Anasayfa Makale Eğitimde Yönetsel Mobbing: Üst, Ast ve Veli...

Makale

Eğitim sektöründe yöneticilerin karşılaştığı mobbing vakaları; hiyerarşik yapıdaki üst yöneticiler, kurum içi astlar ve kurum dışı paydaşlar olan veliler tarafından gerçekleştirilen psikolojik şiddet ve sınır ihlallerini kapsamaktadır. Bu ihlaller çalışma barışını bozarak eğitim sisteminin işleyişine derin zararlar vermektedir.

Eğitimde Yönetsel Mobbing: Üst, Ast ve Veli Kaynaklı İhlaller

Eğitim kurumlarında yönetsel faaliyetlerin yürütülmesi sırasında idarecilerin karşılaştığı psikolojik taciz, en temel hukuki ihlallerden biridir. Mevzuatımızda açıkça koruma altına alınan kamu görevlisinin kişisel hakları, eğitim sektörü özelinde çok boyutlu saldırılara maruz kalabilmektedir. Yöneticilik görevini ifa eden idareciler, sadece hiyerarşik olarak kendilerinden üstte bulunan amirlerinin değil, aynı zamanda idaresi altındaki öğretmenlerin (astların) ve dış paydaş niteliğindeki öğrenci velilerinin de sistematik psikolojik baskılarına uğrayabilmektedir. Ortaya çıkan bu tablo, kamu hizmetinin kesintisiz ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sekteye uğratmakta, idarecilerin mesleki onurunu ve itibarını hedef almaktadır. Dolayısıyla eğitim örgütlerindeki mobbing vakalarını, yalnızca tek yönlü bir dikey şiddet olarak değil, yatay ve kurum dışı unsurları da barındıran kompleks bir hukuki sorun olarak ele almak gerekmektedir.

Üst Makamlardan Kaynaklanan Psikolojik Baskı ve İhlaller

Eğitim örgütlerinde en sık karşılaşılan yönetsel mobbing türlerinden biri, hiyerarşik üst amirlerin uyguladığı dikey psikolojik şiddettir. Yöneticiler, kendi amirleri konumunda olan üst makamlar ya da kurum içindeki daha yetkili kişiler tarafından çeşitli şekillerde üstü kapalı veya doğrudan mobbinge maruz bırakılabilmektedir. Görev tanımlarının dışında; mesai saatlerine, dinlenme aralıklarına ve hatta kişisel ibadet vakitlerine kadar uzanan haksız müdahaleler ve kısıtlamalar, bu ihlallerin başında gelmektedir. Yöneticinin kişiliğini hedef alan, onu diğer personelin gözünde itibarsızlaştırmaya çalışan ve çalışma ortamını çekilmez kılan bu otorite kötüye kullanımı, açıkça hukuka aykırı bir fiildir. Bu süreçte idarecilerin maruz kaldığı duygusal ve zihinsel yorgunluk, çalışma verimlerini doğrudan düşürmektedir. Üst amirlerin, sahip oldukları gözetim ve denetim yetkisini sınırları aşarak kullanması ve bunu doğrudan bir yıldırma politikasına dönüştürmesi, kamu işleyişini bozan ciddi bir hukuki ihlal niteliği taşımaktadır.

Astlar (Öğretmenler) Tarafından Yöneticilere Uygulanan Mobbing

Genel algının aksine, psikolojik taciz yalnızca üstten asta doğru değil, zaman zaman astlardan üste doğru da gerçekleşebilmektedir. Eğitim kurumlarında idarecilere yönelik ast kaynaklı psikolojik taciz eylemleri, genellikle personelin yöneticinin otoritesini sarsma çabası olarak ortaya çıkar. İdarecinin verdiği yasal görevleri yerine getirmemekte direnme, yöneticiyi mesleki anlamda yetersiz hissettirme çabası, kurum içi dedikodu mekanizmalarıyla itibarsızlaştırma ve hatta görev hatırlatmaları karşısında fiziksel veya sözlü şiddete varan tepkiler gösterme, bu kapsamda değerlendirilir. Yöneticinin yasal mevzuattan doğan yönetsel haklarını kullanması, zaman zaman personelin haksız direnişleriyle karşılaşmakta, yöneticinin üzerine yürünmesi gibi ağır disiplin suçları dahi işlenebilmektedir. Kanunlar çerçevesinde kurumun düzenini sağlamakla mükellef olan yönetici, astlarının sistematik itaatsizliği ve psikolojik baskısı altında bırakılarak kamu görevini gereği gibi ifa edemez hale getirilmek istenmektedir.

Kurum Dışı Paydaşlar: Veli Kaynaklı Sınır İhlalleri ve Şiddet

Eğitim sektöründeki yönetsel mobbingin en dikkat çekici ve farklı boyutlarından birini, kamu hiyerarşisi dışında yer alan velilerin idarecilere uyguladığı sözlü şiddet ve baskılar oluşturmaktadır. İdareciler; öğrenci sorunları, disiplin uygulamaları veya okuldaki basit yanlış anlaşılmalar neticesinde veliler tarafından doğrudan hedef alınarak haksız ithamlara, hakaretlere ve sözlü tacize maruz kalabilmektedir. Veli kaynaklı bu saldırılar, yöneticinin kişilik haklarına doğrudan bir saldırı teşkil ettiği gibi, aynı zamanda kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmiş bir fiil mahiyetindedir. Kamu görevlileri, bu tarz dış kaynaklı ihlaller karşısında okul iklimini ve kurum itibarını korumak amacıyla çaba sarf etse de, devamlılık arz eden veli baskıları yöneticiler üzerinde ağır bir psikolojik çöküntü ve stres yaratmaktadır. Veli kaynaklı ihlaller, idareciyi kendi kurumunda güvensiz ve tedirgin hissettiren, hukuken titizlikle himaye edilmesi gereken önemli bir sınır ihlali türüdür.

Eğitim Kurumlarında İhlal Türlerinin Sınıflandırılması

Eğitim yönetiminde yöneticilerin hedef olduğu mobbing ve sınır ihlalleri, hukuki değerlendirme açısından faillerin konumlarına göre belirli kategorilere ayrılmaktadır. Bu sınıflandırma, ihlalin niteliğinin tespit edilmesi ve ortaya çıkan zararın netleştirilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Söz konusu ihlallerin temel yansımaları şu şekilde örneklendirilebilir:

  • Üst makamların yetki aşımı, resmi işleyişi kişisel inisiyatiflerle engellemesi ve personeli meslektaşları önünde gereksiz yere itibarsızlaştırması.
  • Astların yasal görevleri reddetmesi, dedikodu ve söylenti ağları ile idarecinin itibarını zedelemeye yönelik kasıtlı eylemleri.
  • Öğrenci velilerinin sözlü şiddeti, tehditkâr tutumları ve kamu görevlisinin işleyişine hukuk dışı müdahalelerde bulunması.

Bu eylemlerin her biri, yöneticinin kamu hizmetini tarafsız ve etkin sunmasını engelleyerek idareciler üzerinde onarılmaz tahribatlar yaratmakta ve hukuki bir müdahale gereksinimi doğurmaktadır.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: