Anasayfa Makale Çocuğun Sağlık Verileri: Rıza, E-Nabız ve...

Makale

Çocukların kişisel sağlık verilerinin korunması, rıza aranmaksızın veri işleme halleri, yasal temsilcilerin e-Nabız sistemi üzerinden bu verilere erişim sınırları ve sosyal medyada çocuk verilerinin paylaşılmasını ifade eden sharenting kavramı, KVKK ile hukuki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesi gereken önemli hukuki meselelerdir.

Çocuğun Sağlık Verileri: Rıza, E-Nabız ve Sharenting

Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte, insan hayatının en savunmasız dönemini oluşturan çocukluk çağında kişisel sağlık verilerinin işlenmesi ve korunması büyük bir hukuki hassasiyet gerektirmektedir. Özellikle 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında genel hükümlerle korunan çocuk verileri, doğrudan sağlık hizmetlerinin sunumu veya aile içi ilişkiler bağlamında sıklıkla işlenmektedir. Hukuk sistemimizde kural olarak özel nitelikli kişisel veri sayılan sağlık verilerinin işlenmesi açık rızaya tabi olsa da, yasa koyucu belirli kamu menfaatleri ve sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesi adına açık rıza aranmaksızın veri işleme hallerini de düzenlemiştir. Bununla birlikte, ebeveynlerin çocuklarına ait sağlık kayıtlarına dijital ortamda ulaşmasını sağlayan e-Nabız sistemi ve çocukların her türlü görüntüsünün veya bilgisinin sosyal medyada ebeveynler tarafından paylaşılmasını ifade eden sharenting olgusu, çocuğun üstün yararı ile ebeveyn hakları arasındaki hassas dengeyi gündeme getirmektedir. Bir hukuki perspektifle, bu verilerin ebeveynlerce sınırsızca kullanılmasının mümkün olmadığı ve mutlaka mevzuatın belirlediği sınırlar içinde kalınması gerektiği unutulmamalıdır.

Sağlık Verilerinin Rıza Aranmaksızın İşlenmesi

KVKK madde 6/3 uyarınca, kural olarak açık rızaya tabi olan özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi, sağlık verileri açısından istisnai bir duruma tabi tutulmuştur. Buna göre, kişisel sağlık verileri ancak ve ancak kanunda açıkça belirtilen amaçlar doğrultusunda ve sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilmektedir. Bu durum, çocukların sağlık verilerinin özellikle acil müdahale gerektiren hallerde, sağlık profesyonelleri tarafından herhangi bir gecikme yaşanmaksızın işlenmesine hukuki dayanak sağlar. Söz konusu işleme faaliyetinin amacı ve bu verileri işleyecek olan yetkili kişiler kanunla sınırlandırılarak, çocukların yetişkinlere oranla daha savunmasız olmasından kaynaklanan risklerin en aza indirilmesi hedeflenmiştir.

Mevzuatımız kapsamında kişisel sağlık verilerinin rıza olmaksızın işlenebileceği amaçlar şunlardır:

  • Kamu sağlığının korunması ve salgın hastalıklarla mücadele edilmesi,
  • Toplumun yaşam kalitesinin artırılmasını hedefleyen koruyucu hekimlik faaliyetleri,
  • Hastalıkların tespiti ve iyileştirilmesini kapsayan tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi,
  • Sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi süreçlerinin organizasyonu.

E-Nabız Sistemi Üzerinden Çocuğun Verilerine Erişim

Çocuğun dijital sağlık kayıtlarını barındıran e-Nabız sistemi, velayet hakkına sahip ebeveynler ile çocuk arasındaki hukuki ilişkinin dijital yansımalarından biridir. Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik uyarınca ebeveynler, kural olarak çocuklarına ait sağlık kayıtlarına e-Nabız üzerinden herhangi bir onaya gereksinim duymaksızın erişim hakkına sahiptir. Ancak bu hak mutlak ve sınırsız bir hak niteliği taşımamaktadır. Yönetmelik, ayırt etme gücüne sahip çocukların kendi sağlık geçmişlerine ebeveynlerinin erişimini e-Nabız sistemi üzerinden izne tabi tutabilmesine olanak tanımıştır. Bu yenilikçi hukuki düzenleme, çocuğun kendi kişisel verileri üzerinde söz sahibi olabilme ve geleceğini belirleme hakkını korumayı amaçlamaktadır.

Velayet ilişkisinde yaşanan hukuksal değişimler, özellikle ana babanın boşanması durumu, e-Nabız erişim yetkileri üzerinde de doğrudan yasal sonuçlar doğurmaktadır. İlgili yönetmelik hükümleri uyarınca ana babanın boşanması hâlinde, velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn, çocuğun ve velisinin yararı gözetilmek suretiyle ancak Sağlık Bakanlığı Genel Müdürlüğünce tespit edilen katı sınırlar dâhilinde çocuğa yönelik sağlık verilerine erişebilmektedir. Dolayısıyla, çocuğun üstün yararının tehlikeye düşmemesi ve veri güvenliğinin zedelenmemesi adına velayet hakkı bulunmayan tarafın bilgi edinme hakkı sınırlandırılmıştır. Kişisel verilerin korunması mevzuatı uyarınca, velayet kendisinde olmayan ebeveynin dijital sağlık kayıtlarına sorgusuz sualsiz erişimi mümkün görülmemiş, bu durum çocuk hakları ve mahremiyet perspektifiyle dengelenmiştir.

Ebeveynlerin Sosyal Medya Kullanımı: Sharenting Sorunu

İngilizce "share" (paylaşmak) ve "parenting" (ebeveynlik) sözcüklerinin birleşiminden doğan sharenting kavramı, velayet hakkına sahip ana babanın, çocuklarının her türlü durumunu, fotoğrafını veya sağlık verisini sosyal medya aracılığıyla sürekli olarak kamuya açık şekilde paylaşmasını ifade etmektedir. Hukuki bir yaklaşımla değerlendirildiğinde, ebeveynlerin bu eylemi, çocuğun üstün yararına ve özel hayatın gizliliğine müdahale teşkil edebilmektedir. Her ne kadar ebeveynler velayet hakkına dayanarak hareket ettiklerini düşünseler de, velayet hakkı sınırsız bir veri işleme ve paylaşma yetkisi bahşetmez. Özellikle çocuğun rızası olmaksızın, salt ebeveyn kararıyla gerçekleştirilen ve çocuğun kişisel sağlık verilerini ifşa eden bu paylaşımların, hukuka uygunluk şartlarını taşımadığı ve ileride çocuğun kişilik haklarını zedeleyebileceği unutulmamalıdır.

Sharenting kapsamında değerlendirilen bazı özel paylaşımlarda ise çocuğun üstün nitelikli menfaati gündeme gelmekte ve hukuki nitelendirme değişebilmektedir. Örneğin, SMA hastalığı gibi ağır sağlık sorunlarıyla mücadele eden çocukların tedavisi için yardım toplama maksadıyla ebeveynleri tarafından sosyal medyada gerçekleştirilen sağlık verisi paylaşımları, çocuğun yaşam ve tedavi hakkının sağlanması adına üstün bir özel yarar taşıdığından hukuka uygun kabul edilebilmektedir. Ancak bu tür bir üstün yararın bulunduğu istisnai hallerde dahi, veri sorumlusu konumuna geçen ebeveynlerin, çocuklarının kişisel sağlık verilerini ve fotoğraflarını ölçülülük, sınırlılık ve amaca bağlılık ilkeleri çerçevesinde, yalnızca tedavi amacına hizmet edecek kadar işlemeleri hukuki bir zorunluluktur.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: