Makale
Gelişen teknolojiyle hayatımızın merkezine yerleşen sosyal medya, yepyeni bir sosyalleşme alanı yaratırken TCK kapsamında düzenlenen birçok suçun da işlenebileceği bir mecra haline gelmiştir. Bu makalede, bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle sosyal medya üzerinden en sık işlenen suç tiplerini ve hukuki boyutlarını inceliyoruz.
TCK Kapsamında Sosyal Medya Yoluyla İşlenen Suçlar
Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesi ve web 2.0 altyapısının hayatımızın her alanına entegre olmasıyla birlikte, sosyal medya platformları vazgeçilmez bir iletişim ve sosyalleşme alanı haline gelmiştir. Geleneksel medyanın aksine, bireylerin sadece tüketici değil aynı zamanda içerik üreticisi konumunda olduğu bu yeni nesil dijital dünya, ifade özgürlüğüne geniş imkanlar sunarken ne yazık ki ceza hukuku anlamında yepyeni riskleri de beraberinde getirmektedir. Türk Ceza Kanunu'nda yer alan suçların büyük bir çoğunluğu, bilgisayar, tablet veya akıllı telefonlar vasıtasıyla kolaylıkla işlenebilir bir yapıya bürünmüştür. Hukuk sistemimizde henüz müstakil bir sosyal medya kanunu bulunmasa da, mevcut kanun hükümleri bu dijital platformlarda gerçekleşen eylemlere de eksiksiz uygulanmaktadır. Uygulamada özellikle intihara yönlendirme, cinsel taciz, hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlarının sosyal ağlar üzerinden sıklıkla işlendiği görülmektedir. Biz de bu kapsamlı incelememizde, söz konusu suçların sosyal medya dinamikleri içindeki görünüm biçimlerini uzman bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle ele alacağız.
İntihara Yönlendirme Suçu (TCK m.84)
Türk Ceza Kanunu'nun 84. maddesinde düzenlenen intihara yönlendirme suçu, sosyal medyanın kitlesel etkileşim gücü nedeniyle dijital platformlarda oldukça tehlikeli bir boyuta ulaşmıştır. Fail, sosyal ağlar üzerinden iletişim kurduğu, depresif veya intihara meyilli bir kişinin bu durumundan yararlanarak onu intihara teşvik edebilir ya da intihar kararını kuvvetlendirebilir. Kanun koyucu, eylemin aleniyet kazanmasını suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olarak düzenlemiştir. Özellikle sosyal medyada sıklıkla karşılaştığımız linç kültürü neticesinde mağdurun intihara sürüklenmesi durumlarında, bu linç kampanyasını başlatan ve suça iştirak eden kişilerin eylemleri TCK m.84 kapsamında cezai sorumluluk doğurmaktadır. Bunun yanı sıra, sosyal medya üzerinden canlı yayın açılarak gerçekleştirilen intihar eylemlerinde eyleme iştirak edilmesi dahi hukuki bir inceleme konusu haline gelebilmektedir.
Cinsel Taciz Suçu (TCK m.105)
Bilişim sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte cinsel taciz suçu da fiziksel ortamdan çıkarak büyük oranda sosyal ağlara taşınmıştır. TCK m.105 uyarınca, bir kimsenin doğrudan mesaj yoluyla cinsel içerikli yazı, fotoğraf, ses kaydı veya video göndermesi ya da paylaşımlarının altına cinsel amaçlı yorumlar yapması bu suçu oluşturur. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında, sosyal medya platformları birer kitle haberleşme aracı olarak kabul edildiğinden, suçun bu mecralar üzerinden işlenmesi elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmiş sayılarak nitelikli hal kapsamında değerlendirilmekte ve verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Suçun fail ile mağdurun önceden tanışmadığı, arkadaş listesinde bulunmadığı durumlarda bile işlenmesi mümkündür; zira fail, kurbanın rızası hilafına cinsel özgürlüğe yönelik saldırılarda bulunabilmektedir.
Hakaret Suçu ve Aleniyet (TCK m.125)
Sosyal medyada eleştiri sınırlarının aşılarak kişilerin onur, şeref ve saygınlığına saldırılması, hakaret suçunun en yaygın işlenme biçimlerinden biridir. Sosyal medya üzerinden gönderilen doğrudan mesajlar, mağdurun bizzat muhatap alınması sebebiyle huzurda hakaret hükümlerine tabi tutulur. Ancak failin, kendi açık profilinde mağduru hedef alan bir gönderi paylaşması veya mağdurun bir fotoğrafının altına herkesin görebileceği şekilde hakaret içerikli yorum yazması durumunda aleniyet unsuru devreye girer ve ceza altıda biri oranında artırılır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli hukuki nüans, failin sosyal medya hesabının kilitli veya özel olup olmadığıdır; zira sadece sınırlı sayıda onaylı takipçinin görebildiği profillerde yapılan paylaşımlarda, belirsiz sayıda kişinin öğrenme ihtimali bulunmadığından aleniyet unsurunun gerçekleşmediği kabul edilmektedir.
Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama (TCK m.216)
Toplumsal fay hatlarını tetikleyen ve kamu barışını doğrudan tehdit eden eylemler TCK m.216'da düzenlenmiştir. Failin, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek toplumun bir kesimini diğerine karşı kışkırtması, sosyal medyanın yayılım hızı düşünüldüğünde çok ciddi ve somut bir tehlike yaratmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için eylemin alenen işlenmesi şarttır ve açık bir sosyal medya hesabından atılan provokatif bir mesaj bu unsuru fazlasıyla karşılar. İfade özgürlüğü demokratik bir hakkın temeli olsa da, paylaşılan içeriğin kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike doğurması halinde bu özgürlüğün sınırları aşılmış kabul edilir. TCK m.218 uyarınca bu fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi durumunda cezanın yarı oranına kadar artırılması öngörülmektedir.
Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu (TCK m.217/A)
Türk Ceza Kanunu'na yakın zamanda eklenen bir madde ile, gerçeğe aykırı bir bilginin sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle paylaşılması yaptırım altına alınmıştır. Bir sosyal medya kullanıcısının, ülkenin iç veya dış güvenliği, genel sağlığı ya da kamu düzeni hakkında asılsız iddiaları kamu barışını bozmaya elverişli biçimde yayması bu suçu oluşturur. Kanun koyucu, bu eylemin gerçek kimlik gizlenerek, örneğin anonim veya sahte hesaplarla, ya da bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesini nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Teknolojinin manipülatif olarak kullanıldığı ve görüntülerin saniyeler içinde on binlerce kişiye ulaştırıldığı günümüzde, bu yeni suç tipi bilişim hukuku uygulamaları açısından son derece kritik bir önem ve tartışma alanı yaratmaktadır.
Sosyal Ağlarda İşlenen Başlıca Suçlar
Bilişim hukuku pratikleri incelendiğinde, sosyal ağlarda işlenen suçların belirli eylem tipleri etrafında yoğunlaştığı görülmektedir. Platformların sağladığı hızlı iletişim ortamı, kullanıcıların anlık duygu durumlarıyla hukuka aykırı içerikler üretmelerine zemin hazırlamaktadır. Adli makamlara yansıyan dosyalara ve yargı içtihatlarına göre, dijital dünyada kamu barışını ve kişi hürriyetini hedef alan başlıca yasadışı eylemler şunlardır:
- İntihara yönlendirme ve teşvik eylemleri (TCK m.84).
- Elektronik haberleşme araçlarıyla cinsel içerikli materyal gönderimi (TCK m.105).
- Gıyapta veya huzurda onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici hakaretler (TCK m.125).
- Halkın bir kesimini inanç ve kimlikleri üzerinden aşağılama eylemleri (TCK m.216).
- Sahte hesaplarla dezenformasyon ve yanıltıcı bilgi yayılımı (TCK m.217/A).