Anasayfa/ Makale/ Kayıt Dışı İstihdamda Mobbing ve Hak Arama...

Makale

Kayıt dışı istihdam edilen işçiler, sosyal güvenceden yoksun olmaları nedeniyle işyerlerinde mobbinge ve ağır psikolojik şiddete daha fazla maruz kalmaktadır. İşçilerin yasal haklarını arayamamalarının temelinde işini kaybetme, sınır dışı edilme veya yetkililerden duyulan korku gibi hukuki ve sosyolojik engeller yatmaktadır.

Kayıt Dışı İstihdamda Mobbing ve Hak Arama Engelleri

Kayıt dışı istihdam, çalışanların resmi kurumlara bildirilmeden ve sosyal güvencesiz olarak istihdam edilmesi anlamına gelmektedir. Bir hukukçu perspektifiyle yaklaşıldığında, resmi kayıtlarda görünmeyen bu çalışanlar işverenler tarafından genellikle ucuz işgücü olarak görülmekte ve her türlü suiistimale açık hale getirilmektedir. Sosyal güvenlik primlerinin ödenmemesi ve vergi yükümlülüklerinden kaçınılması amacıyla tercih edilen bu istihdam modeli, çalışanların işyerinde maruz kaldıkları psikolojik şiddet ve mobbing eylemlerine karşı savunmasız kalmalarına yol açmaktadır. Çalışma hayatında yasal haklarını yeterli ölçüde kullanamayan ve güvencesiz koşullarda çalışmaya zorlanan bireyler, işverenlerin keyfi uygulamalarına ve baskılarına doğrudan maruz kalmaktadır. Yasal bir statüye ve güvenceye sahip olmamak, işçilerin uğradıkları haksızlıkları yetkili mercilere taşımalarının önündeki en büyük bariyeri oluşturmaktadır. Bu durum, hukuki korumadan mahrum bırakılan kayıt dışı işçilerin, ağırlaşan çalışma şartları ve mobbing karşısında sessiz kalmalarını sistematik bir hale getirmektedir.

Kayıt Dışı İstihdamın Mobbing Sürecine Etkisi

İşyerlerinde mobbing, gücün kötüye kullanılması ve çalışanın sistematik olarak psikolojik baskı altına alınmasıyla ortaya çıkar. Ancak kayıt dışı istihdam edilen bireyler açısından bu durum çok daha ağır sonuçlar doğurmaktadır. Resmi bir iş sözleşmesinin bulunmaması, işverenin çalışan üzerindeki tahakkümünü artırarak mobbingin dozunu yükseltmesine zemin hazırlamaktadır. Güvencesiz çalışanlar; uzun mesai saatleri, düşük ve adaletsiz ücretlendirme, hafta sonu veya tatil izni olmaksızın çalıştırılma gibi insan onuruyla bağdaşmayan ağır çalışma koşullarıyla yüzleşmektedir. Yapılan saha çalışmalarından elde edilen veriler, kayıt dışı sektörlerde çalışanların maruz kaldıkları sömürü ve istismar durumlarında adalet sisteminin veya yasaların kendilerini koruyamayacağı inancına sahip olduklarını göstermektedir. Esnek ve kuraldışı çalışma modeli, işverene dilediği an çalışanı işten çıkarma rahatlığı sağlarken, çalışanın haksız muamele ve işyeri ayrımcılığı karşısında direnme gücünü tamamen kırmaktadır.

Hak Arama Sürecindeki Temel Engeller

Kayıt dışı çalışanların, işyerinde uğradıkları psikolojik şiddet ve mobbing karşısında hukuki yollara başvurmalarını engelleyen birçok yapısal sorun bulunmaktadır. Bir mobbing avukatı olarak sahada sıklıkla karşılaştığımız bu tabloda, yasal koruma eksikliği ve devlet organlarından çekinme durumu öne çıkmaktadır. Özellikle kaçak yollarla çalışan ve yasal statüsü bulunmayan bireyler ele alındığında, hak arama hürriyetinin önündeki en büyük bariyerin sınır dışı edilme korkusu olduğu açıkça görülmektedir. İş kazası yaşandığında dahi haklarını bilmemeleri ve devlet güvencesi altında çalışmamaları, bu kişilerin yasal hizmet ve koruma talep edememelerine neden olmaktadır. Aşağıda, kayıt dışı istihdam edilenlerin hak arama yollarını tıkayan temel hukuki ve sosyolojik engeller sıralanmıştır:

  • Herhangi bir güvencesi olmayan çalışanın, şikayet durumunda anında işsiz kalma riskiyle yüzleşmesi.
  • Çalışanların hukuki haklarından haberdar olmamaları ve sömürü karşısında örgütlenememe durumu yaşamaları.
  • Resmi kurumlara yapılacak bildirimlerin, çalışanın aleyhine sonuçlanacağı veya sınır dışı edilme gibi idari yaptırımlara maruz kalacağı düşüncesi.
  • Hukuki danışmanlık hizmetlerinden veya gerekli çeviri desteklerinden ücretsiz bir biçimde yararlanamama durumu.

Güvencesizliğin Psikolojik Şiddeti Besleyen Yönü

Kayıt dışı istihdam, yalnızca ekonomik bir sömürü aracı değil, aynı zamanda çalışanın iradesini yok eden bir psikolojik şiddet zeminidir. İşverenler, yasal yaptırım riskinin düşüklüğünden cesaret alarak, kayıt dışı çalıştırdıkları kişilere karşı eşitlik ilkesini ihlal etmektedir. Eşit işe eşit ücret ilkesinin yok sayılması, aynı işyerindeki diğer çalışanlarla kıyaslandığında güvencesiz işçinin sistematik bir dışlanma ve değersizleştirme hissi yaşamasına neden olmaktadır. Hukuk uygulamalarında, mobbingin ispatı genellikle yazılı deliller, tanık beyanları ve kurum içi yazışmalarla sağlanırken; kayıt dışı çalışmada işçinin varlığının dahi resmiyette olmaması, hukuki ispat sürecini son derece zorlaştırmaktadır. Bu durum, mağdurun adalete olan inancını zedeleyerek, uğradığı psikolojik baskıyı kabullenmesine ve sömürü döngüsünün devam etmesine yol açar. İşçi ve işveren arasındaki bu asimetrik güç dengesi, yasal düzenlemelerin tam anlamıyla uygulanamadığı gri alanlarda büyüyerek derinleşmektedir.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: