Makale
İşyerinde sistematik bir şekilde uygulanan psikolojik taciz, yani mobbing, çalışanların çalışma hayatını derinden sarsan hukuki bir sorundur. Bu makalede, iş hukukunda bezdiri olarak tanımlanan mobbingin tanımı, temel unsurları ve hedefleri, hukuki bir çerçevede ve detaylı bir şekilde incelenmektedir.
İş Hukukunda Mobbing (Psikolojik Taciz) ve Temel Unsurları
Mobbing, çalışma hayatında çalışanların karşılaştığı en ciddi problemlerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Türk Dil Kurumu tarafından bezdiri kavramı ile ifade edilen psikolojik taciz, hukuki bir boyuta sahip olup, işverenler veya iş arkadaşları tarafından çalışanlara yönelik gerçekleştirilen yıpratıcı eylemlerin bütününü ifade etmektedir. Bu kavram; iş yerleri gibi belirli yerlerde bir kişiyi özel olarak hedef gösterip, onun çalışmasını düzenli bir şekilde engelleyerek rahatsız olmasını sağlamak amacıyla yapılmaktadır. Amacı tamamen çalışanın gözden düşürülmesi, yıldırılması ve dışlanması olan bu eylemler, iş hukukunun temel prensiplerine ve işçiyi koruma ilkesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Günümüzde iş gücü piyasasında sıkça rastlanan bu hukuka aykırı durum, çalışanın iş yerindeki huzurunu ve mesleki verimliliğini doğrudan hedef almaktadır. Bu sebeple, mobbingin unsurları doğru bir şekilde tespit edilmeli ve iş akdinin tarafları arasındaki her türlü uyuşmazlıkta bu unsurların varlığı hukuki bir perspektifle dikkatle değerlendirilmelidir.
Mobbingin (Bezdiri) Tanımı ve Hukuki Kapsamı
İş ilişkileri bağlamında mobbing, belirli bir kişiye yönelik olarak gerçekleştirilen ve süreklilik arz eden sistematik psikolojik saldırılar bütünüdür. Bir eylemin hukuken mobbing olarak nitelendirilebilmesi için geçici veya anlık tartışmaların ötesinde, düzenli bir şekilde ve belli bir amaca yönelik olarak gerçekleştirilmesi elzemdir. İş yerinde gerçekleşen bu psikolojik taciz, çalışanın motivasyonunu ve çalışmasını engelleyerek rahatsız olmasını sağlamak ana hedefini taşır. Bu hukuki kavram değerlendirildiğinde, yalnızca hiyerarşik olarak üst konumda bulunan yöneticiler tarafından değil, aynı zamanda eşit statüdeki iş arkadaşları tarafından da uygulanabilen geniş bir eylem alanına sahiptir. Dolayısıyla iş yerindeki işleyişi ve uyumu bilerek bozan, bireyi gözden düşürmek amacıyla yapılan her türlü sistematik dışlama, işçi ile işveren arasındaki temel sadakat ve gözetme borcu ilişkileri açısından son derece ağır bir hukuki ihlal niteliğindedir.
İş Hukukunda Mobbingin Temel Unsurları
Hukuki bir uyuşmazlıkta mobbing iddiasının ispatı ve tespiti için belirli temel unsurların eşzamanlı olarak bir arada bulunması şart koşulmuştur. Tanımlamalar ışığında, bir eylemin iş hukukunda mobbing olarak kabul edilebilmesi için şu unsurların eylemli olarak gerçekleşmiş olması aranmaktadır:
- Hedef Gösterme: Eylemlerin, genel bir işleyişten ziyade iş yerindeki bir kişiyi hedef gösterip doğrudan ona yöneltilmesi.
- Sistematiklik: Gerçekleştirilen olumsuz davranışların anlık ve tesadüfi olmaması, düzenli bir şekilde tekrarlanarak uygulanması.
- Yıldırma Kastı: Çalışanın iş motivasyonunun kırılarak gözden düşürülmesi, yıldırılması ve dışlanması amacıyla kasıtlı hareket edilmesi.
- İşin Engellenmesi: Bireyin mesleki performansının ve çalışmasını düzenli bir şekilde engelleyerek çalışma huzurunun doğrudan bozulması.
Bu unsurlar, eylemin sıradan bir işyeri uyuşmazlığı olmadığını, nitelikli bir hak ihlali olduğunu kanıtlar niteliktedir. İş hayatında özellikle işe yeni başlayan kişilere veya işinde aşırı başarı gösteren kişilere karşı uygulanan bu tür baskılar, bezdiri kavramı dahilinde değerlendirilerek hukuki müeyyidelere konu edilmelidir.