Makale
İşyerinde karşılaşılan psikolojik taciz, durağan bir olay değil, belirli evrelerden geçerek ilerleyen sistematik bir süreçtir. Bu yazımızda, mobbingin temel gelişim evrelerini, mağdurun hukuki zeminde karşılaşabileceği ispat zorluklarını ve örgüt yönetiminin alması gereken önleyici idari tedbirleri hukuki bir perspektifle detaylandırıyoruz.
Hukuki Boyutuyla Mobbing Süreci: Aşamaları ve Çözümler
İş hukuku uygulamalarında ve uyuşmazlıklarında sıklıkla karşılaştığımız psikolojik taciz iddiaları, aniden ortaya çıkan ve sonlanan bir durum olmaktan ziyade, zaman içinde gelişen ve sürekli ilerleyen sistematik bir süreçtir. Davalarda karşılaşılan en temel sorunsal, bu sürecin doğru analiz edilerek her bir aşamasının delillendirilmesidir. Zira bu tür uyuşmazlıkların yargı mercileri önünde ispatı, eylemlerin barındırdığı duygusal faktörler ve gizli doğası sebebiyle oldukça güçtür. Etkili bir hukuki strateji kurabilmek için öncelikle mobbingin gelişim evrelerinin eksiksiz şekilde analiz edilmesi gerekir. Bu ilerleme evreleri, sadece fail ile mağdur arasındaki kişisel bir husumeti göstermez; aynı zamanda işverenin işyerindeki koruma ve gözetim borcunu ihlal edip etmediğinin de en net göstergesidir.
Leymann Tipolojisinde Mobbing Aşamaları
Hukuk literatürüne ve uzman psikolog Leymann’ın referans kabul edilen sınıflandırmasına göre bu yıpratıcı süreç, temelde beş farklı evreden oluşmaktadır. Başlangıç noktası çatışma aşamasıdır. İşyerlerinde işin doğası gereği günlük olağan çatışmalar yaşanması beklenen bir durumdur ve bu seviyede henüz hukuken cezalandırılabilir bir tacizden söz edilemez. Ancak bu olağan çatışmaların yönetim tarafından çözülemeyerek kronik bir hal alması, sürecin hızla saldırgan eylemler aşamasına evrilmesine zemin hazırlar. İkinci aşamada, mağdur spesifik olarak hedef seçilerek üzerinde doğrudan yıldırma politikaları uygulanır. Hukuki uyuşmazlıkların alevlendiği ve işverenin sorumluluğunun doğduğu en kritik eşik ise üçüncü aşama olan yönetimin devreye girmesi evresidir. Bu noktada mağdur, uğradığı haksızlıkları üst yönetime taşıdığında, yönetim kurumsal imajı korumak veya kolaya kaçmak adına mağduru haksız bulabilir ve böylece kendisi de bu ihlal döngüsüne katılmış olur.
Damgalama ve İşten Ayrılma Evresi
Yönetimin taraflı ve hatalı kararlarını takiben süreç, dördüncü aşama olan yanlış tanılarla damgalama evresine ulaşır. İşveren veya insan kaynakları departmanının konuya ilişkin bilgisizliği neticesinde mağdur, işyerinde asılsız yere "çalışılması zor, uyumsuz ve sorunlu insan" olarak etiketlenir. Bu haksız damgalama, mağdurun diğer çalışma arkadaşları tarafından da dışlanmasına ve hukuken koruma talep etme inancını yitirmesine sebep olur. İş mahkemelerinde haklı nedenle fesih veya işe iade davalarının maddi temelini oluşturan son aşama ise işten ayrılma evresidir. Maruz kalınan sistematik psikolojik şiddetin katlanılamaz boyutlara ulaşması neticesinde mağdur; istifaya zorlanma, haksız şekilde işten çıkarılma veya zorunlu emeklilik gibi ağır sonuçlarla iş akdini sonlandırmak durumunda kalır. Yaşanan bu evrelerin her biri, işverenin eşit işlem yapma ve işçiyi koruma borcuna aykırılığının somutlaşmış halleridir.
Mobbing Sürecinde Baş Etme Yöntemleri ve Çözüm Yolları
Sistematik psikolojik tacizle hukuki ve fiili mücadelede en temel adım, öncelikle sorunun varlığını kabul etmek ve kurum içinde işyeri farkındalığı yaratmaktır. Hukuk davalarında, sürecin doğası gereği somut delillere ulaşılması son derece zor olduğu için, ispat güçlüğü mağdurların hak arama özgürlüklerinde karşılaştıkları en büyük bariyerdir. Bu bariyeri aşmak için sorunu doğru adlandırmak ve olası uyuşmazlıklar büyümeden mağduru, çalışma arkadaşlarını ve işvereni bilinçlendirecek eğitim çalışmaları yapmak hukuki bir zorunluluktur. Eğer bir işyeri sorunları kendi iç dinamikleriyle çözmede yetersiz kalıyorsa, orada tazminat yükümlülüğü doğuracak ciddi bir yönetim zafiyeti var demektir. İşverenin, Türk Borçlar Kanunu kapsamında yer alan işçiyi gözetme borcu gereğince, vakaları titizlikle soruşturacak kurumsal politikalar geliştirmesi elzemdir.
Örgüt Yönetiminin Rolü ve Hukuki Tedbirler
Önleyici hukuk bağlamında, yargısal süreçlere taraf olmamak adına işveren ve örgüt yönetimlerinin uygulaması gereken emredici ve koruyucu adımlar şu şekildedir:
- Gelen şikayetleri tarafsızca değerlendirecek ve gizlilik ilkesi çerçevesinde çalışacak adil bir iç soruşturma mekanizması kurulmalıdır.
- Zorbalık yaptığı kesinleşen faillere ve yalan beyanla iftirada bulunanlara yönelik uyarı, kınama veya doğrudan iş akdi feshi gibi orantılı yaptırımlar uygulanmalıdır.
- Çalışanlara yönelik mesleki ve psikolojik eğitimler düzenlenerek dedikodu ve dışlamanın önüne geçecek kurumsal güven ortamı inşa edilmelidir.
Kurum içi sağlıklı ve şeffaf ilişkilerin güçlendirilmesi, ileride yargıya taşınabilecek husumetleri kaynağında kurutacaktır. İş hukukundaki yerleşik içtihatlara göre işverenin sadece bizzat fail olmaması yetmez; aynı zamanda çalışanlar arasında gerçekleşen yıldırma eylemlerine karşı sessiz kalmaması da yasal bir zorunluluktur. Aksi takdirde eylemlere göz yuman şirket yönetimi, ortaya çıkan tüm maddi ve manevi zararlardan müteselsilen sorumlu tutulacaktır.