Makale
İşyerinde karşılaşılan mobbing, çalışanların psikolojik dokunulmazlığını hedef alan sistematik eylemler bütünüdür. Bu kavram, salt psikolojik şiddeti değil, aynı zamanda çalışma ortamının sağladığı kolaylıktan faydalanılarak işlenen cinsel taciz eylemlerini de kapsar. Hukuki açıdan her iki durum da onur kırıcı ve haksız fiil niteliğindedir.
Hukukta Mobbing: Psikolojik ve Cinsel Taciz
Çalışma hayatının karmaşıklaşması ve rekabetin artmasıyla birlikte, işyerlerinde sıklıkla karşılaşılan temel sorunlardan biri olan mobbing kavramı, hukuk sistemimizde önemli bir yer tutmaktadır. Kökeni Latinceye dayanan ve kabalık ile düzensizlik gibi anlamlar taşıyan bu terim, modern iş hukukunda psikolojik taciz ya da yıldırma olarak karşılık bulmaktadır. Geniş anlamıyla çalışma ortamında maruz kalınan her türlü olumsuzluğu ifade ederken; dar ve hukuki anlamıyla, çalışana yönelik kasten ve sistematik bir şekilde gerçekleştirilen psikolojik saldırıları tanımlar. Bu tür eylemler, bireylerin yalnızca huzurunu bozmakla kalmaz, aynı zamanda onların psikolojik dokunulmazlığına yönelik ağır bir ihlal oluşturur. Üstelik bu kavram, sadece psikolojik baskıları değil, Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen cinsel taciz vakalarını da içerecek şekilde geniş bir çerçevede değerlendirilmektedir. Amacı genellikle çalışanı işten uzaklaştırmak olan bu davranışlar bütünü, işyeri ortamını çekilmez hale getiren ciddi bir hukuksuzluktur.
İşyerinde Psikolojik Taciz (Bezdiri) Kavramı
Türk Dil Kurumu tarafından bezdiri olarak da adlandırılan psikolojik taciz, çalışanın insan olmasından kaynaklı kişilik haklarının hukuka aykırı ihlali şeklinde ortaya çıkan sistematik eylemlerdir. Doğrudan vücut dokunulmazlığına değil, kişinin psikolojik dokunulmazlığına yöneliktir. Fiziksel saldırı ve kaba kuvvet içeren şiddet kavramından farklı olarak mobbing; incitici, küçük düşürücü, sürekli ve sistematik tutumlar biçiminde kendini gösterir. Hiyerarşik üstler, eşit düzeydeki çalışanlar veya astlar tarafından uygulanabilen bu davranışlar genellikle şu şekillerde ortaya çıkar:
- Kişinin yeteneklerinin haksız yere eleştirilmesi,
- Çalışana mantıksız görevler verilmesi veya görevlerinin kısıtlanması,
- Bireyin başarılarının kasıtlı olarak görmezden gelinmesi,
- Küçük düşürülme, hakarete uğrama ve bağırma gibi onur kırıcı eylemler.
Bu tür sistematik saldırılardaki temel hedef, mağduru psikolojik olarak yıpratmak ve nihayetinde onu çalışma ortamından uzaklaştırmaktır.
Hukuki Boyutuyla Cinsel Taciz ve Mobbing İlişkisi
İşyerinde maruz kalınan mobbingin bir diğer önemli ve ağır boyutu ise cinsel taciz eylemleridir. Cinsel taciz, insan onurunu ihlal etme amacı taşıyan, istenmeyen, sözlü veya fiziksel nitelikteki davranışlarla özel olarak düşmanca ve saldırgan bir ortam yaratılmasıdır. Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinde düzenlenen bu suç, failin cinsel yönden tatminini amaçlaması bakımından klasik psikolojik tacizden ayrılır. Ancak, hizmet ilişkisinin ve aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylığın kullanılarak bu suçun işlenmesi, cinsel tacizi aynı zamanda bir mobbing türü haline getirir. Çünkü bedensel veya cinsel dokunulmazlığa yönelik bu tür ahlaka aykırı saldırılar, mağdur üzerinde doğrudan psikolojik bir yıkım yaratmaktadır.
Davranışların Sürekliliği ve Kasıt Unsuru
Hukuki değerlendirmelerde psikolojik taciz ile cinsel tacizi ayıran veya birleştiren en önemli kriterlerden biri eylemlerin sürekliliği ve amacıdır. Klasik mobbing vakalarında, kişinin işten uzaklaştırılması amacıyla eylemlerin sistematik ve sürekli bir biçimde tekrar etmesi aranır. Öte yandan, bir davranışın işyerinde cinsel taciz olarak nitelendirilebilmesi için eylemin bir defaya mahsus olması dahi yeterli kabul edilebilmektedir. Her iki durumda da mağdura yönelik rahatsız edici tutumlar söz konusudur. Ancak cinsel tacizin temelinde eylemlerin cinsiyet temelli olması yatarken, psikolojik tacizde cinsiyet temelli olmayan düşmanca ve yıldırıcı yaklaşımlar da bulunur. Bu eylemler sonucunda çalışanın işi bırakmak zorunda kalması, yasalarda ceza artırım sebebi olarak özel bir öneme sahiptir.