Anasayfa Makale Mobbing Kaynaklı Tükenmişlik Sendromu ve...

Makale

İşyerinde karşılaşılan psikolojik taciz (mobbing), çalışanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal sağlığını doğrudan tehdit eden bir ihlaldir. Bu durum, tükenmişlik sendromu gibi ağır hastalıklara yol açarak çalışanın en temel anayasal güvencelerinden olan sağlık hakkını zedeler. Hukuki boyutuyla mobbing ve tükenmişlik ilişkisi incelenmektedir.

Mobbing Kaynaklı Tükenmişlik Sendromu ve Sağlık Hakkı

İş hukukunda sıklıkla karşılaşılan psikolojik taciz veya yaygın adıyla mobbing, çalışanın çalışma ortamındaki huzurunu bozmanın ötesinde, doğrudan insan sağlığını hedef alan ciddi bir hukuki problemdir. Günümüzde işverenlerin veya diğer çalışanların uyguladığı baskı ve yıldırma eylemleri, çalışanın beyni, vücudu ve ruhu arasındaki mevcut dengeyi bozarak ağır bir yıkıma sebebiyet vermektedir. Literatürde tükenmişlik sendromu olarak adlandırılan bu durum; çalışanın enerji kaynaklarının tükenmesine, duyarsızlaşmasına ve ağır bir duygusal çöküş yaşamasına neden olan ciddi bir hastalık hali olarak tanımlanmaktadır. Bireyin sağlık durumuyla yakından alakalı olan tükenmişlik, basit bir yorgunluk değil, çalışanın sağlık hakkını doğrudan ihlal eden kronik bir sendromdur. Bir avukat perspektifiyle yaklaşıldığında, işyerinde uygulanan mobbingin çalışanda yarattığı bu tahribat, işverenin iş sağlığı ve güvenliğini sağlama ile işçiyi gözetme borcuna açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

Mobbingin Yarattığı Duygusal Tükenme ve Sağlık İhlalleri

Hukuk uygulamalarımızda mobbingin ispatı ve tespiti aşamasında, çalışanın yaşadığı fiziksel, duyuşsal ve zihinsel yorgunluk önemli birer delil niteliği taşımaktadır. Bilimsel veriler ışığında, işyerinde mobbinge (baskı ve yıldırma) maruz kalan çalışanların mesleki tükenmişlik düzeyleri, özellikle de duygusal tükenme oranları, mobbinge uğramayanlara kıyasla istatistiksel olarak çok daha yüksek çıkmaktadır. Hukuki uyuşmazlıklarda sıklıkla karşılaştığımız bu tablo, insan ruhunun iflası şeklinde tabir edilen tükenmişlik sendromunun doğrudan psikolojik tacizden kaynaklandığını kanıtlamaktadır. Kişinin yaşamında ortaya çıkan önemli bir hastalık belirtisi olan bu süreç, çalışanı kurtulması zor bir gidişata sürüklemektedir. Bu nedenle, iş hukukunda bedensel ve ruhsal bütünlüğün korunması ilkesi gereği, mobbing nedeniyle sağlığı bozulan çalışanın yasal yollara başvurarak maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı doğmaktadır. İşverenin, işçi sağlığını koruma yükümlülüğü çerçevesinde bu tarz yıldırıcı davranışları engellemesi hukuki bir zorunluluktur.

İş Hukuku Bağlamında Tükenmişlik ve Gözetme Borcu

İş ilişkisinin temelini oluşturan güven ve sadakat ilkeleri, işverenin çalışanını her türlü psikolojik tacizden korumasını emreder. Araştırmaların açıkça gösterdiği üzere, iş yükünün fazlalığı, örgüt içindeki adaletsizlikler ve bitmek bilmeyen yıldırma politikaları, çalışanın tükenmişliğe sürüklenmesinde temel örgütsel etmenlerdir. Bir mobbing davasında, avukat olarak odaklandığımız en temel hususlardan biri, mağdurun yaşadığı zihinsel ve fiziksel çöküşün, doğrudan işyerindeki kötü niyetli eylemlerden kaynaklandığı illiyet bağını kurmaktır. Kişisel enerji rezervlerinin azalması, çalışanda amaç kaybı, perspektif ve motivasyon eksikliği yaratırken, aynı zamanda en temel hak olan sağlıklı bir çevrede yaşama ve çalışma hakkını da ortadan kaldırmaktadır. Sürekli hale gelen duygusal bir bunalım süreci yaşayan çalışanın, anayasal güvence altındaki sağlık hakkı zedelendiğinden, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme ve yasal tazminatlarını alma imkanı hukuken doğmaktadır.

Mobbingin Tükenmişlik Üzerindeki Etkilerine Dair Veriler

Mobbing davalarında sunulan delillerin bilimsel verilerle desteklenmesi hukuki iddiaları güçlendirir. Yapılan bilimsel çalışmalara göre, işyerinde karşılaşılan baskı ve yıldırma eylemleri, çalışanın sağlığı ve tükenmişlik sendromu üzerinde hukuki bağlamda şu somut etkileri yaratmaktadır:

  • İşyerinde mobbinge uğrayan çalışanların genel mesleki tükenmişlik düzeyleri, uğramayanlara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksektir.
  • Psikolojik taciz mağdurlarında duygusal tükenme alt boyutu dramatik bir şekilde artış göstererek kişinin ruh sağlığını tahrip etmektedir.
  • Tükenmişlik hali, bireyin çalışma hayatını ve özel alanını etkileyen kronik ve süreğen bir duygusal bunalım evresi yaratır.
  • Çalışanın işine duyarsızlaşması ve bedensel, ruhsal dengesizlik yaşaması, işverenin iş güvenliği önlemlerini almadığının göstergesi kabul edilmektedir.

Bu bağlamda değerlendirildiğinde, işyerindeki psikolojik taciz vakaları, yalnızca bir idari zafiyet değil, aynı zamanda çalışanın sağlık hakkına yapılmış ağır bir haksız fiil niteliğindedir.

3 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: