, ses kaydı ve görüntü göndermesi TCK m.105 uyarınca cinsel taciz suçunu oluşturmaktadır. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında sosyal ağlar elektronik kitle haberleşme aracı sayıldığı için, bu suçun nitelikli hali oluşur ve verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Failin sizinle daha önceden tanışmıyor olması veya arkadaş listenizde bulunmaması, kurbanın rızası dışında gerçekleşen bu cinsel özgürlük ihlalini meşrulaştırmaz. İlgili şahsın kimliği tespit edilerek hakkında gerekli adli süreçler başlatılabilir ve yaptırım uygulanması sağlanabilir.
Sosyal medyada sahte hesapla yalan haber yaymanın cezası var mı? expand_more
TCK'nın 217/A maddesi kapsamında, gerçeğe aykırı bir bilgiyi halk arasında panik, endişe veya korku yaratmak maksadıyla paylaşmak suç olarak düzenlenmiştir. Bu ihlalin oluşabilmesi için paylaşılan asılsız iddiaların ülkenin genel sağlığı, kamu düzeni ile iç veya dış güvenliğine ilişkin olması ve kamu barışını bozmaya elverişli bir nitelik taşıması gerekmektedir. Söz konusu eylemin kendi gerçek kimliğini gizleyerek, yani sahte (anonim) hesaplar vasıtasıyla işlenmesi kanun koyucu tarafından nitelikli hal olarak belirlenmiştir ve daha ağır yaptırımları beraberinde getirir. Anonim hesaplar kullanılsa dahi adli bilişim incelemeleriyle kimlik tespiti yapılarak hukuki süreç yürütülmektedir.
İnternette birini linç edip intihara sürüklemenin yaptırımı nedir? expand_more
Türk Ceza Kanunu m.84 uyarınca bir bireyi intihara teşvik etmek veya intihar kararını kuvvetlendirecek şekilde yönlendirmek ciddi bir ceza hukuku ihlalidir. Sosyal medya platformlarında sıklıkla karşılaşılan "linç kültürü" sonucunda bir mağdurun intihara sürüklenmesi halinde, bu linç kampanyasını başlatan ve eyleme iştirak eden tüm kişiler cezai olarak sorumlu tutulmaktadır. Kanun koyucu, eylemin sosyal medya gibi kitlesel bir platformda aleniyet kazanmasını suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olarak kabul etmiştir. Buna ek olarak, bir kişinin sosyal medyada canlı yayın açarak intihar etmesi sürecinde bu yayına destekleyici iştirakte bulunulması dahi soruşturmaya ve hukuki incelemeye konu olmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir