Makale
İşverenlerin bilişim teknolojileriyle işçileri gözetlemesi, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli sebeple feshine yol açabilmektedir. Gözetimin kural dışı yapılması halinde ise işçinin fesih, tazminat ve şikayet hakları doğmakta; işveren ağır idari para cezaları ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabilmektedir.
Bilişimle Gözetimin İş Akdine Etkisi ve Yaptırımları
Günümüz çalışma hayatında işverenler, çalışanların performansını ölçmek ve şirket güvenliğini sağlamak amacıyla bilişim teknolojileri ile gözetim araçlarına sıklıkla başvurmaktadır. Ancak bu mekanizmaların kullanım şekilleri ve elde edilen verilerin iş ilişkisine yansıması, iş sözleşmesinin feshi üzerinde doğrudan ve çok yönlü sonuçlar doğurmaktadır. Bir işçinin mesai saatleri içinde sanal kaytarma yapması veya tahsis edilen iş araçlarını amacı dışında kullanması, işveren açısından geçerli veya haklı fesih için meşru bir zemin oluşturabilir. Diğer taraftan, işverenin yürüttüğü gözetim faaliyetinin işçinin kişisel verilerini ve mahremiyetini ihlal edecek boyutlara ulaşması, işçiye iş akdini tek taraflı sonlandırma ve yasal yollara başvurma yetkisi verir. Dolayısıyla, işyerinde kurulan dijital denetim sistemleri sadece bir yönetim yetkisi değil; ihlali halinde ciddi hukuki, idari ve cezai yaptırımlar doğuran oldukça hassas bir süreçtir.
Bilişimle Gözetimin Fesih Sebebi Oluşturması
İşveren tarafından bilişim sistemleri üzerinden gerçekleştirilen dijital gözetimler, iş sözleşmesinin sona erdirilmesi aşamasında belirleyici bir unsur olmaktadır. İşçinin mesai saatleri içerisinde internette özel amaçla vakit geçirmesi ve bu durumun iş verimliliğini düşürmesi, işveren açısından geçerli sebeple fesih nedeni sayılır. Bu durumda işverenin ihtar ve savunma alma süreçlerini işletmesi gerekir. Ancak işçinin internet üzerinden şirket aleyhine hakaret içerikli yazışmalar yapması, kurum sırlarını ifşa etmesi veya şirket bilgisayarlarına zarar veren virüslü yazılımlar yüklemesi haklı sebeple derhal fesih hakkı doğurur. Bu gibi ağır ihlallerde taraflar arasındaki güven ilişkisi tamamen çöktüğünden, işveren tazminatsız olarak iş akdini doğrudan sonlandırabilmektedir.
Hukuka Aykırı Gözetimde İşçinin Fesih ve Tazminat Hakkı
İşverenin yönetim ve denetim hakkını kötüye kullanarak işçinin mahremiyetine saldırması halinde, bu durum işçi için haklı nedenle fesih hakkı meydana getirir. Örneğin, işverenin işçiye ait şahsi yazışmaları gizlice okuması veya dinlenme odaları gibi özel alanlara kamera yerleştirmesi, işçinin sözleşmeyi derhal feshederek kıdem tazminatı talep etmesine olanak tanır. İşçiler ayrıca, zedelenen hakları nedeniyle Türk Medeni Kanunu uyarınca saldırının önlenmesi, durdurulması veya tespiti davalarını açabilmektedir. Bunlara ek olarak, kural dışı yürütülen bu gözetim faaliyetleri işçide maddi veya manevi bir zarara yol açmışsa, işçi Türk Borçlar Kanunu kapsamında maddi ve manevi tazminat davası açarak zararının işverenden tahsilini talep etme hakkına sahiptir.
İdari ve Cezai Yaptırımlar
Bilişim teknolojileri ile gözetim faaliyetlerinde yetki sınırlarının aşılması, işverenleri sadece hukuk davalarıyla değil, aynı zamanda ciddi idari ve cezai yaptırımlar ile de karşı karşıya bırakmaktadır. Gözetim ihlalleri durumunda başvurulabilecek yaptırım yolları şu şekildedir:
- İşçi, ihlali doğrudan KVKK Kuruluna şikayet edebilir. Kurul, ihlal tespit ettiğinde işveren hakkında milyonlarca lirayı bulan çok yüksek idari para cezalarına hükmedebilmektedir.
- Soyunma odası gibi mahrem alanlara gizli kamera yerleştirilmesi veya kişisel şifreli alanlara girilmesi Türk Ceza Kanunu kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur ve hapis cezasını gerektirir.
- İşçinin diğer çalışma arkadaşlarıyla yaptığı kapalı grup mesajlaşmalarının veya özel e-postalarının gizlice kaydedilmesi haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında cezalandırılır.
- İşçinin konum bilgisi gibi verilerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi ve üçüncü kişilere yayılması doğrudan ağır hapis cezası yaptırımlarına tabidir.