Makale
Boşanma süreçlerinde evcil hayvanların velayeti, dünya genelinde farklı hukuki prosedürlere tabidir. Bazı ülkeler hayvanları sadece eşya olarak görüp mal paylaşımına konu ederken, bazı sistemler hayvanın refahını gözeterek çocuk velayetine benzer yenilikçi yaklaşımlar geliştirmektedir.
Karşılaştırmalı Hukukta Evcil Hayvan Velayeti
Evcil hayvanların insanların yaşamındaki rolü, tarihsel süreçte avcılık veya korunma amacından sıyrılarak ailenin sevilen bir bireyi olma noktasına evrilmiştir. Çiftlerin boşanma veya ayrılık süreçlerinde karşılaştıkları en zorlu meselelerden biri de müşterek evcil hayvanın velayetinin kimde kalacağıdır. Küresel ölçekte hukuki düzenlemeler incelendiğinde, bu konuda evrensel ve tek tip bir yasal çerçevenin bulunmadığı görülmektedir. Karşılaştırmalı hukuk bağlamında bazı ülkeler evcil hayvanları hala katı bir biçimde taşınır mal veya mülk olarak kabul edip mal paylaşımı hükümlerine tabi tutarken; bazı ülkeler hayvanın hissedebilen bir canlı olmasını, refahını ve taraflarla kurduğu duygusal bağı ön plana çıkaran modern yasal değişiklikler yapmıştır. Mahkemelerin evcil hayvanlara yaklaşımı ülkeden ülkeye, hatta aynı ülkenin farklı eyaletleri arasında bile ciddi farklılıklar göstermektedir. Bu makalede, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, İngiltere, Almanya, Avustralya, Rusya ve Çin gibi farklı hukuk sistemlerinde evcil hayvan velayeti konusunun nasıl ele alındığı analiz edilecektir.
Amerika Birleşik Devletleri Ve Kanada Hukukunda Uygulamalar
Amerika Birleşik Devletleri'nde evcil hayvan velayetine ilişkin yasalar eyaletlere göre büyük değişkenlik göstermektedir. Birçok eyalet evcil hayvanları kişisel mülk olarak kabul edip, hayvanı satın alan veya birincil bakıcısı olan kişiye mülkiyeti verirken; Alaska, Kaliforniya, New York ve Illinois gibi eyaletler hayvanın refahını ve üstün yararını çocuk velayetine benzer şekilde değerlendiren yasalar kabul etmiştir. Kanada ise bu konuda öncü adımlar atmış ülkelerden biridir. Özellikle British Columbia (B.C.) Aile Hukuku Yasası'nda yapılan reformlarla, evcil hayvanların sıradan bir mülk olmadığı yasal zemine oturtulmuştur. Kanada mahkemeleri karar verirken; tarafların hayvanın bakımını üstlenme yeteneğini, evcil hayvanın ailedeki çocuklarla olan ilişkisini, aile içi şiddet geçmişini ve hayvana yönelik olası zulüm tehditlerini kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Eşlerin kendi aralarında anlaşamaması durumunda, Kanada yargısı bir tarafa münhasır mülkiyet verebileceği gibi ortak sahiplenme kararları da alabilmektedir.
Avrupa'da İngiltere Ve Almanya Mahkemelerinin Yaklaşımı
İngiltere mevzuatında, evli kişilerin sahip olduğu evcil hayvanlar ortak evlilik varlığı olarak değerlendirilir ve boşanma sırasındaki mali anlaşmaların bir parçası kabul edilir. Mahkemeler evcil hayvanları genellikle taşınır eşya (menkul mal) gibi ele almakta, hayvanın bakımı için gereken veteriner veya barınma masraflarını mali düzenlemelere dahil etmektedir. Hakimler, hayvanın bakımına tarihsel olarak daha fazla zaman ayıran tarafı ve yasal olarak kimin ödeme yaptığını dikkate alır. Almanya'da ise Alman Medeni Kanunu'na göre hayvanlar eşya sayılmamasına rağmen, aksi bir hüküm bulunmadıkça mülkiyet kurallarına tabi tutulurlar. Ancak Alman mahkemelerinde son dönemde hayvan refahını mülkiyet kurallarının önünde tutan kararlar da görülmektedir. Örneğin, Nürnberg Yüksek Eyalet Mahkemesi, ayrılan köpeklerin strese gireceğini ve hayvanların birbirinden koparılmasının Hayvan Refahı Yasası'na aykırı olacağını belirterek, katı mülkiyet paylaşımı yerine hayvanların yararına hüküm kurmuştur. Alman hukukunda tarafların çalışma saatleri ve evcil hayvana ayrılacak bütçe gibi pratik unsurlar da velayet kararlarını etkilemektedir.
Avustralya, Rusya Ve Çin'deki Yasal Düzenlemeler
Avustralya'da mahkemeler evcil hayvanları kişisel mülk olarak görmekte ve mal paylaşımı dâhilinde değerlendirmektedir. Resmi bir Velayet">ortak velayet yasası bulunmasa da tarafların mali katkıları, bakım sorumlulukları ve gayri resmi anlaşmaları önemsenerek arabuluculuk yoluyla çözümler üretilmektedir. Rusya Federasyonu yasalarında da hayvanlar taşınır mal olarak kabul edilip, otomobil gibi diğer taşınır varlıklarla aynı şekilde paylaşıma konu olmaktadır. Hayvanlar bölünemez mal statüsünde olduğundan, mahkeme hayvanı bir eşe verirken diğer tarafa değerine uygun bir parasal tazminat ödenmesine hükmeder. Çin mevzuatında ise evcil hayvanların bakım hakkına yönelik özel bir yasa bulunmamaktadır. Çin mahkemeleri de hayvanları ortak varlık olarak dağıtırken, alıcının kim olduğu ve yaşam koşulları gibi hususları incelemektedir. Çin'de gündem olan bir davada mahkeme, köpeğin mülkiyetini kadına verirken erkeğe yasal ziyaret hakkı tanımış ve bakım ile tıbbi masraflar için nafaka ödemesine karar vererek esnek bir çözüm yolu sunmuştur.
Uluslararası Mahkemelerin Velayet Kararlarında Dikkate Aldığı Kriterler
Karşılaştırmalı hukuk sistemleri incelendiğinde, boşanma ve ayrılık süreçlerinde evcil hayvan velayeti belirlenirken mahkemelerin uyguladığı kriterlerin bazı ortak noktalarda birleştiği görülmektedir. Her ne kadar hukuki altyapılar ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de, yargı mercileri hayvanın güvenliğini ve yaşam kalitesini sürdürebilmesini sağlayacak temel unsurları değerlendirmeye almaktadır. Mahkemelerin inceleme sürecinde odaklandığı başlıca faktörler şu şekilde sıralanabilir:
- Mülkiyet ve Satın Alma Belgeleri: Evcil hayvanın evlilik öncesinde mi yoksa evlilik birliği içinde mi alındığı, satın alma ve mikroçip kayıtlarında resmi olarak kimin adının geçtiği.
- Bakım ve Sorumluluk: Hayvanı düzenli olarak veterinere kimin götürdüğü, beslenme, yürüyüş ve eğitim gibi günlük rutin ihtiyaçlarını ağırlıklı olarak hangi tarafın karşıladığı.
- Maddi Katkılar: Mama, tıbbi bakım, aşılar ve diğer zorunlu yaşam masraflarının kim tarafından finanse edildiği.
- Hayvanın Refahı ve Rutini: Eşlerin çalışma saatleri doğrultusunda hayvana ne kadar zaman ayırabildikleri ve hayvanın alışkın olduğu mevcut güvenli ortamın devamlılığı.