Makale
İş yerinde çalışanların görev tanımları dışında çalıştırılması, angaryaya maruz bırakılması ve işten atılma ya da adaylık sürecinin uzatılması gibi tehditlerle baskı altına alınması, hukuki boyutu olan ciddi bir mobbing eylemidir. Bu durum, işçi haklarının ağır ihlali olup, çalışanların psikolojik bütünlüğünü ve iş güvencesini zedelemektedir.
Görev Dışı Çalıştırma, Angarya ve İş Akdi Tehdidi
İş hukukunun temel prensiplerinden biri, çalışanın yalnızca iş sözleşmesinde veya yasal mevzuatta belirlenen görev tanımı çerçevesinde çalıştırılmasıdır. Ancak uygulamada, özellikle dezavantajlı gruplara yönelik olarak görev dışı çalıştırma ve angarya uygulamalarının sıklıkla yaşandığı görülmektedir. Kamu kurumlarında dahi personelin kendi unvan ve kadrosuyla bağdaşmayan, diğer çalışanların yapmaktan imtina ettiği veya doğrudan başkalarına ait olan iş yükünü üstlenmek zorunda bırakılması, açık bir hukuka aykırılıktır. Çalışanların getir götür işleri veya ayak işleri olarak tabir edilen, kendi iş tanımı dışındaki görevleri yapmaya zorlanması, işveren veya amirlerin yönetim hakkını kötüye kullanması anlamına gelir. Bu tür uygulamalar, çalışanın yalnızca emeğinin sömürülmesiyle kalmaz, aynı zamanda iş yerinde değersizleştirilmesine ve itibarının zedelenmesine yol açar. Yasal mevzuata göre angarya yasaktır ve çalışanın rızası olmadan asli görevi dışındaki işlerde çalıştırılması, iş akdinin haklı nedenle feshine veya kamu personeli için idari şikayet mekanizmalarının işletilmesine zemin hazırlayan ciddi bir mobbing unsurudur.
Görev Tanımı Dışında Çalıştırma ve Angarya Yasağı
Çalışma hayatında amirlerin veya işveren vekillerinin talimat verme yetkisi, hukuki ve yasal sınırlarla çevrilidir. Bir çalışana kendi kadro ve unvanına uymayan görevlerin verilmesi, örneğin teknik bir personelin yetkinliği dışında alanlarda çalıştırılması veya bir memurun diğer personellerin asli işlerini yürütmek zorunda bırakılması hukuka aykırı talimat niteliğindedir. İş yerinde başkalarının yapmak istemediği ya da doğrudan başkalarının sorumluluğunda olan işlerin, itiraz hakkı tanınmaksızın tek bir personelin üzerine yıkılması, idarecilerin yönetim hakkının açık bir istismarıdır. Bu durum, çalışanın mesai saatleri içerisinde angaryaya maruz bırakılması sonucunu doğurur. Eşitlik ilkesine aykırı olarak, bazı çalışanların işten kaçınma hakkı varken diğerlerinin yapmak zorundasın baskısıyla başkasının iş yükünü üstlenmesi, sistematik bir psikolojik şiddet ve sömürü aracıdır. Bu tip eylemler, en temel anayasal haklardan biri olan angarya yasağının ihlali olarak değerlendirilir.
İşten Atılma ve Adaylık Uzatma Tehdidiyle Kurulan Baskı
İş yerinde psikolojik tacizin en belirgin ve yıkıcı yöntemlerinden biri, amirlerin veya işverenlerin çalışanlar üzerinde kurduğu iş akdinin feshi tehdidi veya kamu personeli için adaylık sürecinin uzatılması tehdididir. Özellikle güvencesiz hisseden veya işini kaybetme korkusu yaşayan çalışanlar, işten atılma baskısı ile haksız taleplere boyun eğmek zorunda bırakılmaktadır. Örneğin, yasal mesai saatleri dışında çalışmayı veya kendi görevi olmayan işleri yapmayı reddeden bir çalışanın, amiri tarafından tutanak tutmakla veya işine son vermekle tehdit edilmesi, hukuka aykırı bir cebir eylemidir. Aynı şekilde, memuriyet adaylık süreci devam eden bir çalışana, yasal haklarını savunduğu için adaylığının uzatılacağı yönünde şantaj yapılması, yetki gaspı ve mobbingin en ağır hallerinden biridir. Bu tür disiplin cezası ve işten çıkarma tehditleri, personelin iradesini sakatlamakta, psikolojik olarak tükenmesine yol açmakta ve işin gereği olan adil çalışma ortamını tamamen ortadan kaldırmaktadır.
Görev Dışı Çalıştırma ve Tehdit Durumunda Başvurulabilecek Hukuki Yollar
Amirlerin haksız ve yasal olmayan talimatlarına, angarya niteliğindeki görevlendirmelere ve iş güvencesine yönelik tehditlere karşı çalışanların hukuki koruma kalkanları mevcuttur. İş yerinde kendi işi olmayan işleri yapmaya zorlanan ve bu süreçte iş akdi feshiyle tehdit edilen personeller, bu sistematik baskıyı tutanak altına almalı ve gerekli yasal süreçleri başlatmalıdır. Hukuki zeminde bu eylemlere karşı atılabilecek temel adımlar şu şekilde özetlenebilir:
- Yazılı İtiraz Hakkı: Verilen görevlerin kadro ve unvan ile bağdaşmadığına dair amire yazılı olarak itirazda bulunulması.
- Mobbing Şikayeti: Kurum içi disiplin kurullarına veya yetkili mercilere idari mobbing şikayetlerinin yapılması.
- Hukuki Yollar: Koşulların oluşması halinde iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi veya manevi tazminat davalarının açılması.
Bu bağlamda çalışanlar, yaşadıkları her türlü haksız görevlendirme ve tutanak tehdidini delillendirerek, uzman bir hukuki destek ışığında hak arama sürecine girmelidir.