Anasayfa Makale Eğitimde Psikolojik Şiddetin Nedenleri ve Failler

Makale

Eğitim kurumlarında karşılaşılan psikolojik şiddetin temel nedenleri, faillerin kişilik yapıları ve mağdurların özellikleri hukuki bir perspektifle incelenmektedir. Yöneticilerin şahsi zafiyetleri, sendikal ayrımcılık ve örgütsel eksikliklerin psikolojik taciz failleri üzerindeki etkileri detaylandırılmaktadır.

Eğitimde Psikolojik Şiddetin Nedenleri ve Failler

Eğitim kurumlarında sıklıkla karşılaştığımız hukuki uyuşmazlıkların başında, çalışma barışını zedeleyen psikolojik şiddet ve yıldırma eylemleri gelmektedir. Çalışma hayatının karmaşık yapısı içinde, özellikle okullarda öğretmenlere yönelik sistematik psikolojik taciz, yalnızca bir iletişim problemi değil, aynı zamanda idare ve iş hukukunun en temel inceleme alanlarından biridir. Uzman bir mobbing hukuku avukatı olarak değerlendirdiğimizde, bu eylemlerin temelinde yatan psikolojik ve sosyal nedenlerin ile eylemi gerçekleştiren faillerin doğru analiz edilmesi, hukuki süreçlerin temelini oluşturmaktadır. Psikolojik şiddetin ortaya çıkış nedenleri tek boyutlu olmayıp; failden kaynaklanan bireysel karakter özellikleri, hedef alınan öğretmenin kişisel ve mesleki nitelikleri, okul yönetiminin benimsediği örgütsel yapı ve toplumun getirdiği sosyo-kültürel dinamiklerin karmaşık bir birleşimiyle ortaya çıkmaktadır.

Failin (Mobber) Kişilik Özellikleri ve Motivasyonları

Hukuk pratiğimizde ve vekilliğini üstlendiğimiz psikolojik taciz dosyalarında, eylemi gerçekleştiren yöneticilerin veya meslektaşların (mobber) genellikle çok belirgin kişilik örüntülerine sahip oldukları tespit edilmektedir. Fail, çoğunlukla kendi mesleki ve kişisel eksikliklerini gizleme eğilimi içinde hareket etmekte ve bu yetersizliklerini astlarına yönelik sistematik baskı ve aşağılama yöntemleriyle telafi etmeye çabalamaktadır. Bulunduğu makamın kendisine verdiği yasal yetkileri hukuka aykırı şekilde bir silah olarak kullanan bu kişiler, belirgin narsistik kişilik özellikleri sergileyerek kendilerini ayrıcalıklı görmekte ve eleştiriye karşı tahammülsüzlük göstermektedirler. Ayrıca faillerin, okul içinde sahip oldukları otoriteyi kendi şahsi hırsları, çevrelerindeki kıskançlık krizleri ve salt bir güç gösterisi amacıyla kötüye kullandıkları görülmektedir. Bazı okul yöneticilerinin sahip oldukları makamı bir hizmet aracı değil, kendi egolarını tatmin edecek bir kontrol mekanizması olarak algılaması, kurum içindeki en büyük psikolojik şiddet tetikleyicilerinden birini oluşturmaktadır.

Mağdurun Hedef Seçilmesindeki Etkenler

İş ve idare hukuku kapsamında incelediğimiz dosyalardaki en dikkat çekici detaylardan biri, hedef seçilen kişilerin sanılanın aksine zayıf profilli çalışanlar olmamasıdır. Hukuki vakalar ve uzman incelemeleri göstermektedir ki, işinde yüksek performans sergileyen, dürüst, yetenekli ve etik değerlere bağlı öğretmenler, art niyetli idareciler tarafından doğrudan kendi otoritelerine yönelik bir tehdit olarak algılanmaktadır. Mağdurun öğrenciler ve veliler nezdindeki popülerliği, yaratıcı ve yenilikçi çalışma anlayışı, yetersiz yöneticilerde veya meslektaşlarda derin rekabet ve kıskançlık duygularını tetiklemekte, bu da kişiyi failin açık hedefi haline getirmektedir. Bununla birlikte, kurumdaki çoğunluktan farklı bir sosyal çevreye sahip olmak, okula yeni atanmış olmak veya salt cinsiyet ve yaş gibi demografik farklılıklar da failin önyargılı hareket etmesine neden olabilmektedir. Özellikle okul içinde adaletli olmaya gayret eden ve yasal haklarını aramaktan çekinmeyen eğitimciler, faillerin kurduğu hukuka aykırı mevcut düzeni bozdukları gerekçesiyle çok daha şiddetli bir dışlanma sürecine maruz bırakılmaktadır.

Örgütsel ve Yönetimsel Zafiyetlerin Etkisi

Eğitim kurumlarında psikolojik şiddetin zemin bulabilmesi yalnızca failin bireysel özelliklerine değil, doğrudan doğruya okul idaresinin zafiyetlerine ve örgütsel yapıdaki eksikliklere dayanmaktadır. Yönetici atama ve görevlendirmelerinde yasal mevzuatın öngördüğü liyakat ilkesinden uzaklaşılması ve otoriter, baskıcı liderlik profillerinin desteklenmesi, kurum içindeki çalışma barışını dinamitlemektedir. Okul içinde yetki ve sorumluluk alanlarının net olarak belirlenmemesi, ders programlarının dağıtımında yaşanan kasıtlı belirsizlikler ve yönetimin şahsi husumetlerle uyguladığı haksız iş yükü paylaşımları, öğretmeni kasıtlı olarak yıldırmaya yönelik eylemlerin temelini oluşturur. Bunun yanında, kurumda bir adalet sisteminin bulunmadığına dair inancın yaygınlaşması, sağlıklı iletişim kanallarının bilerek kapatılması ve okul liderinin adaletsiz ve ayrımcı uygulamalara açıkça göz yumması, şiddetin sistematikleşmesine neden olmaktadır. Olaylara doğrudan dahil olmasalar bile, sessiz kalarak mağdura destek vermeyen empati yoksunu izleyici meslektaşlar da failin cesaretlenmesine dolaylı yoldan katkı sunmaktadır.

Eğitim Kurumlarına Özgü Psikolojik Şiddet Nedenleri

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi veya özel okullar, yapıları gereği farklı dinamikler barındırmaktadır. Müvekkillerimizle yaptığımız görüşmelerden ve elde edilen istatistiki verilerden yola çıkarak, okullarda karşılaşılan psikolojik şiddet vakalarının temelindeki hususi nedenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Sosyal ilişkilerdeki uyuşmazlıklar ve kutuplaşmalar
  • Dünya görüşü ve siyasi ideoloji ayrılıkları
  • Sendikal aidiyet üzerinden yürütülen ayrımcı politikalar
  • Cinsiyet, yaş, kıdem ve medeni hal temelinde yapılan haksızlıklar
  • Mesleki başarının ve yüksek performansın kıskanılması
  • Kültürel baskılar ve branşlar arası yaratılan haksız rekabet

Eğitim camiasında yoğun olarak karşılaştığımız bu spesifik nedenler, yöneticilerin makam gücünü çalışanlar üzerinde bir şahsi hesaplaşma aracına dönüştürdüğünü kanıtlamaktadır. Özellikle sendikal farklılıkların ayrımcılık vesilesi yapılması, okul idaresinin kendi yakın çevresini veya yandaşlarını haksız yere ödüllendirerek açık bir adam kayırmacılık ve liyakatsizlik sergilemesi, çalışma barışını ortadan kaldıran en yıkıcı eylemlerdir. Yönetim kademesinin objektiflikten uzaklaşarak kendi kişisel inanç, değer ve beklentilerini öğretmen kadrosuna dayatmaya çalışması ise failin ortaya çıkışındaki en belirgin nedendir.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: