Anasayfa Makale Görev Dışı Çalıştırma ve Kadro Tehdidi...

Makale

İşyerinde yıldırma (mobbing) süreçlerinde sıkça karşılaşılan görev tanımı dışı çalıştırma ve kadro tehdidi, çalışanın mesleki istismarını hedef alan hukuka aykırı eylemlerdir. Özellikle akademide araştırma görevlilerine yönelik sekreterlik dayatması ve akademik izin taleplerinde kadroyla tehdit edilmesi açık bir mobbing ihlalidir.

Görev Dışı Çalıştırma ve Kadro Tehdidi Bağlamında Mobbing

İş hukuku bağlamında işçinin veya kamu görevlisinin iş sözleşmesinde veya yasal mevzuatta belirtilen görev tanımının dışındaki işlere zorlanması, işveren veya idare tarafından gerçekleştirilen çok ciddi bir hukuki ihlaldir. Özellikle üniversiteler gibi hiyerarşik yapıların belirgin olduğu kurumlarda, idare tarafından verilen işlerin yapılması konusunda kadro ile tehdit edilmesi ve çalışana psikolojik taciz (mobbing) uygulanması sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Akademik personelin uzmanlık alanı veya yasal statüsüyle bağdaşmayan, sekreterlik gibi memuriyet tanımları içerisinde yer alan idari işlere zorlanması, kişinin mesleki onurunu zedeleyen bir yıldırma politikasıdır. Hukuki perspektiften değerlendirildiğinde, bir çalışana kapasitesinin ve yapması gereken işin çok üzerinde bir iş yükü verilmesi ve kendi görev tanımının dışında işlerin dayatılması, mobbingin en tipik görünümlerinden birini oluşturmaktadır. İşverenin yönetim hakkı, çalışanı istismar edecek ve onu asıl mesleki faaliyetlerinden alıkoyacak şekilde keyfi olarak kullanılamaz.

Akademik Ortamlarda İdari İş Yükü ve Görev Tanımı İhlali

Yükseköğretim kurumlarında sıklıkla karşılaşılan mobbing türlerinden biri, özellikle kariyerinin başındaki genç akademisyenlere ve araştırma görevlilerine yönelik uygulanan görev dışı iş dayatmasıdır. İdareciler veya kıdemli akademisyenler tarafından, diğer hocaların yapması gereken işlerin veya doğrudan memurların sorumluluk alanına giren idari görevlerin ast konumundaki kişilere yüklenmesi, yasal dayanağı olmayan bir uygulamadır. Yapılan akademik ve hukuki araştırmalar, araştırma görevlilerinin asıl görevleri olmamasına rağmen sekreterlik ve benzeri işleri yapmaya zorlanarak istismar edildiklerini ortaya koymaktadır. Kişinin sırf boş durduğu veya hiyerarşik olarak alt konumda olduğu gerekçesiyle kendi görev tanımının tamamen dışındaki işlere maruz bırakılması, çalışanın mesleki gelişimine engel olmakta ve iş akdinin esaslı unsurlarını ihlal etmektedir. Bu tür uygulamalar, çalışanın asıl işine odaklanmasını engellediği gibi, aşırı iş yükü yaratarak kişiyi psikolojik olarak yıpratmayı ve kurumdan uzaklaştırmayı amaçlayan kasıtlı bir yıldırma stratejisidir.

Kadro Tehdidi ve Akademik İzinlerin Engellenmesi

İdarecilerin sahip oldukları yetkileri çalışanlar üzerinde bir tehdit unsuru olarak kullanması, hukuk sistemimizde yetki saptırması ve mobbing olarak değerlendirilmektedir. Özellikle akademide çalışan kişilerin bilimsel bir faaliyete veya akademik bir toplantıya katılmak amacıyla izin talep etmeleri en temel mesleki haklarındandır. Ancak bu tür meşru talepler karşısında idarenin, ileride kadro almak istendiğinde bu durumların karşılarına çıkacağına yönelik tehditkâr üslupları, açık bir psikolojik şiddet ve yıldırma eylemidir. İdarenin, personelin anayasal çalışma ve kendini geliştirme hakkını kadro güvencesi üzerinden şantaj malzemesi haline getirmesi, hukuka aykırı bir baskı mekanizmasıdır. Çalışanın gelecekteki istihdam güvencesinin, idarenin hukuka aykırı talimatlarına boyun eğme veya yasal haklarından feragat etme şartına bağlanması, mahkemeler nezdinde kesin bir mobbing göstergesi olarak kabul edilmektedir.

Görev Dışı Çalıştırmanın Mobbing Kapsamındaki Yansımaları

Hukuki düzlemde bir çalışana kapasitesini aşan düzeyde iş yükü yüklenmesi ve asıl işinin yaptırılmaması, çalışanın itibarsızlaştırılması ve ötekileştirilmesi amacını taşımaktadır. Aşağıda, görev dışı çalıştırma ve tehdit unsuru içeren eylemlerin mobbing bağlamındaki temel yansımaları listelenmiştir:

  • Çalışana, eğitimini aldığı ve atandığı kadronun çok altında, uzmanlık gerektirmeyen idari işlerin sürekli olarak yaptırılması.
  • Meşru akademik ve mesleki izin taleplerinin idarece reddedilmesi veya bu taleplerin gelecekteki kadro tahsisinde bir şantaj aracı olarak kullanılması.
  • Diğer çalışanlara veya amirlere ait şahsi işlerin, hiyerarşik baskı yoluyla bir çalışana yüklenerek onda tükenmişlik hissi yaratılması.
  • İşin niteliği ile bağdaşmayan emirler verilerek kişinin iş ortamında yalnızlaştırılması ve profesyonel kimliğinin zedelenmesi.
3 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: