Anasayfa/ Makale/ Mobbingle Hukuki Mücadele: Kanunlar, Kurumlar ve Yargıtay

Mobbingle Hukuki Mücadele: Kanunlar, Kurumlar ve Yargıtay

İşyerinde psikolojik tacize karşı yürütülen hukuki mücadele, ulusal kanunlar, uluslararası sözleşmeler ve idari kurumlar çerçevesinde şekillenmektedir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları ise mağdurlara adalet arayışında güçlü bir hukuki zemin sunarak uyuşmazlıklardaki yasal sorumlulukları netleştirmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

İş hayatında giderek daha sık karşılaştığımız psikolojik taciz vakaları, mağdurların sadece kariyerlerini değil, tüm çalışma huzurlarını doğrudan tehdit etmektedir. Bir mobbing hukuku avukatı olarak altını çizmeliyim ki, bu sistematik eylemlere karşı sessiz kalmak yerine etkin bir hukuki mücadele yürütmek temel bir haktır. Türkiye'de çalışanların adalet arayışını desteklemek amacıyla tesis edilmiş olan hukuki mekanizmalar, son derece kapsamlı ve çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Bu yasal altyapı içerisinde doğrudan müracaat edilebilecek çeşitli idari kurumlar bulunduğu gibi, ihlallerin giderilmesi amacıyla işletilecek cezai ve idari yargı yolları da mevcuttur. Özellikle Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları, yasal sınırları somutlaştırarak mağdurlara mahkeme salonlarında güçlü bir zemin sunmaktadır. Ulusal mevzuatımızın yanı sıra Türkiye'nin taraf olduğu bağlayıcı uluslararası sözleşmeler de bu zorlu mücadelede çalışanların en büyük hukuki dayanaklarından birini oluşturmaktadır.

Mobbingle Mücadelede Temel Kanunlar ve Uluslararası Boyut

Psikolojik taciz vakalarının yargıya taşınmasında temel dayanağımız öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu düzenlemeleridir. İş Kanunu'nun 5. maddesi, işverene kesin bir biçimde ayrımcılık yapmama yükümlülüğü getirmekte olup, bu kanuni sınırın ihlali halinde mağdurlar uğradıkları zararların giderilmesi için tazminat davası açma hakkına sahip olmaktadır. Öte yandan, gerçekleştirilen taciz eylemleri daha ağır boyutlara ulaştığında süreç, Türk Ceza Kanunu kapsamında doğrudan hakaret, tehdit, cinsel taciz ve huzur bozma suçları bağlamında değerlendirilerek failler hakkında hapis veya adli para cezası talep edilebilmektedir. Kamu kurumlarında görev yapan memurlar için ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu devreye girmekte; memurlar idari işlemlerin iptali ve maddi/manevi tazminat talepleri ile idari yargı merciilerine başvurabilmektedir. Ulusal yasalarımızın yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı ve uluslararası iş hukukunun temel metinlerinden olan ILO 190 No'lu Sözleşme, mobbingi önlemek için küresel standartlar sunarak dilekçelerimizdeki hukuki argümanları daha da güçlendirmektedir.

Başvuru Yapılabilecek Kamu Kurumları ve İdari Mekanizmalar

Hukuki mücadelenin mahkeme aşamasından önce veya yargı süreci ile eş zamanlı olarak işletilebilecek son derece etkili idari başvuru yolları bulunmaktadır. Bu kurumların başında gelen Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), vatandaşların şikâyetlerini doğrudan en üst mercilere iletebildikleri ve kamuda şeffaflığı artıran önemli bir dijital platformdur. Bunun yanı sıra, uyuşmazlıklarda ücretsiz olarak başvuru kabul eden Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık), kamu yönetimini hukuka uygunluk açısından denetleyerek ihlallere karşı hızlı, bağımsız ve maliyet etkin idari çözümler sunmaktadır. Sürecin bir diğer kritik hukuki aktörü ise Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) olarak karşımıza çıkmaktadır. Kanunla kurulmuş olan bu bağımsız yapı, işyerindeki insan hakları ihlallerini ve psikolojik taciz iddialarını detaylıca incelemekte; yayımladığı raporlar ile kamu politikalarının şekillenmesine ve daha adil çalışma ortamlarının oluşturulmasına doğrudan yasal katkı sağlamaktadır.

Kurumların Sunduğu Başlıca Hukuki İmkânlar

Hak arama sürecinde idari makamların mobbing mağdurlarına sunduğu pratik çözüm yollarını ve bu mekanizmaların temel hukuki işlevlerini doğru kurgulamak, davanın veya şikâyetin başarılı olması açısından stratejik bir öneme sahiptir. Bu bağlamda kullanılabilecek başlıca idari yollar şunlardır:

  • CİMER Üzerinden Şikâyet: Bilgi Edinme Hakkı ve Dilekçe Hakkı kanunları çerçevesinde doğrudan devlet birimlerine şikâyet iletme imkânı sunarak idari denetim mekanizmasını başlatır.
  • Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık): Valilikler, kaymakamlıklar veya elektronik sistemler üzerinden tamamen ücretsiz başvuru imkânı ile hukuka aykırılıkların idari yoldan hızlıca giderilmesini hedefler.
  • TİHEK İncelemeleri ve Kararları: Eşitlik ilkesi ve insan hakları ihlalleri kapsamında mağdurlardan ücretsiz başvuru alarak, uluslararası sözleşmelere uygun inceleme raporları hazırlar ve uyuşmazlıklara müdahil olur.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Kararlarında Mobbing

Üst derece mahkemelerinin güncel içtihatları, psikolojik taciz davalarının hukuki kaderini belirleyen en önemli emsal metinlerdir. Yargıtay kararları, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklarda işverenin yasal sorumluluklarına ve eşit davranma yükümlülüğüne sıklıkla atıf yaparak, sistematik eylemlerin tespiti halinde mağdur lehine ciddi tazminatlara hükmetmektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, kanuni çerçeveyi merkeze alarak mağdurun çalışma hayatındaki onurunu korumayı ve haksızlıkları gidermeyi amaçlar. Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarında mobbing eyleminin hukuken kabul edilebilmesi için sistematik ve kasıtlı bir nitelik taşıması gerektiği açıkça belirtilmekte; ayrıca idari ve mülki makamların bu ihlalleri engellemek için proaktif önlemler alması gerektiği karara bağlanmaktadır. Yüksek mahkemelerin bu emsal niteliğindeki hukuki yaklaşımları, yasaların nasıl yorumlanacağını kesin hatlarla çizmekte ve mahkemelerde hak arayan çalışanlar için son derece sağlam bir hukuki dayanak oluşturmaktadır.

Patronum bana kafayı taktı, sürekli eziyor. Dava açıp hakkımı arayabilir miyim? expand_more
Bir iş hukuku avukatı olarak belirtmeliyim ki, bu tür eylemlere karşı sessiz kalmak yerine etkin bir hukuki mücadele yürütmek en temel hakkınızdır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi işverene kesin bir ayrımcılık yapmama yükümlülüğü getirmektedir ve bu sınırın ihlali halinde uğradığınız zararlar için tazminat davası açma hakkınız doğmaktadır. Üstelik maruz kaldığınız eylemler hakaret, tehdit veya huzur bozma gibi daha ağır seviyelere ulaştıysa eylemleri Türk Ceza Kanunu kapsamında da değerlendirmeliyiz. Bu durumda failler hakkında hapis veya adli para cezası dahi talep etme hukuki imkânımız bulunmaktadır.
Mahkemeye gitmeden önce şikayet edebileceğim ücretsiz devlet kurumları var mı? expand_more
Evet, mahkeme aşamasından önce veya dava süreciyle eş zamanlı olarak işletilebilecek son derece etkili idari başvuru yollarımız mevcuttur. Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) tamamen ücretsiz olarak başvurularınızı kabul etmekte ve uyuşmazlıklara müdahil olmaktadır. Bu bağımsız kurumlar, insan hakları ve eşitlik ihlalleri kapsamında inceleme raporları hazırlayarak hukuka aykırılıkların hızlıca giderilmesini hedefler. Ayrıca, CİMER üzerinden doğrudan en üst devlet birimlerine şikayetinizi ileterek idari denetim mekanizmasını vakit kaybetmeden başlatabiliriz.
Devlet memuruyum, amirlerim mobbing yapıyor. Benim için süreç nasıl işliyor? expand_more
Kamu kurumlarında görev yapan memurlara yönelik psikolojik taciz iddialarında yasal prosedür özel sektör çalışanlarına göre farklılık göstermektedir. Sizin statünüzdeki çalışanlar için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu devreye girmektedir ve adalet arayışımızı idari yargı mercilerinde sürdürmemiz gerekmektedir. Yasal olarak amirlerinizin size karşı tesis ettiği haksız idari işlemlerin iptali yönünde dava açma hakkımız mevcuttur. Bu süreçte idari işlemlerin iptaliyle birlikte uğradığınız zararların giderilmesi amacıyla maddi ve manevi tazminat taleplerimizi de mahkemeye sunabiliriz.
Yargıtay bu baskıları mobbing sayıyor mu, mahkemede nasıl sonuç alırız? expand_more
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları, psikolojik taciz uyuşmazlıklarında mağdurun hak arayışına çok güçlü bir yasal zemin sunmaktadır. Anayasa Mahkemesi, bir eylemin hukuken mobbing kabul edilebilmesi için sistematik ve kasıtlı bir nitelik taşımasını şart koşmaktadır. Yargıtay ise işverenin kanuni eşit davranma yükümlülüğüne sıklıkla atıf yaparak, sistematik eylemlerin mahkemede tespiti halinde mağdur lehine ciddi tazminatlara hükmetmektedir. Bu nedenle, size yönelik baskıların sürekliliğini ve kastını ispatladığımız takdirde yüksek mahkemelerin bu emsal kararları lehimize çalışacaktır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir