Anasayfa Makale Hak Aramaya Karşı Mobbing ve Sürgün Tehdidi

Makale

Askeri personel, hukuka aykırı disiplin cezalarına karşı hak arama hürriyetini kullanırken amirlerinin mobbing ve başka bir birliğe atanma tehdidiyle karşılaşmaktadır. Bu durum, personelin yasal yollara başvurmaktan çekinmesine yol açarak anayasal hakların kullanımını engeller.

Hak Aramaya Karşı Mobbing ve Sürgün Tehdidi

Türk Silahlı Kuvvetleri gibi sıkı hiyerarşik yapıya ve mutlak itaat esasına dayalı kurumlarda, personelin disiplin cezalarına karşı hukuki haklarını kullanması zaman zaman çeşitli fiili engellerle karşılaşmaktadır. Hak arama hürriyeti, Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir hak olmasına rağmen, uygulamada asker şahıslar bu hakkı kullanırken üstlerinin baskısı altında kalabilmektedir. Özellikle hukuka aykırı olduğu düşünülen disiplin işlemlerine karşı yargı yoluna veya idari itiraz mercilerine başvurmak isteyen mağdur personel, amirleri tarafından mobbing (yıldırma, bezdirme) ve görev yerinin değiştirilmesi gibi idari yaptırımlarla tehdit edilebilmektedir. Bu tür haksız uygulamalar, personelin mesleki geleceğine duyduğu kaygıyı artırarak sessiz kalmasına ve uğradığı adaletsizliği kabullenmesine neden olmaktadır. Bir hukuk devleti olan ülkemizde, askeri personelin hak arama özgürlüğünün fiili yaptırım tehditleriyle kısıtlanması kesinlikle hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Hukuk büromuz, disiplin mevzuatından doğan uyuşmazlıklarda personelin anayasal haklarını korumak ve haksız tayin iddialarına karşı hukuki güvence sağlamak amacıyla profesyonel destek sunmaktadır.

Hak Arama Özgürlüğünün Kısıtlanması ve Psikolojik Baskı

Askeri disiplin hukukunun temel amacı kurum içi düzeni sağlamak olsa da, verilen cezaların hukuka uygunluğu daima hukuki denetime tabi tutulabilmelidir. Ancak uygulamada, disiplin cezası alan personel, cezanın iptali için dava açması veya idari itiraz yollarını kullanması durumunda, bizzat disiplin amiri veya sıralı amirleri tarafından yoğun bir psikolojik baskı ve mobbing eylemlerine maruz kalma endişesi taşımaktadır. Personel, hukuki yollara başvurduktan sonra bile aynı hiyerarşik yapı içerisinde ve aynı amirlerin emri altında çalışmaya devam edeceği için, amirinin husumetiyle karşılaşmaktan ciddi şekilde çekinmektedir. Bu çekingenlik, personelin dava açmakta ne kadar haklı olursa olsun susmasına ve hakkını aramaktan vazgeçmesine yol açmaktadır. Anayasal bir hakkın kullanımının amirler tarafından örtülü bir biçimde engellenmesi, hiyerarşik gücün kötüye kullanılması anlamına gelir ve bu durum yasal hiçbir dayanaktan güç alamaz.

Görev Yeri Değiştirme İşleminin Bir Tehdit Aracı Olması

6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu kapsamında düzenlenen görev yerini değiştirme tedbiri, esasen personelin bulunduğu görevde kalmasının kendisi veya birliği açısından sakınca yarattığı durumlarda uygulanması gereken bir idari güvenlik işlemidir. Fakat bazı durumlarda bu tedbir, hakkını aramak ve dava açmak isteyen personele karşı doğrudan bir sürgün tehdidi ve cezalandırma aracı olarak kullanılabilmektedir. Amirler, hakkını arayan personeli yalnızca idarenin takdiri veya görülen lüzum üzerine gibi hiçbir maddi temeli olmayan, tamamen soyut gerekçelerle başka bir garnizona ya da kuruma atama yönünde idari işlem tesis edebilmektedir. Görev yerinin rızası dışında değiştirilmesi kaygısı, personeli mevcut yasal başvuru haklarını kullanmaktan alıkoyan en tehlikeli engellerden biridir. İdari işlemlerin asıl sebep unsurunun, salt personelin yargı yoluna gitmesini engellemek amacına dayanması, tesis edilen işlemin tümüyle hukuka aykırı ve keyfi olduğunu açıkça ispatlamaktadır.

Sürgün ve Mobbing Tehditlerine Karşı Hukuki Koruma

Hukuk devletinde hiçbir idari makamın yetkisi sınırsız veya yargısal denetimden uzak değildir. Amirlerin, hak arama özgürlüğünü kısıtlamak maksadıyla uyguladığı baskılar karşısında personelin başvurabileceği son derece önemli temel haklar bulunmaktadır:

  • Haksız ve soyut gerekçelerle tesis edilen görev yeri değiştirme (tayin) işlemlerinin, hukuka aykırılığı iddiasıyla idari yargıda ivedilikle iptali istenebilir.
  • Uygulanan sistemli mobbing ve haksız idari işlemler neticesinde personelin uğradığı tahribatın giderilmesi için maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
  • Telafisi güç zararlar doğuracak sürgün mahiyetindeki atama işlemlerinin, dava sonuçlanana kadar tedbiren durdurulması için yürütmenin durdurulması kararı idare mahkemelerinden talep edilebilir.

Hiyerarşik gücün personelin iradesi üzerinde bir baskı unsuruna dönüşmemesi ve hukuki adaletin hızlıca tecelli etmesi için tüm bu dava süreçlerinin yetkin bir askeri ceza ve idare hukuku avukatı ile profesyonelce yürütülmesi, kalıcı hak kayıplarının önüne geçilmesi bağlamında büyük bir hayati önem taşımaktadır.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: