Anasayfa Makale TCK 177 Çerçevesinde Hukuka Aykırılık Ve Özel...

Makale

Türk Ceza Kanunu 177. maddesinde düzenlenen hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçunda hukuka aykırılık durumu ile suçun özel görünüş biçimleri olan teşebbüs, iştirak ve içtima kurumları hayvan hukuku perspektifiyle incelenmiştir. Tedavi amaçlı hayvan kullanımı ve tehlikeli ırkların durumu hukuki boyutuyla ele alınmıştır.

TCK 177 Çerçevesinde Hukuka Aykırılık Ve Özel Görünüşler

Hayvan hakları ve hayvan hukuku bağlamında sıklıkla karşılaştığımız hukuki uyuşmazlıklardan biri, gözetim altındaki hayvanların toplum için yarattığı tehlikelerdir. Bir hayvan hukuku avukatı olarak incelediğimizde, TCK madde 177’de düzenlenen hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçu, sadece temel unsurlarıyla değil, hukuka aykırılık ve suçun özel görünüş biçimleriyle de karmaşık bir yapıya sahiptir. Suçun oluşması için eylemin tipikliğe uygun olması yetmez, aynı zamanda hukuka aykırı olması gerekir. Bazı durumlarda, bir eylem dış görünüşü itibarıyla suç tipine uysa dahi, hukuk düzeninin izin verdiği hallerde cezalandırılamaz. Bununla birlikte, eylemin teşebbüs aşamasında kalıp kalamayacağı, suça birden fazla kişinin iştirak edip edemeyeceği veya tek bir fiille birden fazla normun ihlal edilip edilmediği hususları, yargılama sürecinin kaderini belirler. Bu makalede, hayvanların tehlike yaratacak şekilde serbest bırakılması fiilinin hukuka aykırılık boyutunu, tedavi amacıyla hayvan kullanımında ilgilinin rızasını ve suçun özel görünüş biçimleri olan teşebbüs, iştirak ile içtima müesseselerini mevzuat ve Yargıtay uygulamaları ışığında kapsamlı bir şekilde ele alacağız.

TCK 177 Kapsamında Hukuka Aykırılık Ve Hukuka Uygunluk Nedenleri

Ceza hukukunda bir fiilin suç oluşturabilmesi için eylemin yalnızca kanundaki tanıma uyması yeterli olmayıp, aynı zamanda hukuk düzeniyle çatışması, yani hukuka aykırı olması gerekmektedir. Eğer somut olayda fiili hukuka uygun kılan bir neden varsa, eylem hukuka aykırı olmaktan çıkar ve suç oluşmaz. hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçunda da hukuka uygunluk nedenleri somut olayın özelliklerine göre uygulanabilmektedir. Hukuk düzeni, bazı hallerde hayvanların serbest bırakılmasına veya belirli bir amaca yönelik kullanılmasına izin vererek fiili cezalandırmaktan vazgeçer. Bu kapsamda kanunun hükmünü yerine getirme, meşru savunma, hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası gibi temel hukuka uygunluk sebepleri bu suç tipi özelinde dikkate alınmalıdır. Hayvanı gözetimi altında bulunduran kişinin bu yükümlülüğünü yerine getirirken karşılaştığı olağanüstü durumlar veya mesleki yükümlülükler, hukuka aykırılık unsurunu ortadan kaldıran temel kriterler arasında yer almaktadır. Hukuka uygunluk sebeplerinin her olayda ayrıca değerlendirilmesi, adil bir yargılamanın en önemli güvencelerinden biridir.

Kanun Hükmünün Yerine Getirilmesi Ve Meşru Savunma

Kanun hükmünün yerine getirilmesi ve meşru savunma, hayvanların dahil olduğu olaylarda ceza sorumluluğunu doğrudan etkileyen kurumlardır. Kanunun verdiği bir yetkiye dayanarak hareket eden kişinin eylemi hukuka uygun kabul edilir. Örneğin, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK) madde 16 uyarınca polisin görevdeyken direnme ile karşılaşması durumunda orantılılık ilkesi çerçevesinde zor kullanma yetkisi bulunmaktadır. Bu yetki kapsamında polis köpeklerinin veya delil arama süreçlerinde narkotik köpeklerinin serbest bırakılması hukuka uygunluk nedeni sayılır. Öte yandan, meşru savunma hali de eylemi hukuka aykırı olmaktan çıkarır. Kişinin kendisine veya başkasına yönelen ağır, haksız ve muhakkak bir saldırıyı defetmek amacıyla gösterdiği zorunlu tepki meşru savunmadır. Başkasına yönelen haksız bir saldırı sırasında, hayvan sahibinin kendisini veya çevresini korumak saikiyle köpeğinin tasmasını bırakarak saldırıyı bertaraf etmeye çalışması meşru savunma kapsamında değerlendirilebilir. Bu tür durumlarda failin hayvanı serbest bırakma kastı suç işlemek değil, saldırıyı savuşturmak olduğundan hukuki sorumluluk doğmayacaktır.

İlgilinin Rızası: Alternatif Tıp Ve Hayvan Destekli Tedaviler

İlgilinin rızası, kişi üzerindeki tasarruf yetkisi kapsamında hukuka aykırılığı kaldıran en önemli etkenlerden biridir. Günümüzde sülük, larva gibi canlılarla yapılan geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları veya at, köpek, yunus gibi hayvanlarla gerçekleştirilen hayvan destekli terapiler yasal mevzuatla kabul edilmiştir. Hastanın rızası alınarak tıbbi veya psikolojik tedavi amacıyla hayvanların kullanılması eylemi hukuka uygun hale getirir. Ancak, bu durum uygulayıcıya sınırsız bir hak tanımaz; gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne harfiyen uyulması elzemdir. Terapide kullanılan tehlikeli nitelikteki bir köpeğin veya insandan daha güçlü yapısıyla yunusların kişilere zarar vermesi halinde, rızanın mevcudiyeti her türlü hukuki korumayı sağlamaz. Tehlike arz eden bir hayvanın tedavi alanında kontrolsüz kalması, rıza dahilinde bile olsa, somut olayın özelliklerine göre TCK 177 uyarınca tehlikeli şekilde serbest bırakma veya olası zararlarda taksirle yaralama sorumluluğunu doğurabilecektir.

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılmasında Suçun Özel Görünüşleri

Ceza hukukunda suçun özel görünüş biçimleri, fiilin teşebbüs aşamasında kalması, birden fazla kişinin suça katılması veya tek bir eylemle birden fazla hukuki değerin ihlal edilmesi durumlarını kapsar. TCK 177 maddesi, yapısı gereği sırf hareket veya somut tehlike suçu niteliği taşıdığından özel görünüş biçimleri bakımından oldukça spesifik özellikler gösterir. Suçun tamamlanma anı, hareketin icrası ile neticenin oluşumu arasındaki bağ ve failin niteliği gibi unsurlar, teşebbüs, iştirak ve içtima kurallarının ne şekilde uygulanacağını belirler. Bir hayvan hukuku uzmanı olarak uygulamada gördüğümüz en büyük yanılgılardan biri, zarar doğmadığı hallerde suçun teşebbüs aşamasında kaldığının düşünülmesidir. Oysa bu suç tipi, zarar değil tehlike odaklıdır. Aynı zamanda, suça iştirak eden kişilerin sorumluluğu belirlenirken, hayvan üzerindeki gözetim yükümlülüğünün kime ait olduğu kritik bir rol oynar. Bu nedenle suçun özel görünüş biçimlerinin incelenmesi, sanık veya müşteki vekilliği yürütülürken doğru stratejinin kurulması için hayati öneme sahiptir.

Teşebbüs Ve Iştirak Hükümlerinin Değerlendirilmesi

TCK 177’de düzenlenen suç, neticesi harekete bitişik nitelikte bir somut tehlike suçu olduğu için kural olarak teşebbüse elverişli değildir. Hayvanın kişilerin hayatı veya sağlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakıldığı veya kontrol altına alınmasında ihmal gösterildiği anda suç tamamlanmış olur. İcra hareketlerinin bölünebilmesi veya tehlikenin sonradan oluşmasının beklenmesi söz konusu olmadığından teşebbüs hükümleri uygulanamaz. iştirak kuralları açısından bakıldığında ise, bu suç ancak gözetimi altında hayvan bulunduran kişilerce işlenebildiği için özgü suç niteliği taşımaktadır. Özgü suçlarda, yasal tanımda belirtilen özel nitelikleri taşıyan kişi asli fail olabilir. Suça katkı sağlayan ancak gözetim yükümlülüğü bulunmayan diğer kişiler ise fiile ancak azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edebilirler. Hayvanın gözetiminden birden fazla kişinin müştereken sorumlu olduğu durumlarda ise, hayvanı serbest bırakan sorumlular, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında eyleme katıldıkları takdirde müşterek fail olarak yargılanırlar.

Içtima: Zincirleme Suç Ve Diğer Kanunlarla İlişkisi

TCK 177 maddesindeki suçta içtima kuralları, failin tek bir eylemle birden fazla yasayı ihlal etmesi halinde devreye girer. Suçun işleniş biçimine göre zincirleme suç ve fikri içtima durumları şu şekilde özetlenebilir:

  • zincirleme suç (TCK M. 43): Bir kişiye karşı farklı zamanlarda aynı suç işleme kararıyla hayvanı tehlikeli şekilde serbest bırakan veya tek bir fiille birden fazla kişinin sağlığını tehlikeye sokan fail hakkında zincirleme suç** hükümleri uygulanır ve tek ceza artırılarak verilir.
  • Fikri içtima (TCK M. 44): Hayvanın serbest bırakılması nedeniyle bir kimse yaralanır veya ölürse, fail tehlike suçundan değil, en ağır cezayı gerektiren taksirle veya kastla yaralama yahut öldürme suçundan cezalandırılır.
  • Kabahatler Kanunu ve Diğer Mevzuatla İlişkisi: Hayvanları Koruma Kanunu geçici madde 3 uyarınca tehlike arz eden (Pitbull, Dogo Argentino vb.) köpeklerin sokağa terk edilmesi idari para cezasını gerektiren bir kabahattir. Ancak bu terk fiili, aynı zamanda insan sağlığı için somut tehlike yaratmışsa, idari yaptırım yerine sadece TCK 177 kapsamında suçtan işlem tesis edilir.
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: