Anasayfa Makale İş Hukukunda Mobbingin Tanımı ve Türleri

Makale

İşyerinde sistematik psikolojik taciz olarak bilinen mobbing, iş hukuku kapsamında çalışanları koruyan temel kavramlardan biridir. Bu makalede, bir eylemin hukuken mobbing sayılabilmesi için gereken şartlar, mobbing ile genel psikolojik taciz arasındaki farklar ve hiyerarşik veya yatay olarak ortaya çıkan mobbing türleri incelenmektedir.

İş Hukukunda Mobbingin Tanımı ve Türleri

Çalışma hayatında bireylerin en sık karşılaştığı hukuki uyuşmazlıkların başında işyerinde psikolojik taciz gelmektedir. Latince kararsız ve şiddete yönelmiş kalabalık anlamına gelen mobile vulgus kökünden türeyen mobbing kavramı, günümüz iş hukukunda çalışanların psikolojik ve mesleki bütünlüğünü tehdit eden sistematik baskılar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Bir eylemin hukuken mobbing olarak nitelendirilebilmesi için, üstler, astlar veya eşit statüdeki çalışma arkadaşları tarafından sürekli ve kasıtlı bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Uzman görüşleri ve iş hukuku uygulamaları bağlamında, bu olumsuz davranışların en az altı ay boyunca ve haftada en az bir kez tekrarlanması, uyuşmazlığın mobbing çerçevesinde değerlendirilmesi için temel şartlar arasında kabul edilmektedir. Bu yönüyle uyuşmazlıklar, tek seferlik veya anlık öfke patlamalarından ayrılarak, mağduru işten uzaklaştırmayı amaçlayan planlı bir yıldırma politikası olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hukuki Bağlamda Mobbing ve Psikolojik Taciz Ayrımı

İş uyuşmazlıklarında sıklıkla birbirine karıştırılan mobbing ve psikolojik taciz kavramları, hukuki içerik ve süreklilik açısından birbirinden kesin çizgilerle ayrılmaktadır. Genel anlamda psikolojik taciz, yalnızca iş yaşamıyla sınırlı kalmayan, aile veya sosyal çevre gibi her türlü alanda ortaya çıkabilen ve bazen tek seferlik olayları da kapsayan geniş bir olgudur. Buna karşılık hukuki bir terim olarak mobbing, yalnızca iş ortamına özgü olup, çalışanı iş yerinde itibarsızlaştırmak, yalnızlaştırmak veya istifaya zorlamak gibi belirli bir amaca hizmet eder. Bir avukat gözüyle değerlendirildiğinde, uyuşmazlığa konu olan eylemlerin uzun vadeli, planlı ve sistematik bir yıldırma politikası içermesi, davanın seyrini doğrudan etkilemektedir. Nitekim birçok ülkedeki gibi iş hukuku düzenlemeleriyle koruma altına alınan mobbing, mağdur olan bireylerin yasal haklarını aramalarına doğrudan zemin hazırlarken, genel psikolojik taciz vakaları duruma göre farklı hukuk dalları kapsamında değerlendirilebilmektedir.

İş Hukukunda Karşılaşılan Mobbing Türleri

İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklara konu olan mobbing eylemleri, işyerindeki hiyerarşik yapıya ve güç dengesine bağlı olarak farklı şekillerde sınıflandırılmaktadır. Uygulamada karşılaşılan davalar incelendiğinde, bu davranışların yalnızca üstlerden astlara değil, bazen astlardan üstlere veya aynı statüdeki çalışanlar arasında da gerçekleşebildiği görülmektedir. İşyerindeki statü farkları ve organizasyonel yapı, mobbingin hukuki tasnifinde temel bir kriter oluşturmaktadır. Failin pozisyonuna göre hukuki süreçlerde ele alınan bu türler, saldırıların niteliğini ve ispat araçlarını da doğrudan etkilemektedir. Hiyerarşik konumun kötüye kullanılmasıyla ortaya çıkan dikey mobbing ile meslektaşlar arasında rekabet veya husumetten doğan yatay mobbing, hukuki zeminde farklı motivasyonlar ve uygulama yöntemleri barındırmaktadır. Aşağıda, iş uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan mobbing türleri hukuki boyutlarıyla sınıflandırılmıştır.

Mobbing Türü Hukuki Kapsamı ve Özellikleri Fail ve Mağdur İlişkisi
Dikey (Yukarıdan Aşağıya) Mobbing Üst yönetimin kurumsal otoritesini kötüye kullanarak çalışanı yıldırmasıdır. Yönetici - Ast
Aşağıdan Yukarıya Mobbing Çalışanların organize olup yöneticinin otoritesini sabote etmesi eylemidir. Ast(lar) - Yönetici
Yatay (Eşdeğerler Arası) Mobbing Çalışanın onurunu ve mesleki yetkinliğini hedef alan örtülü saldırılardır. Eşit Statüdeki Çalışanlar

Failin Konumuna Göre Mobbingin Hukuki Tasnifi

İş uyuşmazlıklarının çözümünde, mobbing eylemini gerçekleştiren failin işyerindeki konumu, ispat sürecini ve işverenin koruma yükümlülüğünü doğrudan etkilemektedir. Tabloda yer alan tasnife göre en yaygın karşılaşılan tür olan yukarıdan aşağıya mobbing, yöneticinin hiyerarşik gücünü bir silah olarak kullanmasıyla öne çıkmaktadır. Bu durumda fail, çalışana sürekli daha fazla görev yükleyerek, kapasitesinin altında işler vererek veya sosyal imajını tehdit görerek hukuka aykırı şekilde baskı ve ayrımcılık uygulamaktadır. Diğer yandan yatay mobbing, aynı yetki seviyesindeki çalışanların birbirlerine yönelik asılsız suçlamaları, dışlamaları veya örtülü psikolojik saldırılarıyla şekillenir. Dikey mobbing genellikle doğrudan ve görünür bir şiddet içerirken, yatay mobbing sinsi bir şekilde ilerler ve failler eylemlerini örgütsel verimliliği artırmak gibi bahanelerin arkasına gizleyerek hukuki sorumluluktan kaçmaya çalışır. Hukuk uygulamalarında mağdurun karşı karşıya kaldığı bu sistematik ve kasıtlı dışlama eylemlerinin niteliği, davanın temelini oluşturan en önemli unsurlardan biridir.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: