Anasayfa/ Makale/ Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık ve Benzer Suçlardan Farkları

Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık ve Benzer Suçlardan Farkları

Bilişim sistemlerinin araç kılınmasıyla işlenen dolandırıcılık suçunun teşebbüs, iştirak ve içtima gibi özel görünüş biçimleri ile hırsızlık, kişisel verilerin ele geçirilmesi ve banka kartlarının kötüye kullanılması gibi benzer suç tiplerinden hukuki farklarını, emsal yargıtay kararları ve bilişim hukuku perspektifiyle inceliyoruz.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Türk Ceza Kanunu madde 158/1-f kapsamında düzenlenen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, ceza hukukunun dogmatik yapısı içerisinde incelenmesi gereken çok boyutlu bir nitelik taşımaktadır. Suçun icra aşamaları göz önüne alındığında; failin eyleminin hangi noktada teşebbüs aşamasında kalmış dolandırıcılık suçu olarak değerlendirileceği veya suç yolunda iştirak ve içtima hükümlerinin nasıl uygulanacağı titizlikle belirlenmelidir. Ayrıca, siber dünyada gerçekleştirilen her haksız menfaat temini dolandırıcılık teşkil etmez. Nitekim Yargıtay uygulamalarında da sıkça vurgulandığı üzere; bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması veya kişisel verilerin hukuka aykırı elde edilmesi suçları ile dolandırıcılık arasında çok ince hukuki sınırlar bulunmaktadır. Bilişim hukuku alanında uzmanlık gerektiren bu sınırlar, mağdurun iradesinin durumu ve eylemin bilişim sistemine mi yoksa doğrudan insana mı yöneltildiği kriterleriyle çizilmektedir.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs ve Suça İştirak Halleri

Neticeli bir suç olan nitelikli dolandırıcılık eyleminde, failin hileli davranışlarına rağmen mağdurun aldanmaması veya aldanmasına rağmen failin iradesi dışındaki engel bir nedenden ötürü haksız yarar elde edememesi durumlarında suç teşebbüs aşamasında kalır. Failin e-posta ile mağdura ulaşıp banka şifrelerini istemesi, mağdurun şüphelenerek parayı göndermemesi halinde suça teşebbüs hükümleri çerçevesinde ceza indirimi uygulanır. Ancak hilenin son derece basit ve objektif olarak kimseyi aldatamayacak nitelikte olması durumunda işlenemez suç kuralları devreye girer. Diğer taraftan, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde iştirak hükümleri gereğince ceza yarı oranında artırılırken, eylemin bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilmesi halinde ceza bir kat artırılır. Müşterek faillik, azmettirme veya yardım etme gibi iştirak türlerinin bilişim dolandırıcılığında tespiti hukuki bir zorunluluktur.

Suçların İçtimaı ve Zincirleme Suç Hükümleri

Failin aynı mağdura karşı farklı zamanlarda ve aynı suç işleme kararı altında bilişim sistemlerini kullanarak birden fazla kez dolandırıcılık eylemini gerçekleştirmesi durumunda zincirleme suç hükümleri uygulanır ve fail tek bir cezaya çarptırılır, ancak bu ceza belirli oranlarda artırılır. Ayrıca, failin eylemi sırasında birden fazla farklı suçu işlemesi halinde gerçek içtima kuralları devreye girebilir. Örneğin, dolandırıcılık amacıyla yasak cihaz veya programların imal veya ticaretinin yapılması, ayrı ve bağımsız bir bilişim suçu olduğundan, fail hem bu eyleminden hem de işlediği nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı cezalandırılır. Hileli davranışın hedef kitlesinin belirsiz olduğu durumlarda, tek bir ilanla birden fazla kişinin aldatılması aynı neviden fikri içtima kurallarının uygulanmasını gerektirmekte olup yargı pratiğinde bu husus kritik bir öneme sahiptir.

Bilişim Dolandırıcılığının Benzer Suçlardan Farkları

Bilişim Yoluyla Hırsızlık Suçu İle Ayrımı

Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri, eylemin bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık mı yoksa dolandırıcılık mı olduğudur. Bu iki suç arasındaki temel ve belirleyici fark, mağdurun iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı ve teslim iradesinin bulunup bulunmadığıdır. Bilişim hırsızlığında, fail mağdurun bilgisayarına veya banka hesabına yetkisiz erişim sağlayarak, mağdurun rızası ve bilgisi olmaksızın hesapta bulunan parayı kendi hesabına aktarır. Burada mağdura yöneltilmiş bir hile veya aldatma eylemi yoktur. Buna karşın bilişim dolandırıcılığında, failin bilişim araçlarını kullanarak kurguladığı hileli senaryo sonucunda mağdur kendi iradesiyle, ancak aldatılmış bir şekilde malvarlığı üzerinde fail lehine tasarrufta bulunur. İrade sakatlığı olmaksızın gerçekleşen her türlü fon transferi Yargıtay tarafından hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmektedir.

Banka Kartlarının Kötüye Kullanılması ve Phishing

Literatürde oltalama (phishing) olarak bilinen ve sahte e-postalar veya banka siteleri aracılığıyla mağdurun kredi kartı ya da şifre bilgilerinin ele geçirilmesi eylemi, doğrudan dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Zira mağdur, şifrelerini verirken malvarlığında bir azalma meydana geldiğinin bilincinde olmadığı gibi, paranın faile transferi hususunda bir tasarruf işlemi yapmaz. Bu senaryoda fail, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu işlemiş olur; elde ettiği bu şifrelerle hesaptan para çektiğinde ise banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması veya şartlarına göre bilişim hırsızlığı suçları gündeme gelir. Kart bilgilerinin kopyalanması, ATM'ye sıkıştırılması gibi mağdurun rıza ve tasarrufu dışında gerçekleşen işlemler nitelikli dolandırıcılık olarak vasıflandırılamaz ve bu suç tipleri birbirinden tamamen ayrılır.

Suç Tipi İrade ve Rıza Durumu Suçun İşleniş Biçimi (Hareket)
Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık Mağdurun hile sonucu sakatlanmış iradesi ve rızası vardır. Bilişim araçlarıyla mağdur aldatılır, mağdur kendi eliyle malvarlığını devreder.
Bilişim Yoluyla Hırsızlık Mağdurun rızası, bilgisi veya teslim iradesi yoktur. Bilişim sistemine yetkisiz erişilerek mağdurun haberi olmadan değer aktarılır.
Kartların Kötüye Kullanılması Mağdurun kartının kullanımına ilişkin rızası kesinlikle yoktur. Kart veya kart bilgileri rıza dışı ele geçirilir ve haksız menfaat sağlanır.
Hesabımdan gizlice para çekilmiş, bu dolandırıcılık mıdır? expand_more
Hesabınızdan bilginiz ve rızanız olmaksızın para aktarılması hukuken dolandırıcılık değil, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturur. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin hileli bir kurgu ile sizi aldatması ve parayı aldatılmış bir şekilde kendi ellerinizle devretmeniz gerekmektedir. İradeniz sakatlanmadan, doğrudan bilişim sistemine yetkisiz erişilerek yapılan her türlü fon transferi Yargıtay tarafından hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmektedir.
İnternetten şifremi istediler ama şüphelenip vermedim, şikayet edebilir miyim? expand_more
Evet, şikayet hakkınız bulunmaktadır. Failin hileli davranışlarına rağmen aldanmamanız veya failin iradesi dışındaki bir nedenden ötürü haksız yarar elde edememesi durumunda eylem suça teşebbüs aşamasında kalmış kabul edilir. E-posta ile şifre istenmesi ve sizin parayı göndermemeniz gibi durumlarda faile suça teşebbüs hükümleri çerçevesinde indirimli ceza uygulanmaktadır. Ancak hilenin çok basit ve kimseyi aldatamayacak nitelikte olması durumunda işlenemez suç kuralları da devreye girebilmektedir.
Sahte banka sitesine şifremi girdim, maaşımı çekmişler. Hangi suça girer? expand_more
Uygulamada oltalama (phishing) olarak bilinen sahte siteler aracılığıyla şifre bilgilerinizin ele geçirilmesi işlemi doğrudan dolandırıcılık suçunu teşkil etmez. Fail, bu eylemiyle öncelikle kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu işlemiş olmaktadır. Elde edilen bu şifrelerle hesaptan para çekilmesi eylemi ise, sizin tasarrufunuz ve rızanız dışında gerçekleştiğinden, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması yahut şartlarına göre bilişim yoluyla hırsızlık suçlarını oluşturur.
Aynı internet dolandırıcısı beni farklı günlerde defalarca kandırdı. Cezası artar mı? expand_more
Aynı failin, aynı suç işleme kararı altında bilişim sistemlerini kullanarak sizi farklı zamanlarda birden fazla kez dolandırması halinde hukuken zincirleme suç hükümleri uygulanır. Bu durumda fail, gerçekleştirdiği her bir eylemden ötürü ayrı ayrı cezalandırılmaz, tek bir cezaya çarptırılır. Ancak failin alacağı bu tek ceza, zincirleme suç kuralları gereğince belirli oranlarda artırılarak infaz edilir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir