Anasayfa Makale İşyerinde Mobbing Taktikleri ve İstifaya Zorlama

Makale

İşyerinde uygulanan psikolojik taciz (mobbing), çalışanları kasıtlı olarak yıpratmayı ve istifaya zorlamayı hedefleyen sistematik taktikler bütünüdür. Aşırı iş yükleme, dışlama, itibar zedeleme ve asılsız suçlamalar gibi yöntemlerle işverenler, tazminat ödememek için çalışanın kendi rızasıyla işten ayrılmasını amaçlamaktadır.

İşyerinde Mobbing Taktikleri ve İstifaya Zorlama

Çalışma hayatında sıkça karşılaşılan mobbing (psikolojik taciz), çalışanı kasıtlı olarak işten uzaklaştırmayı ve istifaya zorlamayı hedefleyen kötü niyetli bir süreçtir. İşverenler veya yöneticiler, çalışanın iş sözleşmesini haksız yere feshedip tazminat ödemekten kaçınmak amacıyla bu sinsi yönteme başvurabilmektedir. Sendikalar ve araştırmacılar tarafından da teyit edildiği üzere, psikolojik baskı, çalışanı feshetmeye zorlayan stratejik bir araç olarak kullanılmaktadır. Mobbing süreci aniden başlamaz; genellikle küçük, fark edilmesi zor eylemlerle başlar ve giderek artan bir şiddetle korkutucu tutum ve açık suistimale dönüşür. Çalışan, maruz kaldığı bu sürekli ve acımasız saldırılar karşısında kendini giderek daha çaresiz hisseder. Nihayetinde, yaratılan bu saldırgan ortam, mağduru istifa etmeye, erken emekliliğe ayrılmaya veya işi bırakmaya iten dayanılmaz bir hale gelir. Bu bağlamda mobbing, sadece bir iletişim sorunu değil, kıdem tazminatı hakkını gasp etmeyi planlayan sistematik bir ihlal sürecidir.

Sık Karşılaşılan Mobbing Taktikleri ve Uygulama Biçimleri

Mobbing uygulayan yöneticiler veya çalışma arkadaşları, mağdurun direncini kırmak için çok çeşitli sinsi taktikler kullanırlar. Bu taktiklerin başında çalışanın fikirlerini küçümseme, küçük görme ve yeterli emek sergilemediğine inandırarak zan altında bırakma gelir. Çalışanın kurumsal aidiyetini zedelemek adına suç işlenmiş gibi davranma, onu sürekli bastırma ve değerini düşürme gibi bireysel niteliklere yönelik tehditler sıklıkla uygulanır. Kurum içinde uygulanan bu yıldırma politikaları, çalışanı pasifize etmeye yönelik sistematik davranışlardan oluşmaktadır. Yasal uyuşmazlıklara da sıklıkla konu olan ve en çok karşılaşılan mobbing eylemleri şunlardır:

  • İşle ilgili aşırı baskıda bulunma ve tamamlanması mümkün görünmeyen zor işler verme.
  • Çalışanın vasıflarıyla alakalı olmayan işler yükleme veya tam tersi tüm sorumlulukları ondan alma.
  • İma, alay ve asılsız dedikodularla kişinin toplumdaki ve iş yerindeki itibarını düşürme.
  • Kişinin kurumsal fırsatlara ulaşımına engel olma ve iş yerinde sosyal olarak dışlama.

Tüm bu eylemler, başlarda ufak tefek pürüzler gibi görünse de zamanla şiddetini artırarak açık suistimale ve korkutucu tutumlara evrilir ve çalışma alanında adeta psikolojik bir terör ortamı yaratır.

İstifaya Zorlama Süreci ve Mağdur Üzerindeki Etkileri

Tüm bu sistematik mobbing taktiklerinin nihai amacı, çalışanın iradesini kırarak onu kendi isteğiyle işten ayrılmaya (istifaya) zorlamaktır. İşverenler, çalışanın iş sözleşmesini doğrudan feshedip yüksek tazminat ödemekten kaçınmak için psikolojik baskıyı sinsi bir araç olarak kullanırlar. Giderek şiddeti artan ve kurum tarafından göz yumulan bu onur zedeleyen davranışlar, çalışanın iş yerindeki üretkenliğini sıfıra indirir. Sürekli psikolojik baskı altında kalan birey, durumu ruhsal olarak kaldırabilmek için sık sık hastalık raporu kullanmaya başlar ve ciddi düzeyde depresyon durumu yaşayabilir. Çaresizliğe itilen mağdur, bu acımasız sürecin sonunda genellikle istifa, erken emeklilik veya anlaşmalı/anlaşmasız işten çıkış yollarından birini seçmek zorunda bırakılır. Hukuki boyutuyla bu eylemler, çalışanın yasal haklarının kötü niyetle gasp edilmesi anlamına gelmektedir.

3 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: