Anasayfa Makale Orman Yangınları, Yaban Hayatı Tahribatı Ve...

Makale

Orman Yangınları, Yaban Hayatı Tahribatı Ve Hukuki Boyut

Orman yangınları, yalnızca doğal bitki örtüsünü değil, orman ekosisteminde yaşayan hayvanların yaşam haklarını da doğrudan ihlal eden ciddi bir suçtur. Anayasa ve 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yangın çıkaran faillere ağır cezalar öngörülmekte olup, yaban hayatının silindiği bu yanan alanların imara açılması kesin olarak yasaklanmıştır.*

Ormanlar, bitkiler ve mikroorganizmaların yanı sıra sayısız hayvan türü için vazgeçilmez bir doğal yaşam alanıdır. Ancak, hem doğal afetler hem de insan müdahaleleri sonucunda meydana gelen orman yangınları, bu ekosistemleri hızla yok ederek yaban hayatını derinden yaralamaktadır. Özellikle rüzgarın da etkisiyle hızla yayılan alevler, sadece ağaçları küle çevirmekle kalmamakta; orman içinde yaşamakta olan hayvanlarımızı acımasızca yok etmektedir. Bir hayvan hakları avukatı perspektifiyle değerlendirildiğinde, orman yangınları basit bir kamu zararı değil, aynı zamanda o alanda yaşamını sürdüren canlıların yaşam hakkına yönelik ağır bir saldırıdır. Türk hukuku, ormanların korunmasını anayasal bir güvence altına alırken, orman yangınlarına sebebiyet veren eylemlere karşı özel ve ağır yaptırımlar öngörmüştür. Bu kapsamda mevzuatımız, yanan alanların yeniden ağaçlandırılmasını emrederken, orman ekosistemini ve canlıları tahrip eden faillere karşı sıfır tolerans ilkesini benimsemiştir.

Anayasal Düzeyde Ormanların Korunması Ve Af Yasağı

1982 Anayasası'nın 169. maddesi, ormanların korunmasını doğrudan güvence altına almıştır. Bu madde uyarınca, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyete müsaade edilemez ve yanan ormanların yerinde muhakkak yeni orman yetiştirilmesi esastır. Ayrıca anayasa koyucu, yaban hayatını ve doğayı korumak adına çok net bir hukuki sınır çizerek, ormanları yakma veya yok etme amacı taşıyan fiiller sonucu işlenen suçların hiçbir suretle genel veya özel af kapsamına alınamayacağını hükme bağlamıştır. Doğal ekosistemin ve vahşi hayvanların yaşam alanlarının telafisi yüzlerce yıl sürebilmektedir. Bu nedenle hukuki sistemimiz, yangın çıkaran kimselerin cezasız kalmasını veya siyasi aflardan yararlanmasını kesin olarak yasaklamaktadır. Anayasanın çizdiği bu katı çerçeve, ormanların ve içerisinde yaşayan canlıların korunmasına atfedilen üstün hukuki değerin kanıtıdır.

6831 Sayılı Orman Kanunu'nda Yangın Suçları Ve Yaptırımlar

Türk ormancılık rejiminin yasal dayanağı olan 6831 sayılı Orman Kanunu, orman yangını çıkarma veya yangına sebebiyet verme fiillerini 110. maddesiyle açıkça suç olarak düzenlemiştir. Kanun, ormanlarda meydana gelen tahribatı önlemek için çok ciddi ceza yaptırımları getirmiştir. Nitekim yanan alanlarda yaban hayatının son bulması, yalnızca ekolojik dengenin değil, doğanın tüm bileşenlerinin tehlikeye atılması anlamına gelmektedir. Mevzuat kapsamında, olası bir yangın ihtimali veya yangın belirtisi durumunda, durumu derhal yetkililere bildirmek ilgili yönetmeliklerle herkese bir yükümlülük olarak getirilmiştir. Orman memurlarına yangın esnasında yardım etmekten kaçınanlar hakkında yasal işlem başlatılması esastır. yaban hayatının ve orman sakinlerinin muhafazası, bu caydırıcı ceza normlarının tavizsiz bir biçimde uygulanmasına sıkı sıkıya bağlıdır.

Yanan Orman Sahalarında İşlenen Suçlara Artırımlı Cezalar

Kanun koyucu, yangın felaketiyle sarsılmış orman sahalarının yeniden ağaçlandırılması ve yaban hayatının tekrar canlanması sürecini engellemeye çalışanlara karşı ekstra bir hukuki kalkan oluşturmuştur. 6831 sayılı Kanun’un 93. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, orman arazisine tecavüz niteliği taşıyan hukuka aykırı fiillerin yanmış orman sahalarında işlenmesi durumu doğrudan ağırlaştırıcı sebep olarak kabul edilmektedir. Ekosistemin ve hayvanların yok olduğu bu alanları kendi menfaati için kullanmak maksadıyla eylemde bulunan failin alacağı ceza, kanun gereği bir kat artırılmaktadır. Bu yasal düzenleme ile yanan orman alanlarının herhangi bir suretle şahsi kullanıma açılamayacağı ve buralarda yapılacak her türlü yapı ile tesisin tapuya tescil olunamayacağı garanti altına alınarak, idarece doğrudan el konulacağı yasal zorunluluk haline getirilmiştir.

Orman Yangınlarına İlişkin Veriler Ve Çıkış Sebepleri

Yaban hayatını ve doğal dengeyi kül eden orman yangınlarının temelinde yatan faktörlerin tespiti, adli süreçlerin ve koruma önlemlerinin şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. İlgili veri incelemeleri, doğal afetlere ve ihmallere karşı alınacak koruma tedbirlerinin titizlikle yürütülmesi gerektiğini hukuki bir zorunluluk olarak önümüze koymaktadır. Olası felaketlerin önüne geçmek amacıyla, orman işletme müdürlüklerinin adli istatistikleri ve olay yeri inceleme raporları büyük önem taşımaktadır. Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Safranbolu Orman İşletme Müdürlüğünün 2024 yılı yangın raporları, hayvanların hayatını tehlikeye atan bu felaketlerin kaynaklarını şeffaf bir biçimde gözler önüne sermektedir.

İşletme Şefliği Toplam Yanan Orman ve Arazi (ha.) Çıkış Sebebi
Kırıklar 5,1 Yıldırım
Kırıklar 1,3 Yıldırım
Sipahidağ 0,154 Yıldırım
Soğanlıçay 0,15 Yıldırım
Soğanlıçay 0,104 Yıldırım
Sipahidağ 0,04 Kuş Çarpması
Soğanlıçay 0,1 Belirsiz
Uluyayla 8 Belirsiz
Karakışla 0,1 Failli
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: