Anasayfa Makale İSG Kapsamında İşverenin Mobbingi Önleme Borcu

Makale

İşverenler, İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatı uyarınca çalışanlarının yalnızca bedensel değil, ruhsal bütünlüğünü de korumakla yükümlüdür. Bu makalede, işverenin risk değerlendirmesi yapma, eğitim sağlama ve mobbingi kaynağında önleme gibi yasal sorumlulukları hukuki bir perspektifle incelenmektedir.

İSG Kapsamında İşverenin Mobbingi Önleme Borcu

Çalışma hayatının karmaşıklaşan yapısı içerisinde iş sağlığı ve güvenliği kavramı, yalnızca çalışanların fiziksel bütünlüğünün korunmasını değil, aynı zamanda ruhsal ve psikolojik iyilik halinin de güvence altına alınmasını zorunlu kılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün de benimsediği üzere sağlık, sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence ve ruhça tam bir iyilik halidir. Bu noktada işverenin mobbingi önleme borcu, hukuki bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. İşyerinde meydana gelebilecek psikolojik şiddet ve yıldırma eylemleri, çalışanların ruhsal sağlığını doğrudan tehdit ederek iş sağlığı ve güvenliği ihlallerine zemin hazırlamaktadır. Mevzuatımız gereği işveren, işçinin bedensel sağlığının yanı sıra ruhsal sağlığını da korumak için her türlü önlemi almak, çalışma ortamını bu amaca uygun şekilde organize etmek ve doğabilecek mesleki riskleri engellemekle mükelleftir. Dolayısıyla mobbing ile mücadele, işverenin temel iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır.

6331 Sayılı Kanun Çerçevesinde İşverenin Genel Yükümlülükleri

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenlere çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlama konusunda kapsamlı bir yükümlülük yüklemektedir. Bu genel yükümlülük çerçevesinde işveren, mesleki risklerin önlenmesi, çalışanlara eğitim ve bilgi verilmesi dâhil olmak üzere gereken her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. İşveren yalnızca bir takım kurallar koymakla yetinemez; aynı zamanda alınan sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için de sürekli bir çaba içerisinde olmalıdır. İşyerinde gerçekleşebilecek psikolojik taciz eylemleri, açık bir mesleki risk oluşturduğundan, işverenin salt kuralları ihdas etmesi yeterli görülmez; alınan önlemlere uyulup uyulmadığını bizzat izlemek, denetlemek ve tespit edilen uyumsuzlukların derhal giderilmesini sağlamak zorundadır. Aksi takdirde, çalışma ortamındaki ruhsal ve psikolojik risk faktörlerinin yönetilmemesi, işverenin hukuki sorumluluğunu doğuracaktır.

Risk Değerlendirmesi ve Korunma İlkeleri

Kanunun dayandığı temel esaslardan biri, işverenin çalışma ortamında risk değerlendirmesi yapması veya yaptırması zorunluluğudur. Bu yükümlülük, tehlike sınıfı veya çalışan sayısı fark etmeksizin tüm işverenler için geçerlidir. İşveren, yükümlülüklerini yerine getirirken risklerden kaçınmak ve risklerle kaynağında mücadele etmek zorundadır. Mobbing bağlamında ele alındığında, işverenin işyerindeki sosyal ilişkileri, çalışma şartlarını ve iş organizasyonunu dikkate alan tutarlı bir genel önleme politikası geliştirmesi hukuki bir gerekliliktir. İşçiye görev verilirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğu göz önünde bulundurulmalı, aşırı iş yükü veya niteliksiz görevlendirmeler gibi psikolojik baskı unsuru olabilecek durumlardan özenle kaçınılmalıdır. Sağlıklı bir çalışma düzeninin kurulması, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün işyerinde kök salmasına bağlıdır ve bu organizasyonun baştan sona planlanması işverenin mutlak sorumluluğundadır.

Eğitim, Bilgilendirme ve Denetim Yükümlülüğü

Çalışanların güvenli ve sağlıklı yaşama alışkanlığını edinebilmelerinin en temel yolu etkin bir eğitim sürecinden geçmektedir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenlerin işçileri maruz kalabilecekleri mesleki riskler, alınması gereken önlemler ve yasal hakları konusunda bilgilendirmesini emreder. İlgili akademik çalışmalarda ve anket verilerinde, işyerlerinde iş sağlığına ve iş güvenliğine yönelik denetimlerin ve risk analizlerinin sıklıkla ihmal edildiği, kişisel ve mesleki gelişim fırsatlarının yeterince sunulmadığı bulgulanmıştır. Eğitim almayan veya hakları konusunda bilinçlendirilmeyen bir çalışanın potansiyel iş kazalarına ve meslek hastalıklarına karşı korunması mümkün değildir. Aynı şekilde iş sağlığı ve güvenliği seminerlerinin eksikliği, çalışanların mobbingin ne olduğunu ve nasıl mücadele edeceklerini bilememelerine yol açmakta; bu durum doğrudan işverenin yasal yükümlülüklerini ihmal etmesi anlamına gelmektedir.

Mobbingin Önlenmesi İçin İşverenin Alması Gereken Temel Aksiyonlar

Mevzuatımız ışığında, iş sağlığı ve güvenliğinin tesisi ve mobbingin engellenmesi amacıyla işverenin çalışma hayatında sergilemesi gereken hukuki refleksler belirli başlıklar altında toplanabilir. Bu doğrultuda işverenin yasal borcu kapsamında yerine getirmesi gereken asgari tedbirler ve organizasyon süreçleri şunlardır:

  • İşyerindeki fiziksel ve psikolojik risk faktörlerini tespit etmek amacıyla düzenli aralıklarla risk analizleri yapmak.
  • Çalışanların farkındalığını artırmak için yasal haklar ve işyeri ahlak kuralları hakkında periyodik eğitimler ve seminerler düzenlemek.
  • Ast, üst ve eşit statüdeki çalışanlar arasındaki sosyal ilişkileri denetleyerek çatışma ve zorbalıkları kaynağında engellemek.
  • İşin organizasyonunu yaparken çalışanların kapasitelerine uygun, adil ve eşitlik ilkesine dayanan görevlendirmeler sağlamak.
  • Baskı ve taciz iddialarını ciddiyetle ele alacak tarafsız bir iç denetim mekanizması kurmak.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: